Trafik ve Kültür III
Dr. Nezih Okur >

Trafik ve Kültür III

Trafik sorunu bir buzdağı gibi. 

Altında  kütürle ilgili koca bir kütle var. Trafik bu buzdağının görünen ucu.  

Önceki yazılarda kültür /trafik  ilişkisini irdelerken sorunları şöyle sıralamıştım:

Bir:  İyi bir şehir ve yol planı.

İki: Kaliteli yollar.

Üç: Bilinçli yöneticiler, bilinçli halk ve bilinçli sorumlular.

Şimdi  en önemli  maddeye geliyoruz:

Dört: Bilgili, saygılı sürücüler.

Bir dosya kağıdına kırmızı bir sekizgen çizdim. Çevremdeki 10 kişiye “Bu ne işareti?” diye sordum.

Sadece bir kişi, ehliyeti bile olmayan stajyer bir hemşire, doğru cevabı verdi.

9 kişi tereddüt etti. “Bu işareti görünce ne yapılır?” sorusuna sıra gelmedi.

Ambulans soförleri hoş bir espriyle “ Hocam, biz her kavşaktan siren çalıp geçtiğimiz için böyle işaretlere pek aldırmıyoruz” dediler.

Taksi şoförlerinden biri de neredeyse benimle kavga edecekti: “Bizim geçim sıkıntımız var, sen neyle uğraşıyorsun” diye oldukça sert tepki gösterdi.

Evet. “Dur” işareti ile ilgili anket böyle sonuçlandı.

ABD de “Dur” işareti “dur!” demektir. Durmayanın akıl sağlığından şüphe edilir.

ABD de “Dur” işaretinin önünde, yolda, kalın bir beyaz şerit çizilidir. Arabalar nerede duracağını bilirler. O noktada duran sürücü geçen trafiği rahatça görür.

Bizden bir örnek: Malkara yönünden gelip 100.Yıl mahallesine sapan köşede, kavşaktan 3 metre önce, bir dur işareti var. İşaretin tam önünde dursanız soldan gelen araçları göremiyorsunuz. İşareti geçip durmak gerekiyor. O zaman da işaret anlamını yitiriyor. Kimse o işareti takmıyor.

“Dur” la ilgili başka bir anı: Bir gün arabada Avusturya’lı 4 müzisyenle Efes antik kentine gidiyorduk. “Dur” yazısını görünce Almanca müzik terimi, major, gibi algıladılar. Efes’e gidene kadar dur/moll, major/minor, diye şakalaştılar.

Aslında soförleri pek suçlayamıyorum. Doğru yerleştirilmemiş işaretler, plansız sokaklar onları bu yola itiyor. Bir kere bir trafik kuralına uymayıp  “günah” işleyince, sonraki “günahlar” daha kolay işlenir hale geliyor.

Geçen hafta bir yerel gazetede “Dışarda Olsa Yapamaz” başlıklı bir haber yayınlandı. Resimden gördüğüm kadarıyla, Fransa plakalı bir araç, ana yola çıkmak için ters yöne girmiş. Vatandaşlar da bu olaya tepki göstermişler. Sevsinler sizin tepkinizi. Eminim, tepki gösterenlerin % 99 u aynı şeyi yapardı.

O vatandaş Fransa’da ters yöne giremez. Ama zaten girmesi de gerekmez. Çünkü muhakkak ana yola çıkmak için mantıklı bir dönüş güzergahı planlanmıştır.

Bunu birkaç kere yazdım.

Yolları tek yön yapmakla iş bitmiyor. Ulaşımı bir bütün olarak akıllı, mantıklı bir şekilde planlamak gerekiyor.    

Ne yapalım, gene 350 kelimeyi geçtik.

Devamı gelecek yazılarda.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ