Büyük Türkiye mi, büyük İsrail mi ?

Büyük Türkiye mi, büyük İsrail mi ?

TÜRK OLMAK ZOR. AMA DAHA DA ZORU, TÜRK'E DÜŞMAN OLMAK, O ÇOK DAHA ZOR!

Adı ve amacı belli olan kavganın tam ortasındayız. Ancak kavganın adını bilmediğimiz gibi bu kavgaya neden tutuştuğumuzu dahi bilmiyoruz. Türkiye El Bab'da neden var, Türkiye Suriye'de neden ve kimlerle savaşıyor, Türk halkı referandumda neden oy kullanacak, Ortadoğu ve aslında Akdaniz'de neler oluyor? Bunlar gibi bir kaç sorunun cevaplarını bulabilmemiz gerekli.

Olayları ve gelişmeleri birey olarak, kendi bakış açımızla değerlendirip, analiz etmek zorundayız. Klasik ve modası geçen, körü körüne siyaset geleneği sayesinde gerçekleri görebilmemizin imkanı yok. Bu imkansızlığa  kendi kendimizi yine o dededen kalma köhnemiş statükonun esiri salt siyasi inada mahkum etmenin gereği olmadığı gibi ülkenin geleceğine yönelik faydası da yok.

Emperyalist, üst akıl dediğimiz tepedeki yapının  kendi yüz yıllık gelecek çıkarları doğrultusundaki kurduğu tezgahın figuranı olmaktansa, Türkiye olarak çok daha büyük idealleri ortaya koymanın zmanıdır! Yüz yıl önce bizim olanın üzerinden kendi yeni yüz yıllık çıkarlarının planı için yine kendi aralarındaki kavgada bu sefer biz kendi yüz yıllık çıkarlarımız için varız. Bizim olanın üzerine plan kurulmasına göz yumayan Türkiye herkesi rahatsız ediyor.

Şaşırdılar, afalladılar, neye uğradıklarını anlayamadılar. Boyun eğen, sesini çıkartamayan, önüne ne konulursa kabul eden Türkiye yok! Ne oluyoruz, Bu Türklere neler oluyor? Emperyalistler şaşkın!

En başında belirttiğim gibi; Kavganın adı belli, nedeni de belli. BÜYÜK TÜRKİYE Mİ YOKSA BÜYÜK İSRAİL Mİ? Büyük olmakta önemli değil. Güçlü olabilmek en önemlisi. O zaman bu Türkler yüz hatta yüz elli daha da ötesi iki yüz yıldır sahip olmadıkları bu gücü nereden elde ettiler? Şaşaladıkları nokta burası...

... bu şaşkınlıktır ki topunu bir araya getirip düşündüren temel soru bu. Tanzimattan bu yana Türkler ilk kez bu denli sert, ilk kez bu derece kararlılar. Sürekli düelloya davet edilen ama sürekli eline boş silah tutuşturulan Türkiye yok karşılarında. Bunu fark etmeleri zamanlarını aldı ancak sonunda farkına varabildikleri gerçekle yüzleşmek zorunda kaldılar.

Akdeniz kaynarken, Ortadoğu'nun ortasında onların alevlendirdikleri yangın varken Türkiye bu duruma sessiz kalmıyor! Masada oturanların ayaklarının arasında emekleyen Türkiye görmeye alışık olduklarından dolayı şaşkınlar. Kurulan masada Türkiyeyi oturmuş, onları beklerken hatta karşılarken bulduklarında ağızları bir karış açık kalması ve biri birleri arasındaki hırlaşmaları bir yana bırakarak, kendi aralarında acil toplantılarının nedeni de bu.

Ortadoğu'da ateşi körüklüyorlar. Onun bir diğerinin bir kaç örgütü var. Her tür desteği verdikleri örgütler eliyle bataklığı sinekten geçilmez hale getiriyorlar. Türkiye orada inanılmaz bir irade ortaya koymakta. Ne onun, ne bunun örgütü demeden; TÜRK ASKERİ DALIYOR BU ÖRGÜTLERİN ORTASINA. NE ÖRGÜT TANIYOR NE DE ÖRGÜTÜN AĞA BABALARINI TINLAMADAN BATAKLIĞIN  ÖNÜNE SET ÇEKMEKTE GECİKMİYOR. KAVGAYA BODOSLAMA DALIVERİYOR. İşte bu dahi muazzam ve onlar için inanlılması güç bir irade ortaya koymak anlamına gelmekte.

Dışarsı bu haldeyken ya içerde neler oluyor? Kıbleleri dolar olanlara verilen görev ne? Ortaya bu denli bir iradeyi Tanzimattan bu yana ilk defa koyan Türkiye karşısında emperyalistlerin içerideki maşalarına biçtiği rol ne? Dışarsını haledelim içerdekiler kendiliklerinden yok olacaklar!

Akdeniz'in ardından hedeflerindeki Afrika yeni yeni uyanıyor! Ortaadoğu, Akdeniz havzası derken Türkiye, Afrika'da yine karşılarına çıkmaya başaldı. Çok rahatsızlar. Nereye el atsalar Türkler karşılarına çıkıyor! Bunun ayrıntılarını daha sonra ortaya koyacak zamanımız çok olacak.

Mısır'da başardıkları senaryo Türkiye'de tutmadı! Hani şu bağnaz, dededen kalma siyaset güdenlerin bir türlü sindiremedikleri MİT var ya, işte, Mısır'da tezgahladıkları oyunun Türkiye ayağını yerle bir eden, ortaaya çıkartan MİT bu manada belkide tarihinin en önemli başarılı işlerinden bir yenisine imza atmış oldu.

Konular o kadar geniş ve derin ki, ne yazmaya ne de bu satırlarda yer vermeye imkanımız yok. Belli başlı konu başlıklarını aktarabiliyoruz. Gerisi Türk halknın analizlerine ve statükodan sıyrılmış ön görülerine kalıyor. Biz analizlerimizi dilimiz döndüğünce bize verilen güç sayesinde sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI