Ektiğini Biçince Kızmaca, Darılmaca . . .
Tarık Eski >

Ektiğini Biçince Kızmaca, Darılmaca . . .

1 Kasım genel seçimleri, geldi oldu ve bitti.

Öncesi ve sonrası bundan böylesi, o gün osu bu gün busu. Her yerde, her ortamda tartışılan tek konu ki normali de zaten bu.

Bu seçimin kazananı da yok kaybedeni de.

MHP üzerinden kopartılan fırtınalar, HDP nin kaybettiği sanılan vekil sayıları, CHP nin yerinde saymaya devam etmesi, AK Partinin oyunun arttığının zannedilmesi, kamuoyu yoklama, araştırma şirketlerinin toptan yanıldığı bir seçim süreci,

Olması ne gerektiyse o oldu. Planlar saat gibi işledi.

Bu sonuçlar 7 Haziranda da böyleydi. Kasımda olacak Hazirandan belliydi. Sadece, hem bir taraftan nabız yoklandı diğer taraftan da uluslar arası konjonktür gereği siyasi parametrelerin dengesi nesnel olarak göz önünde tutularak geniş çaplı dengeler Türkiyeyi de kapsar biçimde yerli yerine çekildi.

ABD ve AB diğer müttefikleri ile birlikte genel bie uzlaşı ortaya koydular. Bu ilk kez gerçekleşiyor, en azından çok uzun bir aranın ardından bu iki blok ilk kez aynı çizgide karşılaşarak uzlaştılar.

AK Partiye karşı olanlar diğerleri dedikleri AK Parti seçmenini geri zekalı, koyun sürüsü olmakla suçlarlarken, o diğerleri de onları statükonun sadık bekçileri olmakla suçlamaya devam ediyorlar. Kürt seçmen ki ben 7 haziranın hemen ardından yazdığım bir yazımda, yapılacak ilk genel seçimde Kürt seçmen HDP ye emanet ettiği oyların önemli bir bölümünü AK Partiye geri iade edecek demiştim. Kürt seçmen Haziranda HDP ye verdiği oyun pişmanlığını derinden hissederek emaneti yerine teslim etti. HDP gerçeğine, asıl gücüne bu sayede döndü. Kaldı ki 8 Haziranda bunu Demiertaş kendi açıklamasında da dile getirerek oylarının kendilerinde emanet olduğunu bildiklerini söylemedi mi?

MHP, evet en çok dikkat çeken parti ve lideri ile birlikte MHP.

Kurulduğu günden, siyasette yer aldığı günden itibaren her zaman, her hükümette iktidarın bir bölümünde yer almış bir hareket. Amblemi ile olmasa da taşıdığı ve temsil ettiği görüş, ideoloji ve doktrin esaslı kapsamıyla MHP her zaman Türkiye’nin göz ardı edilemeyecek yapı taşı. Eskiden de böyleydi bundan sonrada böyle olmayı sürdürecek köklü bir sistem. MHP mecliste değil 100 isterse bir tek vekille dahi yer almış olsun, MHP bürokratik yapının her zaman en önemli parçası olamaya ve hükümetlerin dışında devlette var olmaya devam eder. Ülkücü hareket içinde yer alan kadrolar layık oldukları makamları ve o makamlara erişmenin yolunu zaten bilirler. MHP de koltuk ve makam vadi hiç bir zaman olmamıştır ki son zamanların modası mevki ve makam hırsı hastalığına rağmen MHP ve ülkücü kadrolar bu hastalığa direnmeye devam edeceklerdir. O nedenle MHP de sular sadece titreşir ama asla çalkalanmaz, kabarıp sel olup önüne herkesi katarak yok edecek aymazlık boyutuna erişmez.

CHP;

CHP ise, Karadenizlinin muz kabuğunu karşıdan gördüğünde; Uyy gene düşeceuk. dediği gibi, başına geleceği bile, isteye 1 kasıma geldi.

Her zamanki gibi ektiğini biçmeye hazır ve de nazırdı. Genel başkanı ve yardımcıları yaptıkları seçim sonrası ilk açıklamalarında; Oyunu koruyabilen tek partiyiz, hatta oyunu arttıran tek partiyiz diyebiliyorlarsa varın gerisini siz düşünün. Hemde ana muhalefet partisinin genel başkanı ve yardımcıları bu açıklamayı yapıyor. İktidarla aralarında iki katı fark varken. Başarının ölçüsünü, önlerine koyabildikleri hedef büyüklüğünü tasavvur edebiliyorsunuz değil mi?

Genel başkanı ve yardımcıları bu düşünce yapısında ve hedef diye belirledikleri ölçüt buysa, onlara güvenen, onlara umut bağlayan ve hatta Türkiye’nin geleceğini bu düşünce boyutundakilere emanet etmekte hiç bir sakınca görmeyenlere ne demeli?

Türkiye’nin yarısı geri zekalı demek? Vay anasını;

Ne Türkiye’nin yarısı geri zekalı, ne de Türk insanı koyun gibi çan sesine giden embesiller güruhu asla değil. Öyle olsaydı Atatürk bu halka güvenir de ulusal kurtuluş savaşını başlatmaya cesaret edebilirmiydi? Biz kimiz ki Atatürk’ün sonsuz güvendiği Türk halkını geri zekalı olmakla suçlayabilelim? Hele ki, Atatürk’ün sonsuz güvendiği o halkın bu günkü halkın binde biri dahi olmadığını düşünürsek.

Halkın bir bölümü diğer bölümünü suçladığı bir coğrafyada, o halkın iradsi dışında her irade cirit atar ve halkın bütününü işte böyle geri zekalı yerine koyarak senaryolar üretir, çeşitli oyunlar sergiler.

1 Kasım, 7 Haziran gecesinden belliydi.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ