YGS ve İNSAN KAYNAĞIMIZ
Hasan Soner Kırkuşu >

YGS ve İNSAN KAYNAĞIMIZ

Ülkemiz tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, yer altı ve yer üstü zenginlikleri bakımından cazibe merkezi olmuş, dünya üzerinde bulunduğu konum icabı stratejik bir öneme sahip olmuş ve olmaya da devam etmektedir.

Ön Asya olarak bilinen ve bulunduğumuz coğrafyada Hititler, Frigyalılar, Lidyalılar, Urartular, İyonyalılar, koloniler halinde yasamış Helen uygarlıklarına ait şehir devletleri, Roma imparatorluğu, Bizans uygarlığı, Anadolu Selçukluları. Anadolu beylikleri, Osmanlı Devleti diye sıralayabileceğimiz birçok devlet kurulmuş ve şu anda aynı topraklarda Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak geçmişin mirası üzerinde bulunuyoruz. Bu devletler ile eşzamanlı olarak bu topraklarda hüküm sürmüş daha niceleri mevcut aslında. Tarih atlaslarına bir göz atılırsa hepsi görülecektir.

Bu devletler Allah’ın bu coğrafyadaki nimetlerinden faydalanarak kendi dönemlerinin siyasî ve ekonomik güç merkezleri haline gelmişler. Ancak bu zenginlik bu coğrafya halklarının avantajı olduğu kadar dezavantajı da olmuş. Öyle ya, bu zenginliği elde etmesi ne kadar güçse elinde tutması da bir o kadar güç olmuştur. Komşu coğrafya halkları ile birlikte uzak coğrafya halklarının da her zaman için iştahını kabartmıştır.

Gün gelmiş savaşlara sahne olmuş, gün gelmiş istilalara, göçlere. Uzun dönemler barış ortamı hakim olsa da iç ve dış çekişmelerin de yaşandığı coğrafyadır burası.

Tarihe tanıklık eden bu toprakların bir özelliği de nice tarihî şahsiyetin doğup büyüdüğü veya gelip yerleştiği, ilim ve düşünce ürettiği, kültür ve sanat eserlerini ortaya koyduğu topraklar olmasıdır. Bazıları buluşlara, ilmî çalışmalara imza atarken, bazıları kahramanlık destanları yazmış, bazıları sanatta, bazıları sporda tarihe damgasını vurmuş.

Havasından da denilebilir suyundan da, hani şarkıdaki gibi taşından da olabilir toprağından da. Ama şu bir gerçektir bu coğrafya nice büyük insanlara ilham kaynağı olmuştur.

Herşeyden önce doğusu ve batısının, kuzeyinin güneyinin farklı farklı kültürlere komşu olması, bu kültürlerin herbirini kendi içinde eritip birbirine kaynaştırmayı başarması ve kendine has bir kültür yapısı ortaya çıkarması, bu toprakların insanının mayasında hoşgörü ve açık fikirlilik gibi erdemlerin, konukseverlik ve cömertlik gibi insanî tutumların, estetik ve sanat gibi meziyetlerin bulunmasını sağlamıştır.

Yine tarihin tecrübesi şunu göstermiştir ki, ister bulunduğumuz coğrafyada isterse dünyanın herhangi bir yerinde ne zamanki barış rüzgârları esmiştir, ne zamanki insanlar kendilerini güvende ve özgür hissetmiştir işte böyle dönemlerde ilim ve irfan kaynakları daha da zenginleşmiş, bu kaynakların bereketi ile toplumsal refah düzeyi artmış, gelişme ve kalkınma hız kazanmış ve tüm dünya insanlığı kalkınmadan nasibini almıştır.

O halde bu coğrafyanın bize sunduğu en değerli hazine olarak görmek gerekir, buradaki her insanı. Her insan bir değerdir, her insan ayrı bir hazine kaynağıdır. Korunması en öncelikli olandır. Çünkü bu başarılabildiği ölçüde yer altı ve üstü kaynaklarından cömertçe yararlanabiliriz. Üstelik çevre bilinciyle, diğer canlıları da önemseyerek.

Stratejilerimizi, politikalarımızı, buna yönelik tutum ve davranışlarımızı önce insan kaynaklarımızı koruma ve zenginleştirme üzerine bina etmeliyiz. Özellikle eğitim sistemimizi, eğitim politikalarımızı, insanımızı kazanmaya yönelik, her insanın ayrı bir değer olduğu bilinciyle oluşturmalıyız.

Her bireyin ilgi alanlarını, kişilik özelliklerini, ihtiyaçlarını, isteklerini önemseyen bir eğitim politikasını gütmeliyiz. Böylece insanımızın her birini öncelikle kendi kişisel gelişimine katkıda bulunan bireyler olarak yetiştirmeli, herbirinin maddî ve manevî dünyasını doyurucu, mutlu bir yaşam sürmesini sağlamalıyız. Ardından öncelikle ülkemize sonrasında ise insanlığa hizmet etmesini sağlamalıyız.

Bunu ne kadar başarabiliyoruz sizce. Bana sorarsanız bu konuda sınıfta kalmış durumdayız. Bizim en büyük davamız halâ eğitim. En büyük yaramız... Bu öyle bir yara ki çok kan kaybediyoruz. Acil müdahale şart!

Bütün bunlar nereden mi aklıma geldi. Çünkü bugün yine bir üniversite sınav günü. Nice genç insan bugün ne umutlarla bu sınava girecek. Birçoğu ne yazık ki bizim de içinden geçtiğimiz bir süreçten geçerek bugüne geldi. Birçoğu yıllar önce bizim de yaşadığımız gibi henüz hangi alanda başarılı ve mutlu olabileceğini dahi bilmiyor, birçoğunun keşfedebildiği halâ bir yeteneği yok, bu sınavdan yeterli seviyede puan alamayacakların birçoğunun ise kolunda altın bir bilezik yok.

Tüm bunlar aklıma geldi. Kendimi düşündüm, yıllar önce bizler de bu heyecanları yaşamıştık. Eminim bu gün Ygs'ye girecek kardeşlerimizde aynı durumdalar. Ama ne yazık ki eğitimde halihazırda henüz ideale ulaşabilmiş değiliz.

Eğitim sistemimizi elek vazifesi olarak değil insan kaynağımızı en doğru şekilde yönlendiren ve mutluluğa eriştiren bir mekanizma olarak görmek ümidiyle sınava girecek genç kardeşlerimize başarılar diliyorum.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ