CEHALET DENEN YÜZKARASI
Hasan Soner Kırkuşu >

CEHALET DENEN YÜZKARASI

Hepimizi zaman zaman hayretler içinde bıraktığını düşündüğüm toplumsal bir sanrı kimin dikkatini çekmiyor ki? Sosyal medyadaki cahillik kokan ve kimi zaman nevrotik, kimi zaman patolojik, kimi zaman ise psikolojik bir vaka olarak karşımıza çıkıyor.

Bu farklı nüanslardaki, anormal diye bildiğimiz haller nasıl mı ele veriyor kendini. Elbetteki birçok şekilde şahit olabiliyoruz ancak benim dikkatimi çeken özellikle sosyal medyada yapılan yorumlar oluyor.

Sosyal medya kullanıcısı olarak, herkesin olduğu kadar, paylaşımlara fırsat buldukça göz atmaya ve yine 'cesaret' edebilirsem yorumlar yapmaya çalışıyorum. Yapılan yorumları okumaya ve kendimce bilmediklerimi öğrenmeye, tecrübe etmediğim yaşantıları bu sayede anlamaya çalışıyorum.

Fakat kimi zaman karşılaştığımız durumlar bizi öylesine hayretler içinde bırakıyor ki sormayın. Aslında hayretler içinde kalmak bile hayret verici hale dönüşmüş durumda olabiliyor.

Özellikle güncel siyasî meseleler ile ilgili olarak yapılan yorumlara bakın hak vereceksiniz.

En masumane diyebileceğimiz siyasî bir fikir, tavır, beyanat, etkinlik veya yoruma karşılık verilen cevaplara bakıyorsunuz aman Allahım. Aşağılamaların, hakaretin, argonun, tehditin, küfrün bini bi para. Tam bir cehalet görüntüsü. Hani denir ya, "elin ağzı torba degil ki büzesin", ya da "ağzı-klavyesi-olan konuşuyor". Tam bir sanal zorbalık.

Vay sen misin Reisimizi, Başbakanımızı, Genel başkanımızı, basın sözcümüzü vs. eleştiren. Evet sadece eleştiren diyorum.

Vay sen misin Akp'nin, Chp'nin, Mhp'nin, Hdp'nin bir etkinliğini paylaşan...

Sen nasıl olur da Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Genel Başkanımıza, Başbuğumuza, Eş Başkanımıza karsı çıkarsın,

Akp'li, Chp'li, Mhp'li, Hdp'li olacaksın ve bir açıklama yapacaksın he! Ben şimdi gösteririm sana gününü diyen mi dersin gün yüzü görmemiş neler neler görüyoruz.

Eleştirilerin beğenilmemesi ve karşı duruş sergilenmesine elbet diyeceğimiz bir şey olamaz, herkesin özgür düşüncesidir der geçeriz. Yeterki seviyeli olsun.

Ne demiş Yunus Emre,

 

"...

söz ola götüre başı

söz ola bitire savaşı

söz ola ağulu aşı

yağ ile bal ede bir söz

..."

 

O ağza alınmayacak kelimeleri ortalık yerde fütûrsuzca kullanan, seviyesizce tavırları takınan o klavye kabadayısı kişilerin gerçekte nasıl bir kişi olduklarını, nasıl bir hayat görüşüne sahip olduklarını, ne şekilde yaşadıklarını öğrendiğimizde ise neler neler görmüyoruzki.

Kimi küfrettiği kişinin değil eşiti olmak seviyesine dahi çıkamayacak kadar seviyesiz bir hayat sürüyor. Kimi hakaret ettiği insanın söylediklerinin hemen hemen benzerini zamanında kendisi de söylemiş. Kimi aşağıladığı hayat tarzının benzeri hayat tarzına sahip sürüyle arkadaş kitlesine sahip ve farkında olmadan kendi arkadaşlarını da aşağılıyor. Kiminin ikiyüzlü değil kaçyüzü olduğu belli değil, kiminin ise ne dediğinin kendisi bile farkında değil. Var da var.

Böyleleri için ne güzel söylemiş İstiklâl Marşı'mızın şairi Mehmet Akif Ersoy,

 

"-Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? -

(Kuran-ı Kerim)

Olmaz ya... Tabii... Biri insan, biri hayvan!

Öyleyse cehalet denilen yüz karasından

Kurtulmaya azmetmeli baştanbaşa millet.

Kâfi değil mi, yoksa bu son ders-i felaket?

..."

 

Cehalet ile ilgili Millî şairimiz şunu da yazmıştır,

 

“Felâketin başı, hiç şüphe yok, cehâletimiz;

Bu derde çâre bulunmaz –ne olsa- mektepsiz.

Ne Kürd elifbayı sökmüş,ne Türk okur, ne Arap;

Ne Çerkes’in, ne Laz’ın var bakın, elinde kitap!

Hülâsa milletin efrâdı bilgiden mahrum.

Unutmayın şunu lâkin: “Zaman: zaman-ı ulûm”

 

Bu seviyesizliklere, kişiliksizliklere, kültürsüzlüklere beğeni atan, paylaşan, alkışlayan, gülücükler, öpücükler koyup teşne olanlar da ha kezâ böyle ne yazık ki.

Yahu nereden baksanız çıldırasınız geliyor. Aklı başında sandığınız, konuşurken mangalda kül bırakmayan, vatan-millet-sakarya edebiyatı döktüren, helâl-haram fetvalarında önde giden, yok efendim Anadolu'nun saf ve temiz bağrından çıktığını iddia eden, vay efendim bizden yamuk çıkmaz evvelallah diyenlerin de bu teknede yer aldıklarını gördükçe ne oluyoruz, nereye gidiyoruz demeden edemiyorum.

Bunların birçoğu ile birebir ilişkimiz yok elbet ancak bazılarının amir veya memur olduğuna şahit oluyorsunuz. Bazılarının patron olduğuna bazılarının ise işçi olduğunu görüyoruz. Kimi yaşça büyük kimi daha yeni yetme. Bayanı da var erkeği de. Kısacası biziz biz.

Farkında mıyız yoksa değil miyiz bilmiyorum ahlâkî değerlerimiz, üstün meziyetlerimiz, bizi biz yapan bizi bir ve diri yapan mayamız bozuluyor, toplumsal dinamiklerimiz zedeleniyor, kültürümüz yozlaşıyor. Bu işin sonu hayırlı görünmüyor.

Böyle devam edersek korkarım ki birbirimize olan saygı ve sevgi bağlarımız gittikçe kopma noktasına gelecek, birlik ve bütünlüğümüz zedelenecek ve bugünlerde iyiden iyiye hissettiğimiz beka sorunu daha da kendini hissettirir bir hale dönüşecek. 

Ve yine korkarım ki geri dönülmez bir yola gireceğiz. Üstelik böyle bir vaziyet olursa ne olacak biliyorsunuz. Tüm bunların faili olanlar ve onlara teşne olanlar yine zeytinyağı gibi üste çıkıp yine kendilerine göre karşısındakileri suçlayıp savunmaya çekilecekler. Olan kime ve neye mi olacak. Olan hepimize olacak. Vatan elden gittikten sonra, özgürlük elden gittikten sonra kime ne fayda.

Peki nedir bunların müsebbibi. CAHİLLİK.

İşte budur halimiz. İşte budur bizim beka sorunumuz.

CEHALET...

Bize hiç olmazsa ne düşüyor. Hiç olmazsa bunlara teşne olmamak düşüyor. Dahası mı? Bunlara meydan vermemek, desteklememek,  alkışlamamak, beğenmemek, uyarmak, kınamak, doğruyu anlatmak, dürüstlüğü savunmak, güzel olanı desteklemek ama sadece güzel olduğu için, tarafsız olmak, dürüst olmak, böylelerini şikayet etmek, gerekirse irtibatı kesmek, yalnız bırakmak,  hakkı savunup kaldırmak, yere düşene el uzatmak,  birşeyler yapmak, birseyler yapmak, birşeyler yapmak...

Yoksa gidişat iyi değil. Birbirimizden daha fazla nefret eder bir toplum yapısına dönüştüğümüzün ve asıl beka sorunumuzun bu olduğunun farkında olmalıyız.

Nice zaferler kazanmış ve askerlikte Mareşal rütbesini almayı hak eden önderimiz Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK'ün şu ünlü sözü bize rehber olmalı,

"En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır"

CEHALETİ YENMELİYİZ...


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI