MEŞRU ZEMİNE KAPI ARALAMAK
Hasan Soner Kırkuşu >

MEŞRU ZEMİNE KAPI ARALAMAK

YSK Başkanı Sadi Güven’in mühürsüz zarf ve pusulaların kabul edileceğini açıklaması ve sonrasında ise ‘Hayır’cı cephenin anayasa değişikliği oylamasının iptali yönündeki isteklerinin reddedilmesi üzerine Chp yönetimi bütün hukuk yollarını ve tüm meşru demokratik haklarını kullanarak seçimi iptal ettirmeye çalışacaklarını beyan etti.

Ancak ana muhalefet partisinin, halk oylaması sonuçlarına yönelik iddialarının çözüme kavuşması için hukuku işaret etmesine rağmen ülke çapında ufak çapta da olsa bir takım gösterilerin başladığını görüyoruz.

Bu gösterilerin ardındaki görünür neden YSK’nın açıklamaları ve aldığı kararlar olarak tespit edilebilir. Dolayısıyla az sayıda dahi olsa gösterilere katılan halk, YSK’nın mühürsüz zarf ve pusulaları geçerli sayarak taraf tuttuğunu ve adaletsiz davrandığını, halkoylamasının meşru olmadığını düşünmektedir.

‘Hayır’ düşüncesindeki halkımızın geneli halkoylaması öncesinde de propaganda sürecinin bir takım kısıtlamalar, yasaklamalar ile geçtiğini ‘Hayır’ ı savunan liderlerin miting konuşmalarına televizyonlarda yeteri kadar yer verilmediğini, her şeyden önce OHAL sürecinde iken böyle bir halkoylamasına gidilmesinin yanlış olduğunu savunmaktadır.

Zaten ‘Hayır’ düşüncesine sahip olan insanlarımızın ‘Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne karşı çıkmalarının en temel sebeplerinden biri de böyle bir sistemde ‘Partili Cumhurbaşkanı’nın adaleti sağlamayacağı endişesidir. Böyle bir sistemde cumhurbaşkanı kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun taraflı olunacağı, adaletli bir yönetim sergilenemeyeceği korkusudur.

Şimdi hâl böyleyken ortada mühürsüz pusula ve zarfların kabul edileceğinin YSK tarafından açıklanması ‘adalet’ endişesi yaşayan insanların korkularını depreştirmektedir.

‘Evet’çilere göre ise bahsi geçen mühürsüz pusula ve zarfları hazırlayanlar Fetö’cü bir takım kişilerdir. Bu Fetö şebekesi üyeleri sandık kurullarını kasıtlı olarak yanıltmış, mühürsüz pusula ve zarflar hakkında seçim günü tutanaklar tutulmasını engellemiş ve bu zarfların sandıklara atılmasını sağlamışlardır. Şimdi ise durumdan paye çıkarmaya çalışmakta ve seçimin meşruiyet zeminini zedelemektedirler.

Kimine göre ise Fetö’cüler YSK’nın kendi içinde bulunmaktadır. İddiaya göre bu kişiler anayasa değişikliği oylamasının üzerine gölge düşürmeye çalışmaktadırlar. Yine kimilerine göre bu mühürsüz pusula ve zarflar bahane edilerek halk sokağa çağrılmakta ve ülke karıştırılmaya çalışılmaktadır.

Fakat ne denirse densin şu anda ülkede en sorgulanan durum ‘Adalet’ ve ‘Güç’ kavramlarıdır.

‘Hayır’ı savunanların en büyük endişesi adaletin yok olacağı, ‘Evet’i savunanlar ise ülkenin ‘Güçlü’ olmasının önünde engeller olduğu endişesini taşımaktadır.

‘Hayır’cılar halkoylaması sonucunun adaletsizliğe kapı araladığını ‘Evet’çilerin büyük bir oyuna düşürüldüğünü,

‘Evet’çiler ise halkoylaması sonucuna yapılan itirazların ve iptal isteminin, bir takım grupların sokaklara dökülmesinin, güçlü bir ülke olmamızı istemeyen bazı iç ve dış mihrakların oyunu olduğunu dolayısıyla ‘Hayır’cıların oyuna geldiğini düşünmektedirler.

Bu farklı düşünceleri savunanların çıkış noktalarında haklılık payları elbette vardır. Ancak doğru zeminden hareket etmelerine rağmen her iki düşünceye sahip olanların bir kısmının ne yazık ki karşı taraf olarak gördükleri diğer insanları oyuna gelmekle ve daha ileri giderek hainlikle suçlamaları büyük bir hatadır.

İşte bu nedenle şu anda sokaklarda başlayan gösterilerin ne boyutlara varabileceğinden endişeliyim. Çünkü endişe ve korkularıyla hareket eden insanlar doğru karar veremezler, benim ülkemde bu psikoloji ile hareket eden grupların karşı karşıya gelmeleri kadar korkunç bir manzara düşünemiyorum. Bu ruh halleri ile hareket edenlerin arasına sızabilecek provokatörlerin neler yapabileceklerini düşünmek dahi istemiyorum.

Vatandaşlarımızın fikir ve düşünce özgürlüğü ortamında birbirlerine saygıyla yaklaşabilmesi için gerekli zemininin hazırlanmasında en büyük sorumluluk ülkemizi yönetenlere düşmektedir. O nedenle yetkili ve etkili makamlardan bu hassas dönemde daha itidalli ve daha kucaklayıcı açıklamalar yapmalarını bekliyorum. Herkesin hakkını ve hukukunu sokaklarda değil meşru zeminlerde araması için gerekeni yapmalarını ümit ediyorum. 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ