RAKKA BİLMECESİ
Hasan Soner Kırkuşu >

RAKKA BİLMECESİ

Suriye’de uzun zamandır plânlanan Rakka operasyonu ile ilgili olarak ABD’den ilk defa Türkiye ile birlikte hareket edilebileceğine dair bir açıklama geldi.

Aynı ABD, 2011’de Suriye meselesi ilk patlak verdiği günden itibaren Türkiye’nin ‘Güvenli Bölge’ isteğine karşı çıkmamış mıydı? Bu bölgede Işid ile mücadeleyi de ağırdan alarak stratejik ortağı olan Türkiye’nin sınır güvenliğini tamamen tehlike altına sokmamış mıydı?

Eski ABD yönetimi de dâhil olmak üzere yeni ABD yönetimi, daha düne kadar Pyd’ye bağlı Ypg güçlerini eğitmiyor ve silah yardımında bulunmuyor muydu? Pkk’nın uluslararası bir terör örgütü olduğunu bile bile Pkk’nın uzantısı olan ve stratejik ortağı Türkiye ile olan dostluk ilişkilerini de yok sayarak, Pyd/Ypg  güçlerini desteklemiyor muydu?  

Hele hele Türkiye’nin ‘Fırat Kalkanı Harekâtı’ ile Cerablus bölgesinin güvenliğini El-Bab’a kadar sağlamasının ardından Rakka’ya ve Menbiç’e de gideceğini açıklaması ve Irak-Sincar’da bulunan Pkk kamplarına saldırı düzenlemesi üzerine stratejik ortaklığı birden bire bir kenara bırakıp Türkiye’ye uyarılar gönderen ABD değil miydi?

Türkiye, ABD’nin de plânladığı Rakka operasyonunda yer alabilmek için 2016 yılının sonlarından itibaren Obama yönetimini ikna etmeye çalışmıştı. Fakat ABD yönetimi her defasında bu operasyon sırasında Suriye Demokratik Güçleri ile birlikte hareket edeceği açıklamasını yapıyor üstelik aynı çatı altında Pyd’ye bağlı Ypg güçlerinden de yararlanacağını bildiriyordu.

O halde değişen ne oldu da ABD yönetiminden ‘amacımız Rakka operasyonunda Türklerle birlikte çalışmak’ şeklinde bir açıklama geldi. Üstelik Barzani yönetiminin yapmayı düşündüğü ve Kerkük’ü de kapsayacak olan ‘Bağımsızlık Referandumu’ giderek yaklaşıyorken ABD’den Rakka operasyonu sırasında Türklerle birlikte hareket etme niyetinde oldukları açıklamasının gelmesi çok düşündürücü.

ABD, Türkiye’nin ‘Bağımsız Kürdistan’ fikrine karşı olduğunu, hem Irak’ın hem de Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduğunu, Türklerin sırf bu nedenle Rakka bölgesindeki hâkimiyeti Pyd/Ypg güçlerine kaptırmak istemediğini ve Rakka operasyonunda bulunmak istediğini, Fırat Kalkanı Harekâtını yapma nedenlerinden birinin de bu olduğunu gayet iyi biliyor.

Daha dumanı üstünde ‘Çatışmasızlık Antlaşması’ ise her şeyden önce Türkiye’nin yıllardır dile getirdiği ‘Güvenli Bölge’nin oluşmasına zemin hazırlayacak olan bir antlaşmadır. Bu bölgenin oluşturulmasına ise ilk karşı çıkan tarafın Pyd olduğunu da gözden kaçırmayalım.

15-17 Mayıs tarihleri arasında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesi Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yaptıkları görüşmelerin de etkisi var mıdır şu an için tam olarak bilinmez ama ABD’nin Suriye’de Barzanistan için öngördükleri koridoru şimdilik ertelediği anlaşılıyor.

Ancak bu Rakka yaklaşımı ABD’nin Irak’ın kuzeyinde kurulması düşünülen ‘Bağımsız Kürdistan’ı desteklemeyeceği anlamına gelmiyor. ABD, şu an için Rakka operasyonunda Türkiye’yi de yanına alarak stratejik ortağı ile arasını düzeltme eğilimindedir. Bu sayede Türkiye’nin yakında ilân edilecek olan ‘Bağımsız Kürdistan’a karşı takınacağı muhalif tavrı da yumuşatmayı düşünmektedir.

Üstelik ‘Bağımsız Kürdistan’ın başta ABD olmak üzere sırada bekleyen Avrupalı devletler tarafından da onaylanmasının ardından Türkiye’nin artık Irak’ın kuzeyinde bulunan Pkk kamplarına saldırı düzenleyemeyeceğini de düşünürsek ABD burada bir taşla üç kuşu vurmuş olacak.

Rakka operasyonunda Türkiye ile beraber hareket ederek Türkiye’nin gönlünü almış olacak, Türkiye’nin ‘Bağımsız Kürdistan’ oluşumuna yapacağı muhalefeti de yumuşatarak Barzani’yi rahatlatmış olacak, Irak’ın kuzeyindeki Pkk kamplarını da güvenli bir bölgede tutarak gelecekte kurulması plânlanan ‘Büyük Kürdistan’ hedefi için önemli bir kozu elinde tutmuş olacak.

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir derler. Kanımca şu aralar dört parçalı Kürdistan yapılanmasının Irak ayağı tamamlandı tamamlanacak gibi görünüyor. Ancak sıradaki Suriye ayağı için bir 10-15 yıl daha beklenecek gibi bir düşünceye sahibim. Çünkü 1.Körfez Savaşı’nın ardından genelde bu periyotlarda hep bir takım gelişmelere şahit olduk. Tabiki ne olur bilinmez ama yaşanan gelişmeler bu doğrultuda ilerliyor.

Hdp sözcüsü Şanlıurfa milletvekili Osman Baydemir’in de Salı günkü grup toplantısı gündeminde iç barışın sağlanabilmesi için Pyd’nin bir tehdit olarak algılanmaması gerektiği yönündeki açıklamaları ile birlikte adalet vurgusu yapması, buzdolabında bekletilen ‘Demokratik Açılım’ı tekrar gündeme getirmek istediklerini ortaya koyuyor.

Tüm bu gelişmelerin yanında Chp’nin kendi içindeki kazanın kaynamaya başlamasını, partilerin şimdiden 2019’a kilitlenme hazırlıklarında olmasını ve 21 Mayıs’ta Akp’nin olağanüstü kongresinin ardından revize edilmesi beklenen yeni Bakanlar Kurulu’nun çalışmalarına başlamasını da düşündüğümüzde Türkiye’yi hareketli günler bekliyor gibi görünüyor.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ