Türkiye’de Polis, İstihbaratçı Olmak . . .
Tarık Eski >

Türkiye’de Polis, İstihbaratçı Olmak . . .

Türkiye’de her şey olabilirsiniz.

Olurken zorlanır ama olduktan sonra rahat nefes alabilirsiniz. Ama her ne olmuşsanız olduktan sonrası olana kadarki kısımdan çok daha rahattır.

Ama;

Türkiye’de güvenlik gücü unsuru, Asker, istihbaratçı ve asıl polis olmakta zordur, olduktan sonrası daha da zordur.

Mesleğe adım attığınız andan itibaren bu zorluğu omuzlarınızda hissetmeye başlarsınız.

Hayatın rutin zorluğunun yanı sıra, amir baskısı, üstlerinizin kaprisleri, görev şartları, siyasi koşullar zorlamaya başlar.

Her gün evden çıkarken karınızla, çocuklarınızla helalleşmek nasıl bir duygudur kaçımız biliriz? her görev sonrası evinizin kapısından girerken sizi bekleyen eşinize, çocuklarınıza sanki yeniden doğmuş gibi şükürle sarılmak nasıl bir duygudur?

Neredeyse karın tokluğuna canının cebinde görev yapmak, bizler için özentiden öteye gitmeyen belinde silahla dolaşmanın, o beldeki silahın kaç ton ağırlığı olduğunu bilmek nasıl bir sorumluluktur bilirmisiniz?

Hele ki bir de terörün ortasında görev yapıyorsanız, çocuklarınız uyuşturucuya kurban gitmesin diye, uyuşturucu tacirlerinin arasına sızmış bir narkotik polisinin üstlendiği sorumluluktan, onun duygularından haberdarmısınızdır?

Patlayan bir bombanın öncesinde geride 10 ayrı bombanın patlatılmasının önüne geçilmiş olabileceğini ve yüzlerce polisin, istihbaratçının bunun için canlarını nasıl feda etmiş olduğundan haberiniz varmıdır?

155 i arayarak şüpheli bir pakete müdehale için oraya gelen bomba imha ekibinin neler hissettiğini bilirmisiniz? Her sabah evinden çıkarken o polisin esas bombanın kendi yüreğinde patladığını bilebilirmisiniz?

Daha sayıp dökülecek o kadar çok şey var ki haberiniz var mı diye sorulabilecek;

Kendi seçimleri, kendi kararları, meslek olarak seçmişler bana ne der geçeniniz de olacaktır. Ama bana ne demeyecek olanlara seslenmek gerek.

Her camiada olabilen, bir sürü çürük elma olmaz mı? Tabi olacaktır. Ama çürük elmalarla sağlamlarını karıştırmamak gerek.

Her fırsatta polise, istihbaratçıya, askere sallamak neden?

Polis olmak, istihbaratçı olmak dünyanın en şerefsiz işiymiş, en utanılacak iş miş gibi algı yaratmak neyin kafası? canları ceplerinde gezen bu vatan evlatlarına bu derece haksızlık yapmak, onların günahlarını almak neden?

Son dönemde polise, istihbaratçıya yönelik dış mihrakların yerli iş birlikçilerinin kol kola giriştikleri bu aymazlık ateşinin altına odun atmak neden?

Türkiye’fe ne olmak isterseniz olurken çok zorlanabilir ama ardından olduktan sonra rahat nefes almaya başlarsınız. Ama Türkiye’de polis ya da istihbaratçıysanız  zorunuz olduktan sonra başlar.

Allah polise ve istihbaratçılara nasıl bir güç, nasıl bir vatan imanı vermişse, bıkmaya veya usanmaya vakit bulamıyorlar.

Yanisi şu;

Bu çocuklar vatanlarını satmayan, fırsatları şahsi çıkarlarına kullanmayan belkide tek güç. Analarından emdikleri süt gibi canları pahasına kazandıkları para da helal.

Hainlere rağmen;

Bu millet polisinden de, istihbaratçısından da razıdır.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ