ŞEHİTLERİMİZ…
Hasan Soner Kırkuşu >

ŞEHİTLERİMİZ…

Şehitlik, ne güzel bir makam, ne güzel bir müjde.

Şehit olmak hiç ölmemek, ölümsüz olmak demek. Kur'an-ı Kerîm’de Hz.Allah (cc),“Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz.” (Bakara 154)  diyerek şehitlerin ölü olmayıp diri olduğunu bize bildiriyor.

Yine bir başka ayette şöyle buyrulmaktadır: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler zannetmeyin! Bilakis onlar diridirler; Rab’leri katında rızıklanırlar. Allah’ın fazlından verdiği nimetlerle mutludurlar. Ayrıca, henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiç bir korku ve keder bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Onlar, Allah’tan gelen bir nimet ve keremin müjdesi ile sevinirler. Muhakkak ki Allah-u Teâlâ müminlerin ecrini zayi etmez.” (Al-i İmran 169-171)

Millet olarak istiyoruz ki aslında hiçbirimizin canı yanmasın, hiç şehit vermeyelim. Bu ülkenin her bir karışında güvenle ve barış içinde yaşamak ve yaşatmak hepimizin ortak arzusu olsun.

Ancak bu temennilerimize rağmen her geçen gün yine şehit haberleri almaya devam ediyoruz. İşte buna benzer acı bir haberi de dün akşam aldık.

Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Şenoba Beldesi'nden havalandıktan kısa süre sonra yüksek gerilim hatlarına takılarak düşen, aralarında  23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın'ın da bulunduğu 13 askerin şehit olduğu elim helikopter kazasını geç saatlerde duyduk ve gelen bu haber karşısında millet olarak derinden bir üzüntüye boğulduk.

Şehitlerimize Allah'tan rahmet yakınlarına sabr-ı cemîl diliyoruz.

Şehit haberini aldığımız elim olayın gerçekleştiği Şırnak’a bağlı Kato Dağı'nda 44 gündür devam eden terör operasyonu ile hain terör örgütü Pkk'nın elindeki 676 adet muhtelif tipte silaha, 342 bin 142 adet muhtelif mühimmata, 5 tondan fazla amonyum nitrat patlayıcı madde ile 75 tondan fazla yiyecek ve muhtelif yaşam malzemesine el konulmuş olduğunu TSK’nın yaptığı açıklamalardan anlıyoruz. Bakıldığında neredeyse küçük bir orduya yetecek kadar malzeme ele geçirilmiş adeta.

Bizler farkında olmadan, sıcak yataklarımızda mışıl mışıl uyurken büyük bir başarının sergilenmiş olduğunu ve bu başarının görünmez kahramanlarının hiçbir karşılık beklemeden destanlar yazmış olduğunu görüyoruz böylece. Bu destanları yazan nice kahramanlara sahip olduğumuza tanık oluyoruz.

Her gün bunun gibi nice kahramanlık destanları yazılıyor aslında. Ne yazık ki biz o kahramanların bir kısmının kimler olduğunu dün akşam olduğu gibi bize ulaşan acı haberler sonrasında öğreniyoruz.

Öyle bir kahramanlık destanı yazılıyor ki Ergenekon, Balyoz, Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz, Askeri casusluk davaları gibi senaryo oldukları sonradan anlaşılmış kumpas davaları ile derin devletle yüzleşme adı altında 2008’den itibaren sürekli olarak yıpratılmasına rağmen, Türk ordusu tarafından yazılmış bir destandan bahsediyorum. İçine sızmış hainler tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz kalkışması ve ardından tarihinde hiç görmediği kadar ihraç ve tasfiye yaşamış olmasına rağmen yazılmış bir destandan, üstelik bütün bunlara rağmen sanki hiçbir anormallik yokmuş gibi sınır ötesine çıkarak Fırat Kalkanı Harekâtı ile taçlandırılmıs bir destandan bahsediyorum.

Tüm bunlara rağmen halâ kahraman Türk ordusunun her bir neferinin destanlar yazdığına tanık oluyoruz. Üstelik içten ve dıştan gerçekleşen her türlü saldırıya, kumpasa, ihanete rağmen bu böyle devam ediyor.

Analar her gün nice yiğitler doğurmaya devam ediyor, dememek mümkün değil.

Niye? Çünkü bu millet ve bu ordu, terörün her türlüsüne karşı canhıraş mücadele vermesine rağmen hiçbir zaman yılmamış, yılmadığı gibi her geçen gün yeniden bilenmiş bir şekilde nice yiğitlere sahip olmaya devam ediyor da ondan.

Bu Yüce Millet, kendi içinde ihanetler yaşarken bir ihaneti de müttefiki olduğumuz NATO’nun en güçlü ortağından görüyor. Yani Abd’den. Stratejik ortağımız olan Abd’den.

Abd denilen siyonist bağlantılı bu devlet, Suriye ve Irak'ta Pyd/Ypg'ye sözde Daeş mücadelesi için Rakka'da kullanılmak üzere ağır silâhlar da dâhil olmak üzere her türlü mühimmat yardımı yapmaya devam ediyor. Onların bu yardımlarının bize ne ağır faturalar ödettiği ve ödetebileceği şu son Kato Dağlarındaki operasyonlarda ele geçirilmiş silâh ve mühimmat ile bir kez daha orta çıkmış görünüyor.

Şu bir gerçek ki, eğer müttefikimiz ve stratejik ortağımız olduğunu iddia eden bu devletin ve demokrasi havarisi kesilen Avrupalı ülkelerin sadece bu son zamanlarda değil yıllardır devam eden destekleri olmasaydı nice şehidimizi vermemiş olacaktık.

Asala terör örgütünü destekleyen, Pkk terör örgütünü besleyen, Daeş denilen uluslararası terörü büyütüp Türkiye’nin olduğu kadar dünyanın başına belâ eden hep bu güçler değil mi?

Hep bu sözde dostlarımız, stratejik ortaklarımızın yaptıkları bu ihanetler değil mi ki tüm bu şehitlerimizin kanına giren?

Ama ne olursa olsun, tüm azim ve kararlılığımızla mücadelemiz devam edecek. Bizi sayıca eksilttiklerini düşünenler böyle zannedebilirler oysa bizler azalmıyoruz. Her şehidin yerine gelen yeni kahramanlar doğuyor bu topraklarda. Yeni kahramanlarla birlikte manevî ordularımız çoğalıyor sadece.

Terörü yeneceğimize inanıyoruz, bu mücadelemizi gerek askerî alanda gerek ekonomik alanda gerekse sanayide, ticarette, tarımda ve hayvancılıkta,  ulaşım, iletişim, eğitim, bilim ve teknolojik alanda, gerekse demokratik, laik, sosyal ve hukuk devlet anlayışında ilerlemeye ve gelişmeye devam ettikçe sürdüreceğiz.

Tüm bunları yaparak terörün üstesinden geleceğimize böylece şehitlerimizin kanını yerde bırakmayacağımıza inanıyor ve güveniyoruz. 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı