YURTTA SUS, CİHANDA SUS!
Tarık Eski >

YURTTA SUS, CİHANDA SUS!

İşte bizi getirmek istedikleri nokta bu.

Susan, konuşmayan ancak kendi içselliğine gark olmuş bir toplum haline getirilmemiz. 

Nereden ele almak gerekir, hangisinden başlamak gerekir, hangi noktaya öncelikli olarak DİKKAT! çekmek gerekir? 

Terör, patlayan bombalarla, dağdaki hain oluşumlarla ve FETÖ ile sınırlı değil. Bir kaç lira ucuz algısıyla kaçak sigaraya temah etmek dahi TERÖRİZME KATKI yapmaktır. 

Sanat, edebiyat kisfesi altında yürütülen TERÖRİZM çok tehlikeli boyutlara erişti. Birden bire türeyen ''yazarlar'', ''romancılar'' ardı ardına kitaplar çıkartmaya başaldılar. Toplumumuzun dar kalıplara sıkışmış, ikilemler arasında gidip gelen çaresiz idraklerle savaşan, beyinlerdeki İBLİSİ besleyen türden romanlar peşpeşe piyasaya sürülüyor.

Hele ki son bir kaç yıldır bu işin tümüyle zirveye çıktığını görmemek için kör olmak gerekiyor. 

Geçmişinden bu güne, karmaşıklıklar, belirsizlikler içinde  sürekli yoğurulmuş başarısız insanların tüm algıları ve duyguları üzerinden başlatılan OPERASYONDA ZİRVEYE ERİŞİLMİŞ HALDE.

Uygulanan plan sinsi ve tehlikeli.

Direk bireylere yönelik, kişisel, bire bir uygulanan anca toplumun genelinin üzerinde yürütülen bir sinsi TERÖR saldırısı altındayız.

İKİ HARFLİ! isimlerle kaleme alınmış kitaplar; EN TEHLİKELİ KİMYASAL SİLAHTAN DAHA ETKİLİ!

Tv dizileri, yarışmalar, sözde eğlence programları derken; düşünmeyen, düşünemeyen... düşünse dahi KİŞİSEL, ŞAHSİ VE BENDEN SONRASI TUFAN  diye bildiğimiz türden bireyin kendi içine dönmesini, kendi acizlikleriyle boğuşmasını ve yaşamında geriye bakarak tüm başarısızlıklarını sorgulatan sinsilikle enjekte edilen bir sürü YOZLAŞTIRMA! planları

Bu sayede toplum tek tek hedef alınıyor. Bireyler üzerinden yürütülen bu operasyon bir zaman sonra ailelere, kurumsal ilişkilere ve geleneklerle, kutsal inançların sorgulanamsına varan sonuçlarıyla birlikte BÜTÜNSEL BİR YOZLAŞMANIN AYAK SESLERİ...

Düşünsenize; önce ben, önce kendim diye şartlanış ve bu şartlanmaya kodlanöış beyinler için AİLE, KURUM, DEVLET, İNANÇ BÜTÜNLÜĞÜ gibi değerlerin ne önemi kalır?

Kendinden başkasını düşünemeyen bir yaşama kodlanmış kişilik toplumsal bütünlüğün neresinde olabilir? Bencil, benci, kendilikçi ve kişiselci bir girdap içinde boğuşan bireyler olarak...

YURTTA SUS, CİHANDA SUS! ... empozesi, saldırısı altında kodlandığımızın farkına varalım.

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ