ÇOCUK OYUNLARININ ÖĞRETTİKLERİ
Hasan Soner Kırkuşu >

ÇOCUK OYUNLARININ ÖĞRETTİKLERİ

Önüm, arkam, sağım, solum sobe. Saklanmayan ebe.

Bu oyunun adını bilirsiniz, küçükken hepimizin oynadığı en az iki kişiyle oynanan oyunlardan. Sobe oyunu veya sobelemece. Oyunun kuralı gereği ebe olan kişi gözlerini kapatarak ve yüzünü kale adı verilen bir duvara dönerek 1’den 10’a, 20’ye veya 30’a kadar sesli bir şekilde sayar. O sırada diğer oyuncular saklanırdı. Ebe, sayması bittikten sonra “önüm, arkam, sağım, solum sobe. Saklanmayan ebe.” der ve saklanan kişileri bir taraftan aramaya koyulur diğer taraftan ise kalesini de sobeletmemeye çalışırdı. Eğer ebe olan kişi bir kişiyi saklandığı yerde görürse “gördüm” diyerek hızlıca kalesine doğru koşması, gördüğü oyuncudan önce kaleye vararak dokunması ve yakaladığı kişinin adını söylemesi gerekirdi. Eğer bu şekilde yakalan bir oyuncu olursa artık o, ebe olurdu. Fakat saklanan oyunculardan herhangi biri kaleye doğru koşarak ebeden önce kaleyi sobelemeyi başarırsa ebe olmaktan kurtulurdu.

Küçükken oynadığımız bu sobelemece oyununda kimi zaman birileri ispiyonculuk yapar, saklanan kişilerin yerini gizlice söyler veya işaret ederdi. Eğer farkedilirse tartışma başlar kimi zaman ise bu tartışma kavgaya dönüşürdü. Yine bu oyunda kimileri çok iyi saklanmayı başarırken kimileri ise hemen yakalanıverirdi.

Aslına bakılırsa bu oyun çocuklar için iyi bir sosyalleşme aracı olduğu kadar daha küçükten bazı yeteneklerin gelişmesine katkısı olan bir oyundu. Herşeyden önce bu oyun sayesinde iyi saklanma ve hızlı koşma yeteneği gelişmiş oluyordu aynı zamanda eğer ebeyseniz, gözleriniz kapalıyken bile kulaklarınıza gelen seslerden kimin nereye saklanmış olabileceğini tahmin etme yeteneğiniz gelişiyordu. Bunların yanında risk alma, doğru strateji geliştirme yeteneğini de geliştiren en güzel çocuk oyunlarından biriydi sobelemece.

Bakıyorum da ülkeme, biz büyüklerin dünyasına, hergün olan bitene pek değişen birsey yok gibi geliyor bana. Ne var ki eskiden yaşadıklarımız oyuncuktandı, şimdi ise büyüdük ve yaşananlar gerçek. Değişmeyen ise taktikler ve stratejiler.

Şu anda ülke içinde ebe rolündeki birileri bir zamanlar gözünü yumdu, sırtını döndü, yıllarca saydı ve diğer oyuncuların saklanmasını bekledi. Diğer oyuncular ise saklandı ve ebe rolündeki kişinin kaleden ayrılmasını, gizlendikleri yerde sinsice, beklemeye başladılar. Bazı oyuncular bilerek kaleden çok uzaklara saklandılar çünkü ne kadar uzaklaşırlarsa ebe bir o kadar kalesinden uzaklaşacak, kale boş kalacak ve böylece kalenin yakınlarında gizlenenler fırsattan istifade kaleyi sobeleyeceklerdi. Hatta zaman zaman ebeyi şaşırtmak için farklı yerlerden sesler çıkartarak ebenin hedefini şaşırttılar. Zaman zaman ise hem oyunun içindekilerden hem oyunun dışındakilerden bazı ispiyoncu kılıklılar yanlış ispiyonlar vererek ebenin tamamen kaleden uzaklaşmasına neden oldular. Bu bir taktikti ve uzunca bir süre tuttu. Kale her boş kaldığında bir başka oyuncu kaleyi ele geçirdi.

Ancak böyle oyunlarda oyuncuların her ne kadar taktiği ve stratejisi varsa ebenin de kendine göre taktikleri ve stratejileri vardır. Bunlardan bazıları kulağın açık olmasıdır. Her kıpırtıyı dikkatli bir şekilde takip etmek ancak her sese aldanmamaktır. Bazı noktalara yürüyüp gitmek yerine oralara uzaktan taş atıp gelecek sesi dinlemek ise başka bir taktiktir. Yine bir başka strateji ise oyunculardan biriyle önceden anlaşmak ve onu ispiyoncu olarak belirlemektir. Önceden anlaşılan bu ispiyoncunun ilk etapta kaleyi sobelemesine göz yumularak sonrasında bu ispiyoncunun verdiği bilgiyle saklanan kişilerin kolaylıkla bulunması gibi stratejiler de ebenin stratejilerindendir.

Bunların hepsi esasen akıl ve zekâ kokan yol ve yöntemlerdir. Belki işin içinde ispiyonculuk, kandırmaca, aldatma gibi kötü ve ahlâk dışı bir takım taktikler ve stratejilerden yararlanılır ama bugünün gerçek dünyasında da bu çocuk oyunlarının bizlere öğrettiği aynı taktikler ve stratejiler kullanılmaktadır.

Kısacası şu anda dünyanın her yerinde istihbarat teşkilatları çocuk oyunlarında olduğu gibi farklı yol ve yöntemlerle çalışmalarına devam etmektedir. Ülkemizde de durum farksız değildir. Birileri paralel devlet olmaya çalışsın dursun ve kendi istihbarat teşkilatlarını oluştursun önemli olan bizim bu tür yapılanmaların içine ne kadar karşı paralel yerleştirdiğimiz, bunların plânlarının ne kadarını öncesinden deşifre ettiğimiz ve onları gizlendikleri yerlerde kıskıvrak yakalamak olmalıdır.

Bıçak sırtı bu durumda bilgi kirliliği yaşanmamasına dikkat etmek gerekir ancak bunu yaparken de dikkatli olunması gereken diğer bir konu hafiye devleti olunmasına müsaade etmemektir. Aksi halde kurunun yanında yaşların yanmasına kapı aralanmış olacaktır.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI