KALBİNİ MISRALAR YERİNE BİZE TEBLİĞ EDENDEN RAZIYIZ.
Tarık Eski >

KALBİNİ MISRALAR YERİNE BİZE TEBLİĞ EDENDEN RAZIYIZ.

Sürekli olarak veya sıklıkla toplumun bilinç düzeyinin artmasının, gelşmesinin kaçınılmaz gerekliliğinden söz ediyoruz. Tavsiyelerde bulunuyor, zaman zaman ahkam boyutunda işin dozunu bile kaçırdığımız oluyor.

Hangi bilinçten, nasıl bir bilinç düzeyinden bahisle bunu yapıyoruz, öncelikle bundan kendimiz haberdarmıyız? Bir kaç kitap karıştırmak, moda akımları kenarından köşesinden, ele güne karşı amacıyla takip ederek bilinçlenmiş mi oluyoruz?

İnsanların hücrelerinin dahi bir titreşimi olduğunu, bu titreşimlere FREKANS! dendiğini kaçımız biliyor? Kalkıp frekansın ne olduğunun ahkamını kesecek değişiz. Ama birim olarak HERTZ! birimiyle ölçüldüğünü hatırlatıp devam edelim.

İnsan hücrelerinin, yaprakların, çiçeklerin aklımıza gelebilecek herşeyin bir titreşimi vardır. Sadece fiziksel veya maddi şeylerin ötesinde düşüncelerin, duygularında titreşimleri yani frekansları vardır. '' frekansımız tuttu veya aynı frekansı yakaladık'' deriz ya... hiç düşündük mü bu dilimze yapışan frekans yakalamak nedir? Dakika bir gol bir! ''modaya'' denk geldik ve moda diye kullandığımız lafın özüne inmeye devam edelm. 

FREKANSLARIN! bilinç düzeyine etkisi ve ilişkisi üzerine uzun yıllar deneyler, araştırmalar yapan ve bunları klinik ortamında ortaya koyarak ıspatlayan Amerikalı bilim adamı Dr.Hawkins'in adını duyan var mı? 

Dr. Hawkins uzun yıllara dayalı çalışmalarının sonucunda bir tablo ortaya koymayı başarmış, adına da HAWKİNS'İN BİLİNÇ HARİTASI denmiştir. Merak edenler malum ''hazrete'' sorabilirler.

Dr. Hawkins bu çalşması ile bilimsel olarak; GÜCÜN KUVVETE KARŞI - BİLİNÇ ANATOMİSİNİ ortaya koymuştur. Bu isimle yayınlanmış kitap mevcut ve erişmekte güç değil.

Yükssek frekanslı duygu ve düşüncelerin düşük olanlara karşı çok daha güçlü olduğu gerçeğine ulaşılan bu çalışmada en yüksek fekansa ulaşmış bir bilincin, 70 milyon düşük frekanslı bilinci dengelediği ortaya konulmuş. Bu ne mi dmek? Onu da siz cevaplandıracaksınız. Bu uzun yıllar binlerce, milyonlarca kişi üzerinde yapılan deney ve çalışmaların klinik ortamında ispatlanmış ve ortaya konulmuş hali... Dr. Hawkins'in tablosunda alt alta sıralanmış bir çok rakamsal gerçeklikler değişik yönlerde yer alıyor. Belirttiğim gibi ''hazerete'' sorun.

Ancak ne yazarsak yazalım, ne söylersek söyleyelim, NASİBİMİZ KADARI İLE NASİPLENECEĞİMİZ GERÇEĞİNİ ASLA GÖZ ARDI EDEMEYİZ... Onun da zmanını biz bilemeyiz.

NASİPTEN söz etmişken, yine frekansta olduğu gibi arada sırada da olsa NASİP ve NASİPLENMEK aklımıza gelir ve biz onu temenni olarak dile getiririz. Ama NASİPLENMEK adına ne yapıyoruz, NASİP neden diliyoruz da NASİPSİZLİĞE karşı  bunun farkına varmayı denemiyoruz? 

Bilinç, bilmek, öğrenmek sadece bunları çevremize satmak, pazarlamak içinse bunun adı tam adı; Doymak bilmeyen, beslendikçe şişen ve daha daha diye bizi rahat bırakmayan EGO ve sonucumu başlangıcı mı belli olmayan BENLİKTEN başka bir şey değildir. İşte bunu, BENLİĞİ ortadan kaldırdığımızda NASİP gelip bizi bulmuş demektir. Kısacası; PERDELİ OLMAK! nedir diye merak edip, bu perdenin ortadan kalkması için ne, nasıl yerine NEDEN! diye doğru soruyla ilk adımımızı atalım.

KİBİR VE İNAT  ikilisi atlanmamalı. Bakın ne kadar çok şeyle PERDELENİYORUZ! ... Ego dedik, benlik dedik, şimdi de bunlara kibir ve inat eklendi. Biz neredeyiz? Bu perdeler bizi kendi kendimize ne kadar mükemmel, ne kadar bilgii, ne kdar talep gören (!) olarak gösteriyor değil mi. Sonuçlarmızı değil ama SONUMUZU  bu perdelerin ardındakilerin hazırladığından haberdar değiliz.

''TEKAMÜL'', olgunlaşma, gelişim, gelişme kaçınılmazken hele en önemlisi olan RUHSAL TEKAMÜL;eskileri, eskiden öğrenilennleri doğal sürecin ötesinden gelecek olan ''sıçrama'' sayesinde terk etmeyi kabullenerek ilk adımı atmak gerekli. üzerimizdeki gereksiz, işe yaramayan elektriği nasıl ki toprağa aktarmak için yakın ayak basar ve dolaşırsak şte biriken ve ''eskilerden aktarılan'' gereksileri terk ederek kendimizle birlikte dünyayı olmasada çevremizi, etrafımızı kendimizle birlikte TOPRAKLAMAYA niyet ve ilk adım için cesaret için ne bekliyoruz? Yine moda haliyle bunalıma, kileme, sonuç olarak karamsarlık veya olumsuzluk içeren bir ara bölgeye düşeceğiniz endişesi olmasın. TEŞEVVÜŞ (bocalama), bir reailiteden diğer bir realiteye geçerken yaşanabilecek o bocalamayı yaşamayacağınızdan emin olun. ''Realite'' sanılandan asıl GERÇEĞE adım attığımızda AYDINLANMAYI önce KAPLERİMİZDE ardından MISRALARIMIZDA görmek çok yakın. 

Bilinçten, öğrenmeden, gelişmeden bireysel veya toplumsal manasıyl söz ediyor, yazıyor ''ahkam'' kesiyoruz ya... işte inanç bütünlüğü ve bilimsel açılarıyla ortaya koymanın gereği olarak bu yazının içeriği bu günle ve bu kadarla kalmayacak.

SEBEP OLANDAN ALLAH RAZI OLSUN. diyerek o sebebin kalbindekileri mısralar yerine bize tebliğsine izin verene ŞÜKÜRLER OLSUN.

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı