EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ NASIL SAĞLANIR?
Hasan Soner Kırkuşu >

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ NASIL SAĞLANIR?

MEB Özel eğitime teşvik başvuru sonuçları açıklandı açıklanacak. 

Açıklanacak sonuçlara göre özel eğitim teşvik alma şansına kavuşmuş olan veliler en kısa sürede özel okul tercihlerini yapmış olacaklar. Yapılan tercihler sonucunda ise 75 bin öğrenci, özel okullardaki eğitimleri sırasında devletin verdiği teşvik miktarlarından yararlanmış olacak.

Geçmiş üç eğitim ve öğretim yılı ile birlikte düşünüldüğünde toplamda 340 bin öğrencinin teşvikten yararlanmış olduğunu görmüş olacağız. 

Bu eğitim ve öğretim yılı için açıklanan teşvik miktarlarına baktığımızda ise öğrenci başına okul öncesinden lise kademesine kadar 3 bin 60 TL'dan başlayıp 4 bin 280 TL'ya kadar varan teşvik miktarlarıyla karşılaşıyoruz.

Peki bir devlet neden öncelikli olarak kendi sahibi olduğu okullardaki öğrencilere eğitim desteği adı altında para yardımında bulunmaz da özel okullarda okuyan öğrencilere para desteği yapar?

Şimdi bu sorunun ters köşe bir soru olduğunu, devletin gerçekte yapmaya çalıştığı faydayı perdelemeye yönelik düz mantık bir yaklaşım sorusu olduğunu söyleyenleriniz olabilir.

Ben onlara, onların bildiklerini şimdiden söyleyeyim.

MEB, özel okullara bu teşviği niye yapıyor?

Öncelikli olarak bu yöntem, devlet okullarındaki sınıfların kalabalıklığını azaltmaya yönelik  bir çare olarak düşünüldü. Adeta hizmet satın alma olarak görülebilecek bu yöntem sayesinde özel okullardaki boş kontenjanların doldurulması ve böylece devletin yükünün hafifletilmesi amaçlandı. Aynı zamanda bu yöntemle özel okul sayılarının artacağından hareketle işsiz gezen öğretmenlere de iş imkânı yaratılacağı düşünüldü.

Özel okul teşviklerinin verildiği son üç senedir özel okul sayıları  arttı mı arttı, boşta gezen öğretmenlerin bir kısmı bu sayede iş buldu mu buldu. Buraya kadar eyvallah. 

Ancak şunu da sormak gerekir, eğer teşvik verilmese idi kaç özel okul daha açılmayacaktı ve kaç öğretmen iş bulamayacaktı? Ya da şöyle soralım, özel okul sayılarının artmasında, verilen teşviklerin doğrudan veya dolaylı etkisi % kaç olmuştur?

Bu son soruların cevabını veren ciddî bir araştırma verisi elimizde yok. 

Son üç yıldır özel okullardaki artış miktarını ve dolayısıyla istihdam edilen kişi sayısındaki artışı ne ölçüde dağıtılan teşviklere bağlayabiliriz, bu artış ile dağıtılan teşvikler arasında ciddî sayılabilecek bir ilişki kurulabilir mi bilemiyoruz. Fakat dersanelerin ve etüt merkezlerinin kapatılmasının özel okul sayılarının artışında daha etkili olduğunu söyleyebilirim.

Ayrıca, dağıtılan teşvik miktarları ile devletin yükü ne ölçüde azalmıştır, acaba gerçekten ümit edilen şekilde ve beklenen ölçüde dağıtılan bu teşviklerle devletin yükü hafiflemiş midir? Konuyla ilgili fayda-maliyet analizleri var mıdır?

Bu soruların cevabını bulabileceğimiz ciddî bir araştırma veya meclis raporu ortada yok. 

Fakat ben şunu çok iyi biliyorum ki, devlet okulları parasızlıktan ağlanıyor. Üşenmiyorsanız hemen şimdi kalkın ve adresinize en yakın bir okulun müdürüyle bir konuşun bakalım neler neler duyacaksınız, neler işiteceksiniz, duyduklarınıza kulaklarınız inanmayacaktır bana inanın.  

Okullardaki kadrolu memur ve hizmetli yokluğundan tutun, her türlü temizlik, kırtasiye, tamirat, tadilat, bakım, onarım masraflarının, elektronik araç-gerecin ve sarf malzeme ihtiyaçlarının karşılanmasına, güvenlik elemanı yetersizliğinden tutun eğitim binalarında ücretli olarak çalıştırılan personelin maaş ve sigorta giderlerinin tamamının okul aile birlikleri kanalıyla toplanan (zorunlu)bağışlar vasıtasıyla karşılanmasına varıncaya kadar bin türlü dert dinleyeceğinizden emin olabilirsiniz. 

Okullarda yaşanan parasızlık öyle had safhalara kadar varmış durumdaki artık okul idarecileri ve okul aile birlikleri eğitim ve öğretimi adeta bir kenara bırakmış durumdadırlar. Zaten veliler de Teog ya da Lys gibi dertlerle perişan durumda olduğundan bu konuya değinmek dahi istemiyorum.

Şu anda eğitim yuvası olarak gördüğümüz okullarımızda, eğitimin kalitesinin yükseltilmesine, öğrencilerin her türlü gelişiminin desteklenmesine dair projeler üretilmesi gerekirken okul idareleri ve okul aile birlikleri ne yazık ki sabahtan akşama kadar nereden ne kadar para bulabiliriz, ay sonunda personel giderini nasıl karşılayacağız, acaba bu ay nereye gezi düzenlesek de biraz okula para kalsa, tiyatro gösterisinden, kadınlar günü eğlencesinden, yemekhaneden, kantinden, servislerden bu ay kaç para gelir derdine düşmüş durumdadır.

Oysa aynı okul idarelerine ve okul aile birliklerine gidin ve sorun, nedir bu derdinizin çaresi diye. Hemen hemen hepsi işin mutfağındakiler olarak şunu söyleyeceklerdir.

"Devlet, özel okullarına öğrenci başına verdiği teşvik miktarlarının %10'nu versin maddî olarak hiç bir sıkıntımız kalmaz' diyeceklerdir. "Gerekirse bizzat gelsinler ve neyin nereye, nasıl harcandığını da takip etsinler, denetlesinler ve sonrasında herhangi bir kalite artışı olmazsa hesabını sorsunlar" diyeceklerdir.

Hattâ ben şu kadarını söyleyeyim, okul idarecileri ve okul aile birlikleri %5' e bile razı durumdalar. 

Haydi küçük bir hesap yapalım, bir devlet okulu düşünün ki öğrenci mevcudu 1000 olsun. Ortalama özel okul teşvik mikrarının 3 bin 500 olduğunu ve bunun %5'nin 175 TL olduğunu hesap ettiğimizde, toplamda bir eğitim ve öğretim yılı için bu okula ayıracağınız miktar 175 bin TL olacaktır. 

Bu toplam meblağı devlet okuluna verin ve sonrasında da harcamayı denetleyin bakalım neler oluyor, o devlet okulu benim diyen özel okulların bir çoğuyla rekabet edebiliyor mu, edemiyor mu bir görün.

Ben şundan eminim ki devlet; özel okullarda okumak isteyen öğrencilere verdiği desteğin sadece %5'ni kendi okullarındaki her öğrenci için ayırsın, bizim ülkemizdeki devlet okullarının tamamına yakını, günümüzün iyi eğitim verdiğini iddia ettiğimiz özel okullar ayarında olacaktır.

Alın size eğitimde fırsat eşitliği için atılacak büyük bir adım.

Ve ben iddia ediyorum ki, böyle bir uygulama ile birlikte olmak üzere aynı zamanda liyakat esasına dayalı adil bir insan kaynakları politikası güderek ve öğrencilerin her yönüyle gelişimini destekleyen proramların uygulanmasına zemin hazırlayarak bu ülkenin kalkınmasının önündeki en büyük engellerden birini aşmış oluruz.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI