Eczacı Ekrem Eşkinat Aba Altından Sopa Göstermiş. Korkanlar Beri Gelsinler . . .

Eczacı Ekrem Eşkinat Aba Altından Sopa Göstermiş. Korkanlar Beri Gelsinler . . .

”Gazeteciler siyasetten çekildiği zaman, bende siyasetten çekilirim.”

” Eleştiren ”o” gazetecilere buradan bir şey söylüyorum. Hukuk bir gün herkese lazım olabilir.”

Bu sözleri söyleyen, Eczacı Ekrem Eşkinat’mış.

Şimdi bu yazımın devamını okumadan bu sözler üzerine biraz düşünün. Yazımı okumaya ara verin ve bu sözleri tahlil edebilmek için, bu sözler hangi psikoloji ile söylenebileceğini, Sözlerin ne anlam taşıyabileceğini, neden böyle söz etmeye gerek duyulabileceğini ve benzer sorulara cevap arayın.

Birinci söze hiç takılmayın. Boşuna zaman ayırmanıza ve zaman kaybetmenize gerek yok. Gülüp geçin. Ben öyle yaptım.

İkinci edilmiş söz bir kaç açıdan değerlendirilebilir.

İlk Olarak,

Eczacı Ekrem Eşkinat; İleri görüşlü olmasa da bu gidişle en kısa zamanda başına gelecek olandan mı söz etti? O kadar da abdal olamaz ki malum olsun. Olsa freni patlamış kamyon gibi gitmeye devam etmez. Ama her zaman derim ya, gerçekten merhametlidir. Konuşur, eder, ironi mironi yapmaya çalışır ama yüreği ile yaptıkları her zaman tezattır. O nedenle ilkbaharın ortalarını görmüş ve başına gelecekler kendisine malum olmuş olabilir diye düşünebiliriz. Hukukun kendisine lazım olacağı muhtemel zamanı bir an kestirerek bu lafı etmiştir.

Ardından,

Hukukun kendisine değil de, eleştiren gazetecilere yönelik aba altından sopa mı gösterdi diye düşünürsek ki bence bu ihtimal daha kuvvetli.

Hukuk kendisini eleştiren gazetecilere lazım olabilir ihtimali üzerinden bakalım.

Ziya Paşa’nın dediği gibi; ”Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” Aslan sosyal demokrat Eşkinat. eleştiren gazetecileri mahkeme, hukuk, adalet tehdidi ile mi susturabileceğini düşünüp bu lakırdıyı ettin? Yoksa her zaman ki gibi sana hiç yakışmayan, beceremediğin ironi yapmaya mı çalıştın? Sosyal paylaşımlarında çarşaf, çarşaf ceza evine atılan, cezalandırılan gazetecilere destek mesajlarına ne oldu? Şahsına yönelik olmayan, ailene, sana ve ”en yakın çevrene” şahsi husumet gütmeksizin sadece kamu adına işlerini yapan ”gazeteci”lerin hiç bir hakaret içermeyen yazılarını, haberlerini mi beğenmiyorsun? Yoksa içinde senden ve ” yakın çevrenden” uzaktan yakından alakası olmayan, içinde adının dahi geçmediği yazılardan, yahu bu yazıdaki benim, adam yazısında beni tarif etmiş dediğin, gocunduğun, alındığın taraflar mı var?

Şikayet dilekçende ne diyeceksin?

Bu gazeteci şunu, şunu yazmış. O şunu, şunu yazdıkları kişi benim. Bu haltları ben yedim ve çok alındım. Benim adım her ne kadar geçmemişte olsun ama orada bahsedilen şu, şu işleri ben yaptım ve bu gazeteci bunu öğrenmiş ve yazmış. Ama benim adım geçmiyor. Yani her ihtimale karşı tıngırdamak mı gerekiyor? Adama sorarlar yaran nerede diye?

Yoksa gerçekten de adınla, sanınla direk senin eleştirildiğin yazıları mı şikayet edeceksin?

Nerede kaldı senin sosyal demokratlığın? Hani daha dün Can Dündar için mangalda atmadık kül bırakmıyordun. Eğriye eğri, doğruya doğru. Doğru yaptığın hangi şey kasten ve maksatlı olarak eleştirildi? Eleştirilse bile sen o eleştirilerden ne dersler çıkarttın?

Yok öyle aba altından sopa göstermek.

Senin abanın altından gösterdiğin o sopadan korkan ve senin o gazetecilere yönelik konuşmanı dinleyip veya benim gibi sonradan haberi olan hangi gazeteci susuyor ve senin o lakırdına tepki göstermiyorsa ona veya onlara da yazıklar olsun. Biri, gazetecilere veya gazeteciye yönelik ima ile aba altından sopa göstermeye yeltenecek ve orada olan veya işiten gazetecilerde ses çıkartmayacaklar kibarca, nezaketlerinden ödün vermeden ağzının payını vermeyecek  veremeyecekler. Ona, onlara da ” bravo”.

Eczacı Ekrem Eşkinat;

Şahsen ben, senin belediye başkanlığını eleştiriyorum. Belediye başkanlığını beceremediğini dile getiriyorum. En azından bir çok kişi şahittir. Senin Süleymanpaşa belediye başkanlığını beceremediğini ama bir başka belediyede çok daha başarılı olabileceğini savunuyorum. Sen Süleymanpaşa belediye başkanlığını yürütemiyorsun.

Yine her zaman herkese dediğim ve yazdığım gibi; Akçeli işlerde, rüşvet miş, çıkar amaçlıymış gibi alçaklıkların içinde asla bulunmayacağını, bilerek ve isteyerek bu tip yakışıksız şeylere asla bulaşmayacağınıı, geldiğin önceki görevinde yüz milyon dolarlık bütçeleri yönettiğini ancak asla sana emanet edilene maddi yönden ihanet etmeyeceğine boyumca kefil olduğumu söylerim, yazarım ve kalıbımı basarım.

Ancak sen iyi bir belediye başkanı değilsin. Beni hayal kırıklığına uğrattın. Tekirdağlılar seni sevmiyorlar. Sevmediler ve sevmiyecekler. Seni takdir etmiyorlar. Etmiyecekler de. Seninde hiç umurunda olmadığını da biliyorum. Senin vicdanınla, yüreğinle yaptıkların ve konuştukların asla örtüşmüyor. Yufka yüreklisindir. Vicdanlısındır. Çok iyi biliyorum. Ama vicdanınla söyleyip yaptıkların çok tutarsız. İşte ben bunları söylüyor ve vurguluyorum. Hadi şimdi doğruları, inandıklarımı ve gözlemlerimi paylaştığım için bana da mı hukuk gerekecek? Daha geçen hafta senin en yakınında bulunan birisi, bire bir sohbetimiz sırasında her şeye rağmen Ekrem ağabeyine kıyamıyorsun, toz kondurmuyorsun diye bana takıldı. Eczacı Ekrem Eşkinat’ı sevmek ayrı bir şey ama belediye başkanı Eşkinat’ı eleştirmekten dolayı hukuka gereksinim duyacaksak hodri meydan. Açalım çuvallarımızın ağzını, dökelim mi her şeyi ortalık yere? Ama üstü kapalı veya birbirimize ima yoluyla vurguladıklarımız varsa da, ne var ne yoksa.

O ettiğin söz sana hiç yakışmamış.

Eleştiren gazetecilere de bir gün hukuk gerekebilirmiş. Tehdit vari aba altından sopa göstermek sana yakışmamış. Gazetecilere yönelik bu sözlerine tahammül gösterenlere de yakışmamış ve hala daha duyup, işitip tahammül göstermeye devam edenlere de yakışmıyor.

Ben şahsım ve gazeteciler adına senin bu imalı sözlerine karşı ancak bu kadar cevap verebiliyorum. Daha fazlasını daha yetkili ve sorumlu olanlar yapsınlar. Alsınlar senin o konuşma kayıtlarını dinlesinler ve gerekli olan neyse yerine getirsinler.

Eczacı Ekrem Eşkinat;

O senin aba altından gösterdiğin değnek var ya o değnek, işte o değnek aslında gazetecilerin her zaman ellerinde.

Köpeğin  çok olduğu yerde değneksiz gezilir mi?


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI