HAYDİ HAYIRLISI AMA...
Hasan Soner Kırkuşu >

HAYDİ HAYIRLISI AMA...

Teog yerine gelen yeni sistem Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından açıklandı. Böylece günlerdir beklenen değişiklik ile ilgili başta öğrenciler olmak üzere öğrenci velilerinin ve öğretmenlerin merakı giderilmiş oldu. Yeni sistem ‘Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi olarak ifade edildi.

Yeni açıklanan sisteme dair yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere, 1 milyon 200 bine yakın 8.sınıf öğrencimiz toplamda 11 bin 57 lise arasından lise tercihi yapacak. Ancak sınavsız olarak tercih edebilecekleri liselerin hangi liseler olacağı yani sınavsız bir biçimde ve üstelik bağlı oldukları eğitim bölgeleri de hesaba katılarak adreslerine en yakın liseler arasından seçecekleri liselerin hangi liseler olduğunu öğrenmemiz için Mayıs ayını beklememiz gerekecek. Sınavla öğrenci kabul edecek olan liselerin sayısının ise 600 civarında olacağını söyleyen Bakan’ın açıklamalarına kulak verecek olursak sınavsız olarak öğrenci kabul edecek liselerin oranının %94-95’e tekabül edebileceğini söyleyebiliriz.

Geri kalan %5-6’lık lise ise sınavla öğrenci kabul edecek liseler olacak. %5-6’lık dilimde kalan bu liseler için 60 sorudan oluşan bir sınav yapılacağını yine Sayın Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın açıklamasından öğreniyoruz. Bu sınava isteyen öğrencilerin girebileceğini, istemeyen öğrencilerin ise girmeyeceğini yani sınav mecburiyetinin kalkmış olduğunu görüyoruz. Haziran ayının ilk hafta sonunda tek oturum halinde yapılacak olan, sayısal ve sözel bölümlerden oluşacak sınavın sonrasında öğrenciler, kendi tercihlerine bağlı olarak ve puan sıralamasına göre kontenjanları önceden ilân edilecek olan Fen Liselerine, Sosyal Bilimler Liselerine ve Proje okulları olarak belirlenmiş liselere kayıt yaptırma imkânına kavuşmuş olacak.

Yine açıklamadan anlaşılacağı üzere hem sınavsız hem de sınava dayalı olarak yapılacak tercihler, internet sistemi üzerinden aynı anda alınacak ve yerleştirmeler merkezî olacak.  Ancak bu konuda bir muğlaklık olduğu dikkat çekmektedir. Çünkü yapılan açıklamaya bakılırsa sınavsız bir şekilde öğrenci kabul edecek liseler için tercih yapacakların, 5 tercih yapabileceği söylenmiş olsa da; sınavla öğrenci kabul edecek olan liseler için tercih yapacak öğrencilerin tercihlerinin bu 5 tercih arasında mı olacağı yoksa ayrıca 5 tercih daha mı yapacakları yani toplamda 10 tercih mi yapacakları henüz belli değil.

Yeni sistemde sınavsız bir şekilde tercih yapacak öğrencilerin, internet tabanlı olarak kendilerine açılacak olan sistem üzerinden 5 tercih yapabilmesi için, önceden belirlenecek olan eğitim bölgelerinin dikkate alınacağını ve adrese dayalı bir kayıt sistemine geçileceğini öğrenmiş bulunuyoruz. Yani eğitim bölgeleri belirlenirken öylesine belirlemeler yapılacak ki, eğitim bölgesi olarak belirlenecek olan bölgenin içinde her türden okulun bulunmasına özen gösterilecek. Yani belirlenen bir eğitim bölgesinin içinde İmam Hatip Lisesinden tutun da, Meslek Lisesine, Anadolu Lisesine varıncaya kadar farklı türden liselerin bulunması gözetilmiş olacak.

Ancak burada da bir başka sıkıntı göze çarpmaktadır. Hepimizin bildiği gibi lise türleri sadece İmam Hatip Liselerinden, Meslek Liselerinden veya Anadolu Liselerinden ibaret değildir. Bunun yanında Güzel Sanatlar Liseleri, Spor Liseleri olduğu gibi Meslek Liselerinin de kendi içinde branşlaşmaları söz konusudur ve bu liselerden her yerleşim yerinde bırakalım bir kaç tane olmasını bazı yerleşim yerlerinde hiç olmadığını biliyoruz. Bazı meslek lisesi bölümleri de var ki öğrencinin adresinin bulunduğu ilçede olmadığı gibi ilde dahi olmayabilir. Örneğin; Havacılık Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi, Tarım Meslek Lisesi gibi liselerden bahsediyorum. Yine örneğin; bir meslek lisesi bölümü olarak öğrencinin gelecekte Matbaacılık bölümünde okumak istediğini düşünelim, bu öğrencinin bırakın eğitim bölgesinde, ilçesinde ilinde dahi böyle bir bölümün eğitimini verebilecek lise yoksa ne olacaktır, aynı durum saraciyeci olmak isteyen ayakkabıcı olmak isteyen, kuyumcu olmak isteyen öğrenciler için de geçerlidir. Bu öğrenciler ile ilgili olarak eğitim bölgesi esaslı yerleştirme sistemi ne şekilde işleyecektir henüz bununla ilgili açıklamaların olmaması da şu anda kafalarda bir sürü soru işareti oluşturmaktadır.

Tüm bunların yanında merkezi olarak yapılacak sınavsız yerleştirmelerde ortaokul akademik başarı ortalamasının da dikkate alınacağını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu açıdan bakıldığında bu durum ortaokul öğretmenlerinin yapacakları her türlü değerlendirmenin de yerleştirmelerde ağırlığının olacağı anlamına gelmektedir. Bu elbette sevindiricidir çünkü öğrenci ister sınavsız olsun ister sınavla olsun hedeflediği liseye gidebilmek için ortaokul eğitimini aldığı okulun derslerini önemsemek durumunda kalacaktır. Ancak bu sistemin de hormonlu notları engellemeyeceğini şimdiden söyleyebiliriz.

Fakat burada açıklanması gereken bir başka soru daha akla gelmektedir. Eğer öğrenci ortaokulda iken derslerine yeterli önemi vermez ve başarı ortalaması oldukça düşük olursa bu öğrencilerin durumu ne olacaktır? Bu sorunun cevabı da belli değildir. En azından Sayın Bakan’ın açıklamasında buna değinilmemiştir. İlerleyen günlerde bununla ilgili olarak da bir açıklama yapılması gerekmektedir. Başarı ortalamaları çok düşük olan öğrenciler büyük ihtimalle yapacakları 5 tercihe dahi yerleşemeyeceklerdir. Bakan’ın açıklamasındaki akademik çeşitlilikten yola çıkılacak olursa böyle öğrenciler tüm sınavsız öğrenci kabul eden liselere eşit bir şekilde mi dağıtılacak yoksa bu öğrenciler ile ilgili başka bir formül mü düşünülmektedir? Bunlar cevap bekleyen sorular olarak ortada durmaktadır.

Bununla birlikte sınavla öğrenci kabul eden liselerin sayısının da Sayın İsmet Yılmaz’ın açıklamasına göre 600 civarında olması son derece yetersizdir. Ülkemizin 81 vilayetten oluştuğunu hesaba katacak olursak böldüğümüzde her ile neredeyse 7-8 arası sınavla öğrenci kabul edecek olan lise düşmektedir. Bu ortalama sayının büyükşehirlerde daha da artacağını düşünecek olursak, bazı küçük illerde ise bu sayı 3-4’e kadar düşecektir. Bu şu anlama gelmektedir; akademik ortalaması oldukça yüksek ve sınavda da iyi bir puan almış olan başarılı öğrencilerimizin neredeyse tamamına yakını Fen Liselerinde, Sosyal Bilimler Liselerinde veya Proje Liselerinde okumak istiyorlarsa ya bulundukları yerleşim yerini terk etmek ve yatılı okumak durumunda kalacaklardır ya da bu heveslerinden vazgeçerek bulundukları bölgede sınavsız olarak öğrenci kabul eden liselerden birine devam etme kararı alacaklardır. Sınavla öğrenci kabul eden liselerin sayısı en azından iki-üç kat artırılmalıdır ki öğrencilerin ve velilerin yaşadıkları bölgeden uzaklaşmak zorunda kalmalarının önüne geçilmiş olsun. Öğrencinin gerek akademik başarısı üzerindeki, gerekse gelişim psikolojisi açısından olumlu etkilerini de birlikte düşünecek olursak lise dönemi öğrencisi ile ailelerin bütünlüğünü elden geldiğince sağlamaya çalışmanın oldukça önemli olduğunu vurgulamak gerekir.

Diğer bir açıdan bakıldığında her ne kadar açıklanan yeni sisteme “Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi” denilmiş olsa da bir sınavdan bahsediliyor olduğunu açıkça görmemiz, aslında sınavsız bir sisteme kavuşmanın; Bakan’ın da ifade ettiği gibi; sadece gelecekte ümit edilen bir durum olduğunu göstermektedir.

Tüm liseleri Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Lisesi ve Proje Liseleri ayarında yaparak artık sınavsız bir şekilde liselere geçişi sağlamak elbette tüm ülkenin arzusudur ancak bunun gerçeğe dönüşmesinin de uzun süreli birtakım altyapıları gerektirdiği hepimizin malûmudur. Herşeyden önce bu arzulanan hedefe varmak için geçen sürede sınav olacağına göre ve üstelik bu sınavın içeriğindeki soruların 6, 7. ve 8.sınıfı da kapsayacağını düşünecek olursak sistemin öğrenciyi ve veliyi yine dönüp dolaşıp ‘okul dışı kaynaklara’ yönlendirme olasılığı yüksek görünmektedir. Yani kurslara, özel derslere, etüt merkezlerine, merdiven altı dershanelere vb. alternatiflere yönlendireceği açıktır.

Son olarak da açıklanan bu yeni sistemin bizim eğitim sistemimize ne katacağına değinecek olursak bence çok ciddî anlamda olumlu bir etki yapabileceğini sanmıyorum. Çünkü nereden bakılacak olursa olsun içinde öyle ya da böyle sadece temel dersler olarak kabul edilen (Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, İngilizce ve Din Kültürü Ahlâk Bilgisi) derslerden oluşan bir sınavın olduğunu görüyoruz; öğrencilerin becerilerinin, yeteneklerinin, kişilik özelliklerinin göz ardı edildiği ve bu özellikler dikkate alınmadan okulöncesinden başlamak üzere ortaokul son sınıfa kadar öğretmenler tarafından hiçbir şekilde yönlendirmenin yapılmadığı bir sistemden bahsediyoruz.

Kısacası açıklanan yeni sistem, nihayetinde her öğrenciyi özel bir kişilik olarak merkeze alıp da yönlendirmeyi esas alan ve bunu teşvik eden bir sistem değildir. Sistem Sayın Bakan İsmet Yılmaz’ın dediği gibi öğrencinin daha çok sanata, spora, iş atölyelerine, laboratuarlara, sosyal çalışmalara yönlendirildiği teşvik edildiği, böylece bilgi, beceri ve yeteneklerinin keşfedildiği, öğrencinin kişiliğini ve karaktereni keşfetmesine yardımcı olan bir sistem değildir.

Neticede eğitimde fırsat eşitliğinin olmadığı ülkemizde birçok veli, çocuğunun yüksek bir puan alamayacağını bilse de hiç olmazsa sınava girmesini tercih edecektir. Hiç olmazsa ortaokul akademik ortalamasının yerleştirmelerde dikkate alınacak olmasından dolayı çocuklarının 6.sınıftan itibaren 8.sınıfa kadar bazı kurs merkezlerine, etüt merkezlerine gitmesine özen gösterecektir.

Dolayısıyla bu yeni sistem de eski sınav sistemlerinde olduğu gibi çocukları yarışa tabi tutacaktır, stresi azaltmaktan öte stresi daha da çoğaltacak bir sistem gibi görünmektedir.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ