Uzak ''DÜNDEN'', Yakın ''DÜNE'' ve ''BU GÜN'' CHP... -1-
Tarık Eski >

Uzak ''DÜNDEN'', Yakın ''DÜNE'' ve ''BU GÜN'' CHP... -1-

 16 Ekim 2017 Ankara.... DENİZ BAYKAL HASTANEYE KALDIRILDI! Konulan teşhis BEYİN KANAMASI... Bundan, yaklaşık bir buçuk ay sonra, 5 Aralık 2017'de de Baykal’ın tedavisi  Almanya'ya devam edecekti ve Baykal'ın Almanyaya götürüldüğü açıklandı. Bir buçuk ay kadar sonra  Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Baykal'ı ziyaret amacıyla Bavyera’ya gittiğini öğrendik.  Tarih, 20 Ocak 2018... 

Baykal hakkında kamuoyu ile paylaşılan gelişmelerin hepsi bu.  Ya fotoğraf… Ne Ankara’daki hastanede, ne Baykal'ın Almanya’ya götürülüşü esnasında, ne de Münih Marnau Kliniğinde ve dahası Kılıçdaroğlu ziyaretinde… Tek bir kare FOTOĞRAF YOK!

Geçtiğimiz yıl kaleme aldığımız bir makalemizde, Türkiye'de siyasi partilerin mensubu oldukları ekollerden söz etmiştik. İngo-Amerikan Ekolü ve Alman Ekolüne mensup partiler…  devamla demiştik ki; Birde, her iki ekolün de dışında sayabileceğimiz bir parti olarak CHP var. CHP'nin kuruluşu, Milli Mücadele esnasında çoğunlukla devrin şehir, kasaba ve hatta köylerdeki çoğunluğu din adamları ve müftülerinin liderliğinde kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine dayanmakta. NOT: Halide Edip'in VURUN KAHPEYE adlı romanında bunun tam tersi işlensede tarihi gerçekler ve belgeler ışığında ilerlemekte fayda var.

 2. Dünya Savaşı'nın sonuna; Savaşı'nın galipleri, Postdam Konferansı'nda Türkiye'yi Batı kampından saydılar, Türkiye BATIYA AİT KALMALIYDI ve öyle de oldu. Böylece 20 Y.Yın ikinci yarısında Amerikan dönemi başlamış oldu. Artık  dünyada Amerika ne derse öyle olacaktı! 

1950 Çok partili sistemin Amerikan Ekolü partisi Demokratlar! iktidarı ele geçirince, CHP de zorunlı olarak bu hal karşısında muhalefeti üstlendi. 1938'de başlayan İnönü liderliğindeki CHP son döneminde, Alman Ekolüne  çoktan evrilmişti. Oysaki İnönü katı bir Amerikancı ve bu ısrarında Mustafa Kemal'le aralarını açmayı dahi göze alabilecek kadar inatçıydı. Ancak gelişen şartları ve dünya siyaset dizaynını kuranlar, İsmet İnönü'den daha inatçı ve daha kararlıydı.

2. Dünya Savaşı'ndan sonra Alman Ekolü, derin Rusya'nın kurucusu olan Bavyera Cermen aklının devamı olarak değil, Saksonya Aklının Cermen Planı olarak kurulan Sovyetler Birliği içerisinde yaşamaya devam etti. Etmek zorundaydı!  Bu bağlamda, İsmet Paşa da partisinin adresini “Ortanın Solu” olarak belirledi. Mecburdu!

. Bu belirleme ile birlikte, Türk siyasetinde, yeni bir isimlendirme, tanımlama devri de başla''tılmış'' oluyordu. Fransızların icadı olan “Sağcılık ve Solculuk” böylece Türk siyaset sahnesine çıkmış oluyor ve kamplaşmaların temelelri atılmış olmakla beraber siyaset bloklara ayrılıyordu. Dünya, meşhur''68'' döneminin başlangıcını yine ilk olarak Fransa'da çıkan çalkantılarla görecekti.

Kaldığımız yerden devam edeceğiz.. Ancak konunun, ANALİZİMİZİN DAHA NET ANLAŞILIR OLMASI İÇİN VE TABİ BU ANALİZDEKİ EMEĞİMİZİ DA DAHA NET ORTAYA KOYABİLMEMİZ ADINA; 1908 yılında ilan edilen 2. Meşrutiyetle birlikte ortaya çıkan siyasi kampların kökeni olan “Abdülhamit karşıtlığı” fikrinin eriştirdiği noktaya temasla devam edelim...

Devrin siyasi hareketleri ile devam etmek adına, iki ayrı politik kök halinde yükselen iki damardan yola çıkmak kaçınılmaz. Bu iki damar, hem Osmanlı'nın son yıllarını, hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin iki binli yıllarının ilk on yılını hatta ötesi olan zaman dilimini şekillendirdi. Yani en az 2012 lere kadar diyebiliriz.

Makedonya'nın iki şehrinden isim almakta olan bu iki damar, SELANİK ve MANASTIR EKOLLERİ olarak yerini aldı. O zamanki Selanik, Alman Ekolünün, Manastır da İngiliz Ekolünün adresiydi. Yani bu iki ekolün temel felsefesi aynıydı. Ancak bunlar, iki ayrı devletin ekolüne ait olmalarından dolayı birbirlerine KARŞIT olmanın ötesinde ''can düşmanıydı.'' Resneli'Niyazi'nin katline ve diğerlerine bakıldığında durum açıkça karşımıza çıkıyor.

1909'dan itibaren Osmanlı Devleti'nin yıkılışına kadar (aslında Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışına kadar demek daha doğru) devleti, Selanik Ekolüne mensup Almanistler idare ettiler. Başarısızlıklarının ve tepe kadrolarının yurt dışına kaçışlarının ardından, idare sırasının kendilerine geldiği anlayan ve bunu ''bekleyen'' İngiliz Ekolünün Manastırlıları, Anadolu Türk Ekolünün  başkaldırısının adı olan Müdafaa-i Hukukçularıyla birlikte, Milli Mücadele'yi hayata geçirerek Cumhuriyetimizi onlar kurdular. Aralarında ise zamanın Selaniklileri yok değildi ancak sesleri ve etkinlikleri yok denecek kadar azdı. Tarihsel gerçeklikler o denli ters yüz ediliyor ki, bu ayrıntı bilinmediğinden değil büyük kesimlerin işine gelmediğinden ses çıkartmak, göz önüne çıkartmakta her zaman geri durulmuştur.

Bu noktadan hareketle, CHP için her zaman ortaya atılı olan İTTİHATÇILIK kılıfı tekrardan ele alınmayı ve düşünülmeyi hak ediyor. CHP ye mi yoksa İttihatçılara mı haksızlık yapıldığı ortaya çıkarılmalıdır diye düşünmek gerekli... Bu ayrıntının ardından devamla...

 1. Meclis, bu ortaklığın tezahürü olarak dualarla açıldı. Neden uzun sürmedi, nedenlerini, nasıllarını başka analizlere emanet ederek, DEVAMLA EDELİM ...

2. Meclis, Manastır ekolünün Hâkim olduğu bir temsil alanı olarak devleti, kuruluş dönemiden 1932’ye aynı dönemin ikinci evresinin 1938'ine kadar idare etti. 1938’de Atatürk'ün vefatı ile birlikte Cumhurbaşkanı olan! Katı Amerikancı!İsmet İnönü ülkeyi ve CHP yi, Selanik Ekolü devrine geri döndürdü ve Ankara’nın yönünü, Dönemin Berlin cenahına çeviren hükümetin idaresi altına soktu, sokmak zorundalığını hissetti. Bu devşirilişin nedenlerini de başka analizlere emanet edelim ve asıl bu günkü analiz konumuza devamla...

2. Savaş'ın bitimiyle Osmanlı'dan kalma Selanik ve Manastır Ekollerinin etkisi sonlandırılırken, CHP,  Amerikan nüfuzunun eseri ve dünyada başlayan Soğuk Savaşın sembolü sayılarak Amerikancı ve Sağcı Demokratlar’a karşı, Sovyetçi Solcu Cephenin lideri oldu.

Ne var ki...CHP de,İnönü'nün; Ortanın Solundaki tarifi 1973'te sonlandırılırken, CHP bir kez daha el değiştiriyor ve ; Bülent Ecevit'in devri başlıyordu.

Ecevit, devrinde de CHP yine solcuydu fakat sonradan anlaşılacağı üzere artık “Demokratik Sol” olan bir eksenin partisiydi.

 Yeni CHP, Alman Sovyet’inin nüfuz alanında değil... Kıbrıs Barış Harekâtı ile başlayan millici damar etkisiyle, yerli bir Solculuğun Partisi haline getirlimeye çalışılıyordu. CHP’nin o zaman ki durumunu tarif için; Atatürk’ün yerliliğiyle yakınlaştırılmış, Galiyev Ekolünü hatırlatan ancak adı konulmamış, “Milli Demokratik Doktrin” denilen bir bakıma teşbihte hata olmaz özrüyle  “Militarist Parti” diyebilirmiyiz desem bir çok kişi; EVET DENİLEBİLİR. cevabı verecektir. Bu bir entelektüel bakış açısıdır ve görecelidir.

Ardından 1980!!! ve sonrası dönem…CHP, siyasi hayatına gizli Amerikanist, Alman Solculuğunun partisi olarak devam etti. Bu renkli, caf caflı geçiş süreci 1980 in ardından gelişen dönem aralığında ve 1993 yılında sona erdi. Sonraki dönemde artık CHP, tam bir Alman Ekolü Partisi görünümündeydi. Dönemin tüm siyaasi gelişmeleri ile birlikte irtibatlara ve parti politiklarına bakıldığında ortaya çıkan kuvvetli kanaatlerin dayandırıldığı gözlemle göre, CHP, Saksonya damarına bağlanmışt. Hemde oldukça kuvvetli bağlar sayesinde... Üç bölümlük analizlerimizde;  SAKSONYA DAMARININ KARŞISINDA YER ALAN BAVYERA DAMARINA SERT BİÇİMDE DİRENDİĞİNİ TAHMİN! ETTİĞİMİZ DENİZ BAYKAL'IN AKİBETİNE DE IŞIK TUTTUĞUMUZU GÖRECEĞİZ.

Bu anlamda Almanların en has adamı da Deniz Baykal'ın olması gerekiyordu ki partinin başında o vardı. 

90'lı yılların KARABASANI!  28 Şubat süreci... BND ajanlarınca çalışılmış dosyaların birer birer, siyaset alanına sürüldüğü zamanın tam ortasına nasıl denk getirildi dersiniz? Alman Federal Ekolünün ''kusursuz'' planıydı ve bunların asıl derinliğinde CIA nın  Almanist kanadı da gizli biçimde etkin yer alıyordu. BND ve derinliğinde saklı CIA nın Alman kanadının 28 Şubat planı,  en sonunda, “Almanist Partiler”in tamamını, kendi elleriyle çökertmeye dayandırılmıştı... Sakson ekolü köşeye sıkıştırılmalıydı.

Plana göre, Alman Ekolü partileri, 90’lı yıllar boyunca, teker teker iktidar yapılarak başarısız kılındı ve çökertildi. Bu, CIA nın içinde etkin olduğu  Almanya'nın, 21 Y.y için hazırladığı sunuş başlığıydı. Girilecek olan yüzyıl Türkiye konseptine uygun olarak, yapılan koalisyonlarla çökertilen partilerin enkazından, tek bir “Alman Ekol Partisi” inşa etmyi amaçlıyorlardı. 

Uzak ''dünden'', Yakın ''düne'' ve bu güne dek CHP ile ilgili tarfsız ama analitik yorumlarımızın ışığında oldukça uzun sayılabilecek süreyi kapsayan analizimizi geride kalan 2 bölümle birlikte sizlerle paylaşmayıdevam ettireceğiz.

Neleri analiz ettik? Bundan sonraki 2 bölümde neler var?

* KASET KOMPLOLARI... BAYKAL, BAVYERA BARONLARI İLE ZITLAŞMIŞ OLABİLİR Mİ?

* GEZİ'DE ALMAN EKOLÜNDEN OLAN CHP,17/25 SÜRECİNDE NEDEN AMERİKAN JARGONUNDAN KONUŞMAYA BAŞLADI...

* KILIÇDAROĞLU'NA SUİKAST GİRİŞİMİ...

* NEDEN ''YENİ CHP''...

* KURULTAY ÖNCESİ ANKARA'DA VERGİ DAİRESİNDE PATLATILAN! BOMBANIN MESAJI KİMEYDİ...

* ALMAN SAKSONLARI İLE, BAVYERALILAR ARASINDAKİ SAVAŞTA CHP NEDEN ÖNEMLİ...

* BAYKAL'IN DURUP DURURKEN;''REFERANDUM İPTAL EDİLECEK'' ÇIKIŞININ NEDENİ NEYDİ? REFERANDUM İÇİN AÇILAN İPTAL DAVASI HALA NEDEN BEKLETİLİYOR...

Ve çok daha önemli başlıklar...

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şemtop'un erken seçim açıklaması
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şemtop'un erken seçim açıklaması
Taklalar atan araçtan sağ çıktılar
Taklalar atan araçtan sağ çıktılar