Uzak ''DÜNDEN'', Yakın ''DÜNE'' ve ''BU Gün'' CHP... -3-
Tarık Eski >

Uzak ''DÜNDEN'', Yakın ''DÜNE'' ve ''BU Gün'' CHP... -3-

Bu bölümde biraz mola vererek geriye dönelim ve Deniz Baykal'ın hastalığı ile ilgili analizimize kısa bir dönüşle göz atalım…

2017 sonbaharına girildiğinde, 2019 seçimlerinin tartışılmaya başlandığı zamanda Baykal’ın hiç gereği yokken garip bir beyanat veriyordu. Baykal’ın bu beyanatı herkesi şaşırtmış hatta derin! düşünmeye sevk etmişti.

16 Nisan Anayasa Referandum öncesinde tüm karşı çıkmalara rağmen, son tahlilde herkesin,Cumhurbaşkanlığı Hükümet Etme Sistemi üzerinde anlaşmaya vardığı bir anda ve gelinen noktada, genel kabullenmeyi yıkmaya, yıpratmaya yönelik, birilerince, bir yerlerde planlanlanarak Deniz Baykal’a söyletilmiş! gibi duruyordu.

 Bu açıklamasında Baykal mealen (bizim analizimize göre); “Referandum iptal edilecek ve 2019 seçimlerinden hemen sonra Türkiye’de sistem eski rayına yeniden oturtulacak.” DİKKAT!... Bir önceki analiz bölümümüzde, TAHTAREVALLİ sistemine dönüşten söz etmiştik.

Halihazırda, Baykal'ın dediği gibi; Referandum’un iptali ile ilgili açılan dava henüz görülmüş değil. Sürüncemede. Sizlere de kasıtlı olarak bekliyormuş gibi geliyor mu?...

 “2019 Seçimlerinden önce, Referandumun iptali söz konusu olabilir mi?”

Bazı  gazetecilerin salıverilmesine yönelik, Anayasa Mahkemesi'nin yaptığı hamlenin ortaya koyduğu tablonun olumsuzluğu göz önünde  uzun süre tartışılmaya açılmışken, Referandumun iptaline dair bir tehlikenin varlığı göz ardı edilemez. Hatırlatması ile devam edelim.

Biz kaldığımız yerden devamla Baykal'a dönelim…

 Deniz Bey’in kulağına bir şeylerin fısıldandığını anlatmakta olduğumuz yukarıdaki beyanatının menşei neresi dersiniz? Bu sorunun cevabının, Almanya'nın başkentindeki derin yapıların karanlık mahzenlerinde dahi netleştiği konusunda net analiz yapamıyoruz. Her şeye rağmen bir kanaat ortaya koymak gerekirse sınırlı biçimde analiz ederek ortaya koyabileceğimiz en yakın analizimiz olarak; ''Saksonya etkin olursa Türkiye'nin yeni sistemi Başkanlık olarak devam eder. Hayır, Bavyera etkin olursa Referandum iptal edilir ve sistem kaldığı yerden devamla Parlamenter Demokrasi olur gibi geliyor.’’ diyebiliriz.

Deniz Baykal! Diyoruz ama araya notlar atmadan ilerleyemiyoruz.

Devamla… Hastalığının Türkiye'deki dönemine dair tek bir fotoğraf karesi bulunmayan, kimseyle görüştürülmeyen ya da hiçbir Allah’ın kulunun ne durumda olduğunu bilmediği, sadece yapılan soyut kısa açıklamalarla yetinilen ve  bu nedenle hastalığıyla ilgili kuşkuların arttığı Baykal'ın, bir gece aniden ve apar topar Bavyera’ya taşınmış olması “İki Almanya”! arasında bir kaptıkaçtı durumu mu? Anaiz için en gerekli şüphenin en gerekli cevaba muhtaç olduğu durum.

 Şayet ki,böyle bir durum varsa ‘’derin Bavyera’’, CHP üzerinde, oldukça derin hatta ucu kuruluş yıllarına kadar giden, analizimizin ta en başında söz ettiğimiz Makedonya'nın Manastır şehri ekolünden, Selanik ekolüne dayanan ve oradan  günümüze gelip dayanan kapsamlı bir hamleyle Türkiye’de solculuğun, Deniz Baykal üzerinden ve yeniden formatlanma operasyonu planlamakta olmalı. Olabilir mi? Evet olabilir!…

Analizimizin sonuna yaklaşırken sorulması gereken asıl soru;

DENİZ BAYKAL, HASTA MI DEĞİL Mİ?

 Olabilir de olmayabilir de…

 Bu noktada şunu analizimize ilave edebiliriz…

 Son elli  yılın en derin siyasetçilerinden hatta bilge kurtlarından biri olan Deniz Baykal'ın OLUŞTURULMUŞ! hastalığının ve hastaysa bile bu hastalığının çok ciddi olmadığı düşüncesine kanaat getirmişsek, geriye dönük tüm durumlar gözden geçirildiğinde bu kanaatimizde haksız sayılamayız.

 OLUŞTURULMUŞ HASTALIKTAN SÖZ ETTİĞİMİZİN DİKKATLERİNİZDEN KAÇMADIĞINDAN EMİNİM.

Baykal’ın,Türkiye'den kaçırılır gibi götürüldüğü günlerden bu yana, bilincinin yerinde olduğu konusunda kuşku duymak için nedenlerimiz var. Bu noktada kendi kanaatimizi daha açık dile getirerek analizimize eklememiz gerektiğinin farkındayım.

 Kendilerinin, Bavyera'da  derin aklın karşısına oturtularak, brifing biçiminde, Türkiye'nin ve hatta dünyanın gelecekteki siyaseti üzerine derin bir ‘’bilgilendirmenin’’ kendisine okutulduğunu düşündüğümüzden sizlerinde bilgi sahibi olmanız gerektiğini düşünerek; “Yeni Baykal Tipografı”nın Türkiye'nin CHP ile birlikte sol ve Kürt sol oluşumlar üzerinde etkili olacağını söylemeden geçmeyelim.

Kılıçdaroğlu kısmına bakalım. Bunun neresinde ve ne kadarında, hangi durumda Kılıçdaroğlu için neler var?

 Yukarıdaki nedenle, CHP'nin emanetçisi durumunda olan Kılıçdaroğlu, apar topar Almanya'ya götürüldü. Diyebiliriz. Hangi neden mi? Tek bir nedenle götürülmediğini ve hem Afrin Operasyonundan sonra Almanya'nın Ortadoğu, Suriye ve Türkiye politikasını anlaması ile paralel olarak “Yeni Baykal Felsefesi” ile başlatılarak olan “Ulusal SolYolun” haritasını anlaması için…

Bu ziyaretin sonunda anladığımız; Orada, Bavyera’da olduğu esnada ve dönüşünde, Kılıçdaroğlu hala ikna olmuş sayılmaz hallerini devam ettirirken, Bavyera dönüşü ile Kongre ortasındaki dar vakitte, Çankaya'da patlayan bomba, her şeyi altüst etmiş olmalı ki, neticede;  ölüm korkusu, kaset korkusunun önüne geçmiş göründü. Kılıçdaroğlu’na mesaj onun anlayabileceği dilden iletilerek ANLAŞMA SAĞLANDI!

Sadece bu kadar mı? Evet. Şimdilik, bu kadar...

Son olarak; Almanya’daki  tedavi sürecinin Deniz Baykal üzerinde olumlu bir etki yaptığı ve dönüşünün yakın olacağı da analizimiz içindeki en güçlü tahminlerimizin başında geliyor.

Bu analizlerimizin tümünü, bir bölümünü, bazılarını ''İPE SAPA GELMEZ, SAÇMALIKLAR!'' olarak değerlendirebilirsiniz. Zamanın uzak ötesinden, yakın ötesine uzanan bu güne dayanan ve ileriye dönük bir çok başlığı bir araya getirdiğinizde UMUTLA BEKLEMEK YERİNE, BİLGİYLE ANALİZ EDEREK İŞE KOYULMAYI AKLINIZA GETİRECEĞİNE KATKIMIZ OLACAĞINI UMARIZ.

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı