Yandaş mı, Candaş mı olmak işte bütün mesele ...
Tarık Eski >

Yandaş mı, Candaş mı olmak işte bütün mesele ...

Muhalefet iktidarı her zaman YANDAŞ yaratmak, YANDAŞ kollamakla suçlar. Muhalefetinse buna karşılığı CANDAŞLARLA! yürümektir.

YANDAŞLARIN yönleri bellidir. Onlar tek bir kaynaktan beslenirler ve kollanıp gözetilirlerken, muhalefetin CANDAŞLARI öylemidir?

Aslına bakarsanız muhalefet için YANDAŞ, CANDAŞ farkı yoktur... Hasbelkader geldikleri yere bir daha gelebilme olanakları pek olmadığının farkındadırler ve ne YAN, ne CAN onlar için önemli değildir ve farkı yoktur. 

Siyasi duruş, ilkeler bütünlüğü, ideoloji gibi kavramlar muhalefetin öncelikli kriterleri değildir. ''Nereden gelrse gelsin ama sürekli gelsin ... sağı, solu, önü arkası her yeri SOBEDİR muhalefetin.

CANDAŞLAR, her zaman ''DOĞRULARI, GERÇEKLERİ!'' düşünürler, söylerler. CANDAŞ her zaman haklıdır. CANDAŞ yanılmaz. CANDAŞ yalan söylemez, sahte algı yaratmanın peşinde koşmaz. Kültürlüdürler, entel, dantel işlerin peşinde, önderliğinde hep onlar vardır. İlerici, aydın, çağdaş, sanat sever, sosyal çevreleri geniş olanlar her nedense ve her zaman CANDAŞLAR tarafında anılırlar. Demokrat onlardır. Hele ki onlara sosyal demokrat dediğinizde, sınıflandırırken bu tabirle isimlerini anarsanız karşınızda dört köşe olurlar. 

YANDAŞ, öylemidir? ... İşine geldiği gibi davranır, yalakadır, sahtekardır. Eğilir, bükülür türlü tezgah, türlü antin kuntin peşinde hep YANDAŞLAR vardır. Vesselam YANDAŞ dediğimizde,'' YAVŞAK'' anlayacağız, öyle değil mi? Göbeğini kaşıyan adama, koyun otlatana, okumamış, bilgisiz, körü körüne inanana, ağızı çorba kokana, güdülen, düşünemeyen, ezbere gidene biz YANDAŞ demeliyiz.

CANDAŞLAR!... Yandaşları kayırılmakla suçlarlar. Onlara göre YANDAŞ olan ne yaparsa yapsın kollanır, himaye edilir.

Sevgili CANDAŞLAR; Soyadı kanunu ile birlikte Atatürk tarafından kendisine SOYAK! soyadının verildiği ''Recep Zühtü!'' diye birisinden habersizdirler. Zühtü'nün kim olduğunu, ne olduğunu, nerlerde neler yaptığını, hangi görevleri nasıl ''hak ettiğini'' bu görevlere nasıl gelebildiğini bilmezler, bilenleri de dile getirmezler. Sadece Recep Zühtü'mü daha nicelerinden haberdar değildirler. Şahısları da bir yana koyarsak bizim CANDAŞZADELERİMİZ! tarihsel gerçeklikleri gereklilik! olarak o dönemin kaçınılmaz gerekliliğinden sayarak izaha yeltenirler. Bugünün gereklilikleri umurlarında değilmişçesine konuşurlar.

Örneğin, CANDAŞLARA; 1. Mecliste muhalif gurubun 1923 seçimlerinden sonraki 2. Mecliste neden olmadıklarını sorarsanız en entelektüelinden; ''Tamam ama o günün şartlarında düşünürsek, hem zaten daha Cumhuriyet ilan edilmemişti ve gerekliydi.'' cevabını alırsınız. Ama meşhur, Recep Zühtü yine o mecliste de vardır!

O dönemlerde Sosyalist partilerin açılmasına veya teşebbüslerine dahi neden izin verilmediğini bizim CANDAŞLAR yine aynı yöntemle açıklayacakalrdır. ''Gereklilik!''... Bu soruyu sormadan önce sosyalizmi konuşursanız kesmedikleri ahkamı, düzmedikleri övgüyü bırakmazlar... O dönemi gerde bırakarak, 1930'da Serbest Fırka'nın kendisini lav etme zorunluluğunda bırakılışının nedenlerini sormayın, bilemezler ve gereklilik der çıkarlar.

1945'e gelindiğinde ''İsmet Paşa!'', çok partili döneme geçilmesine karar vermiştir. Aradan bir yıl geçer ve aynı İsmet Paşa, Sosyalist partileri kapattırma kararını verir... CANDAŞLARA bunu da sormayın.

CANDAŞLIK buysa, şüphesiz YANDAŞLIK cennetten çıkmadır...

CANDAŞLAR, cehennemde kavrulmaya devam etsinler.

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ