He Beya, He ya...
Tarık Eski >

He Beya, He ya...

Diyarbakır!...

Tarih kokuyor. Buram, buram medeniyet kokuyor. Dinler, mezhepler, inançlar bir araya gelmişler ve insanlığa yansımışlar. Anlamak isteyeni, görmek isteyeni, İNKAR! etmemek üzere kendini o havaya teslim edeni kucaklıyor.

Diyarbakır'da, MEDENİYET! diye tarif edilenleri soluyorsunuz ve aldığınız soluğu içinizden boşluğa bırakmak istemiyorsunuz... 

MEZPPOTAMYA! diye yazayım gerisini sizler getirin...

TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR(!) oralarda cirit atıp, at oynatmaya devam ediyor da olsa bizim söz ettiğimiz, içimize çekip, boşluğa bırakmak istemediğimiz MEDENİYET! çok başka bir şey.

2. DİYARBAKIR SEFERİ... Aradan geçen üç ayın ardından, Diyarbakır Hava Meydanında tekrar başlayan bir kaç gün dolu, dolu geçti. 

OHAL!...

Bölgede etkisini buralardan hissedildiğinden çok daha fazla göstermiş. İnanılması zor gelebilir. Ancak Diyarbakır'da, OHAL konusunu kiminle konuşursanız konuşun büyük çoğunluk OHALin bu biçimiyle uygulanmasından yana olumlu düşünceler ortaya koyuyorlar. Onlar biçim ve uygulama yönüyle ve halkın geneli üzerindeki çeşitli, değişik yansımalarından yana hoşnutlar.

Devletin! bu güne kadar ki ''ceberrut'', ''al bunu, al bunu''cu olumsuz tavrından çok daha değişik, başarıyla uyguladığı biçimiyle OHAL bölgede halkın gündelik yaşamında önemli hale gelmiş.

Rahatsız olanlar kimler? TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVARIN BÖLGEDEKİ AJANLARI VE BUNLARIN YERLİ MAŞALARI! son derece rahatsızlar. Keyifleri kaçmış...

Bir taksici; ''Siz, Trakya'da He BEYA diyorsunuz. Biz burada, HE YA diyoruz. Ben Trakya'da bulundum ve onlar BEYA dediler, ben HE YA dedim. ANLAŞTIK!'' diye olayı en güzel ve basit haliyle tarif etti.

Bir başka esnafla aynı konular üzerine sohbete koyuluyoruz ve söze; ''Bu gün Şırnak'da yine üç şehidimiz var.'' diyerek başlıyor ve devam ediyor. ''Yollarımızı, çeşmelerimizi bombaladılar. Camilerimizi yaktılar. Evlerimizi kundakladılar. insanlarımızı gasp edip, dağa kaçırdılar. Siz burada olanı biteni haberlerde gördünüz, biz içinde yaşadık. Onları yapanlarla, beni aynı kefeye koydunuz. Haklısınız. Öyle görüp, öyle düşünmenizi istediler. İşte beni tanıdınız. Haydi şimdi gidin ve oralarda benim gibi milyonlarca insanın olduğundan söz edin. Oralarda bizim gerçeğimizi siz anlatın.'' Diyerek, temele patlayıcı koyanlara karşı, yapıcı temel taşını kan ter içinde taşıyarak önümüze getirdi. Yıllarca uğradıkları çift taraflı zulmü basit cümlelerle ortaya koyarak, gerçeklerin dilden dile, gönüllere yerleştirilmesini DİLEDİ!...

Her şeye rağmen...

Terörle, savaşla, çatışmayla anılan GÜNEY DOĞU ANADOLU ve DİYARBAKIR! çok ama çok farklı, gerçek haliyle, ele alınmayı, değerlendirilmeyi, farkına varılmayı fazlasıyla HAK EDİYOR!...

Bizlere, hepimize, ülkenin tümüne ayrı, ayrı takılan AT GÖZLÜKLERİNDEN KURTULMAMIZIN tam zamanıdır. Geç mi kaldık? Hemde çok geç kaldık. Zararın neresinden değil, bu kadarından dönmekte var. Canlarımız gitti. Ocaklarımız söndü, kaynaklarımız heba edildi. 

 Doğu, batı, güney, kuzey demeden hepimiz için kucaklaşmak, sarılıp, sarmaşmak zamanıdır. 

Barışmak! demiyorum. Kim kiminle kavgalı ki, barışmak olsun. Kaynaşmak zamanı.

Diyarbakır'da Medeniyeti bir kere daha soluduk. Buradan oraya ciğerlerimizde taşıdığımız medeniyeti, orada ciğerlerimize soluduğumuz medeniyetle bir edip, harmanlayarak; İŞTE BİZ BUYUZ. CENNET VATANIN BİR BAŞINDAN DİĞER BAŞINA MEDENİYETİN BEŞİĞİNDEKİ BİZLERİZ. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ