TAMAM! O mahalle karıştı...
Tarık Eski >

TAMAM! O mahalle karıştı...

O mahallenin karışacağını defaklarca yazıp söylediğimizde tepkiler aldık, hatta eleştirilerin dozunu kaçıranlara ''had'' bildirmeye varan istenmeyen dialoglara dahi girdiğimiz oldu.

Ne var ki sonunda haklı çıkan biz olduk.

Keşke haklı çıkmasamıydık?... Olur mu, bizi çarmıha germeyi bekleyenler bizim ''haksız'' çıkmamızı nasıl bir ''olgunlukla'' karşılarlardı diye tahmin dahi yürütmek imkansız olurdu...

İşte gelinen hal!

Yılmaz Özdil, Muharrem İnce polemiği ve ardından ortalığa saçılanlar.

 Yılmaz Özdil'in hakkını teslim etmek gerekli. Allah'ı var, ilk günden hatta çok daha öncesinden kaleme aldığı yazılarının tamamında bu gün söylediklerinden ne eksik, ne fazla bir şey yazmamış,  Muharrem İnce konusunda safını hiç terketmemişti. Lafın kısası 'o' konuda hem fikirdik.

Her ihtilalin önce kendi evlatlarını yediğiniz biliriz. Ancak, bunlar 'ihtilali' gerçekleştiremeden birbirlerini 'HAM' yapmaya başladılar.

Muharrem İnce, kitlesi İsmail Küçükkaya ve Portakal'la başlattıkları 'linç' kampanyasının arkasından, İnce'nin hedefi daha da büyülterek Yılmaz Özdil'i 'okkanın altına' atma gayretleri de neyin nesi?

'O' mahallede yaşananların hiç birisi şahsi değil...

Tümüyle ZİHNİYET sorunundan kaynaklanan şeyler. Aynı ZİHNİYET kendi içinde nasıl bu kadar ayrışabiliyor diye merak etmek bile can sıkıcı.

Mahalle aynı mahalle, ancak sokaklar farklı. Bir üst sokağın çocuklarıyla, alt sokağın çocukları MAHALLENİN MEYDANINI PAYLAŞAMIYORLAR. Sıkıntı burada.

Sokaklardaki kültür, yaşam, gelir farklılıklaarı, gelinen aileler, bitirilen okullar, giyim kuşam, biçim, tarz örfler, adetler, ananeler ... Her şey biribirinden çok farklı. Sokaklarda toplanıp, ayrı ayrı semtlerden mahallenin meydanına gelindiğinde ortalık DANDANAKAN  gibi oluyor. 

Ağız dalaşıyla baş veren hal, kısa sürede kirli çamaşırların ortalığa serilmesiyle alevlenip, atarlanmalar, giderlerin ardından kafa, göz dalmayla sonuçlanıyor.

Karşılıklı suçlamalarının ilk argümanları; Acziyet, iş birlikçiliği, aptallık, iş bilmezlik, burnu büyüklük, tabandan kopukluk ve sosyal konuların ardından sağ veya ölü aile bireylerine kadar çamur atmaya dayalı 'sinkaflı' hakaretler.

Halleri böyleyken, biz de bir yerlerimize kına yakıp, eteklerimize ziller takmıyoruz.

Bunların yıllar yılı devam ettirdikleri hallerinin MÜPTEZELİ de değiliz keyif alalım.

Önermeye ve teklife kapalı ZİHNİYETLERİ, kabullenemiyor.

Yılmaz Özdil'in bu gün Muharrem İnce için kaleme aldığı 'çok haklı'  yazısının içindekileri, aylar öncesinden analiz ederek, yazarak, uyararak geliyoruz.

Sanal, yalan, şişirilmiş anketlerle, vıcık vıcık hamaset söylemleriyle, sosyal medya bezirganlıkları, sanal iftiralarla Pohpohlanmayı, okşanmayı, yalan şişirme verilerle umutlanarak ümit var olmayı seven 'o' mahalle... 

FARKINDA, değillerdi, değiller ve olamayacaklar.

Neyin mi?

Kendileri olmanın.

Gerçekte ait oldukarı yerin.

Kim olduklarının.

ZİHNİYET! dedik ya, sıkıntı orada.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ