TEKİR, ÇOMAR, KARABAŞ veya BİZ ''İNSAN'' olmak... Hangisi daha zor?
TARIK ESKİ >

TEKİR, ÇOMAR, KARABAŞ veya BİZ ''İNSAN'' olmak... Hangisi daha zor?

Pis! KÖPEK...

Hırsız! KEDİ...

Adi! KÖPEK...

Nankör! KEDİ...

Daha çoğaltmaya gerek var mı?

Hadi diyelim ki, karşındaki muhattap olduğun, nefretini kazanmış ''İNSANI'' yerden yere vuracaksın, ona hakaretler düzeceksin veya aşağlayacaksın da...

Zavallı mahlukatın bunda suçu ne?

''İNSANA'' kızıp, aşağlama ifadelerini benzetme üzerinden layık gördüğün KEDİ!, KÖPEK!... Sana ne zarar verdi, karşındaki İNSAN! kinin, nefretin, kızgınlın onayken o ''zavallılarla'' ne alıp veremediğin var ki, aşağlama için onlara gereksinim duyuyorsun?

Sen değil, ben de değil, BİZ hepimiz bu soruların muhattaplarıyız.

Yetmedi mi?

EŞEK herif... KATIR suratlı...  benzetmeleriyle diğer DOSTLARIMIZA reva gördüğmüz hakaretler manzumelerini unuttuk sanmayın.

''HAYVAN DOSTU'' muyuz yoksa ''HAYVAN SEVER'' miyiz, ne dersiniz?

Hiç şüphesiz ki, hayvan sever ve hayvan dostuyuz!...

Aslanım, kaplanım, Panter gibi çevik, Çita gibi hızlı diye kendisinden bahsedildiğinde veya karşısındakini tariflediğinde ''İNSANIN'' ne göğüsü direnir kabarmaya ne de mabadı kalkmaya.

Oysa garibim, Tekir öylemi, çitayla, aslanla, panterle hısım, akraba olduğu hiç akla gelmez ötelenir, pissstt, zııtt diye kovulup, öetelenir.

Ya bizim Çomarla Karabaş onlar da Avusturalyadaki akrabaları DİNGOLARDAN bile medet umacak durumda değilerdir zavallılar... Hoşt, hüü, çüü gibi abuk subuk  ötelenmek, kovulmak anlamındaki seslere aşinadırlar.

Sözüm ona ''İNSANIZ'' ya!... Güçlüye, kudretliye karşı her daim zaafımız vardır, kayıtsız baş, boyun eğişimiz kaçınılmaz kaypaklığımızdır.

Dost olanı, gerçek bizden olanı ötelemek, kovalayıp uzaklaştırmakta ehilizdir vesselam.

Hiç akıllarımıza geldi mi?

Eyvallah!... nedir?

Bazı zamanlarda kabullenmek, bazı zamanlarda önemsememek bazende buruk ayrılıkların ifadesi son sözüdür.

Bize özgü zannederiz değil mi... EYVALLAH! demeyi.

Oysa ki, günde olmasa haftada veya o da olmasa ayda bir kez muhakkak ya bir TEKİR ya bir ÇOMAR veya KARABAŞ bize EYVALLAH! dercesine ya bakar ya da sessizce ve döner arkasını bazen hızla bazen usulca yanımızdan uzaklaşır gider.

Bir kaç kırıntı, bir kaç artık yemek atsanız önlerine yine aynı ifadeyle EYVALLAH! diyen o son bakışını atmadan ayrılmaz sizden.

Emredesizniz, komut verirsiniz, topu, kemiği, ip yumağını atarsınız size getirmesini, yumakla oynayıp sizi memnun kılmasını beklediğinizde de yine EYVALLAH! derler, bu da onların ''çaresiz'' kabullenişleridir.

Sevemediğiniz, yanına dahi yaklaşamadığınız, izlerken ürküp korktuğunuz, başını okşamaya zerrece yüreğinizin yetmeyeceği ama gücü, kudreti temsil ediyor diye platonikte olsa sevip, kudretli olanları övgü, yüceltme manasında seçerek, adamına göre tercih edeceğinize...

Başlarını, gıdılarını, patilerini size masumca uzatmaya hazır, vereceğinizin misli kadarını size her manadaki duygularıyla geri iade etmeye gönüllü bizden, en yakınımızdakilere uyguladığımız bu ayrımcılık bazen insafsızlık bazen aşağlama için sarf edilen lakırdılara, davranışlara layık görmek nedendir?

İNSAN! olmak çok zor. İNSAN olabilmeyi ortaya koyabilmek ondan daha zor.

Ama bir de var ki, ötelenen, kovalanan, tekmelenip, taşlanan...

TEKİR, KARABAŞ, ÇOMAR olmak...

Sonunu lütfen siz tamamlayın!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI