Sustukça sıranın onlara geleceğini bile bile...''SUSUYORLAR!''
Tarık Eski >

Sustukça sıranın onlara geleceğini bile bile...''SUSUYORLAR!''

Daha düne kadar parti kapılarını aşındırıp, kabulünü yalvaran biri...

DYP olmadı DSP kapısında, ciğerci dükkanı önündeki kediler gibi mavlamış durmuş.

Ne dönemin DYP yöneticileri ne de merhum Bülent Ecevit sayesinde DSP'de kabul görmemiş.

Gün gelmiş her nasılsa Deniz Baykal'a bu ''adamı'' birileri kabul ettirebilmişler. Ardından gelsin parlatmalar, yaldızlamalar, medya kısmı... 

Muhataplarına her birinden çuval dolusu tazminata mahkum olduğu mavi kapaklı dosya şovları falan derken bu ''adam'' genel başkanına reva görülen KASET(LER) OPERASYONU SAYESİNDE şimdi CHP'nin genel başkanlığı koltuğunda.

Süreç herkesçe malum ya uzatmaya gerek yok.

Önce, genel başkanlığa aday değilim diyeceksin üç gün sonra genel başkan olarak kürsüye çıkacaksın... 

CHP'ye çekilen operasyonun birinci ayağı olan Baykal'a keset komplosunun ardından, çok daha önceden hazırlanan Kılıçdaroğlu bölümü işin içine katılmıştır.

Gelinen noktada, CHP tabanı öylesine efsunlanmış halde ki, Kılıçdaroğlu sayesinde kaybet, kaybet sendromu onlar için sıradanlaştı. 

CHP'nin efsunlandığını fark edebilen  Muharrem İnce ve Murat Karayalçın gibi isimlerin her ne yaparlarsa yapsınlar bu yapıyı değil çökertmek sarsmaya dahi güçleri yetmiyor. 

Kılıçdaroğlu'nun, genel başkan seçildiği o tantanalı kurultayda kafasına oturtulan sekiz köşe kasketin düşüp, ''kelinin'' görülmesi uzun sürmedi. Bu gerçekle karşılaşan CHP tabanı ve GANDİ! beklentisindeki parti içindeki önemli isimler ya umutlarını söndürerek kendi yollarına dönmeye ya da ısrar edip partide mücadele etmeye karar verdiler. Partide kalmayı göze alanların akıbetleri hali hazırda malum!

Partide kalıp mücadeleye devam kararı alanlar şimdi ittifak bahanesiyle İP genel başkanı Meral Akşener'in ''şevkatli kucağına'' teslim ediliyorlar.

24 Haziran'da ''kıyakçılık''mı yoksa ''yaranmak mı'' mı olduğu anlaşılmayan biçimde kendi Milletvekillerini, Akşener'e peşkeş çeken Kılıçdaroğlu 19 Mart için ON KOCAMAN ŞEHRİN PARTİ ÖRGÜTLERİNİ GÖZ GÖRE GÖRE YEM ETTİ!

Kılıçdaroğlu, CHP'de kendisine karşı oluşan, parti içi muhalefetten kurtulmanın ve bundan sonraki olası muhalif sesleri kesmenin yolunu ...

SİZİ, MERAL AKŞENER'E VERİRİM! taktiği ile buldu.

Bu durum, CHP'de parti içi konular olmaktan çıkıp, toplumsal sosyolojik vaka halini alırken efsunlanan CHP tabanı yine sessiz, yine tıpış tıpış Kılıçdaroğlu'nun peşinde.

SUSUYORLAR VE SUSTUKÇA SIRANIN KENDİLERİNE GELMESİNİ BEKLİYORLAR!

CHP tabanı öylesine yalnızlaşmış ve başsız halde ki, muhalefeti kendi sosyal medya hesaplarında organize etmeye çalışıyor.

Başsız, lidersiz kalan ''güruh'' halindeler.

Bir araya geldiğinizde, onlar AK Parti veya Erdoğan eleştirisine başladıklarında'' CHP, Kılıçdaroğlu'' diyecek olsanız hepsinin verdikleri anlık tepki; '' Bırak CHP'yi, boşver Kılıçdaroğlu'nu, onlar zaten'' ... diye devam edip bir kaç hakaret veya umursamama, umudu kalmamış sözler işitiyorsunuz.

Öylesine eminler ki, dede, baba yadigarı, ''ATATÜRK'TEN MİRAS, CHP'LERİ ARTIK ONLARIN DEĞİL!'' 

 Bilinçli, bilinçsiz ama içlerindeki o eskilerde kalmış CHP'lilik ruhunu son bir gayretle taze tutabilme adına, yurt dışı merkezlerde oluşturulan her tür sözde muhalefet içeriklerini gerçekmiş gibi İNANARAK! sosyal medya hesaplarında ACİL! koduyla paylaşmaya, yaymaya gayret ediyorlar.

ÇARESİZLER!... Çünkü onların sesine kulak vermeyen, onların duygularını paylaşmayan birinin genel başkan olduğu partiye kerhen! de olsa...  Dede, baba, Atatürk mirası diye oy vermeye mecbur hissettikleri durumun sürüklediği travmadan kurtulamıyorlar.

CHP ruhunu son bir gayretle taze tutmaya çaba sarf edenler... eleştirilmeyi, bilgilendirilmeyi kabullenemiyorlar. Çünkü bilinç altları, ATATÜRK'ÜN MİRASI OLAN CHP'NİN NASIL KURTARILIP, ESKİSİ GİBİ YİNE ONLARIN OLMASINDA ODAKLANMIŞ!... Çok haklı oldukları tek şey de bu zaten.

Ne dünyadaki gelişmeler, ne ekonomik haraketlilikler, ne ideoloji ne ortadoğu ne balkanlardaki gelişmeler, ne de yerel seçimler hiç birisiyle canı gönülden ve idrak içinde ilgili alakalı değiller. Bu konuların bazılarını sırf aktüalite olsun diye takip edenlerin bile sayısı çok az.

Olana bitene ilgili, alakalı nasıl olsunlar ki, .... Başlarına birini getirip koymuşlar, bu genel başkanınız demişler, kafasına da bir 8 köşeli kasket takmışlar işlem tamam... 11 seçimdir bu adamın ''genel başkan'' diye peşinden tıpış tıpış gidiyorlar.

''genel başkan'' Ne yapıyor?

En az 20 sayfa önlü arkalı yazmak gerektiği için bu uzunlukta kısa kesmek en iyisi.

Hafta başında yayınlanan yazımda tavsiye ettiğim aşağıdaki kitabı okuyanlar ne dediğimi çok iyi idrak edeceklerdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı