Adayların oy almakta en fazla zorlanacakları kesim... ''KALE İÇTEN YIKILIR!''
TARIK ESKİ >

Adayların oy almakta en fazla zorlanacakları kesim... ''KALE İÇTEN YIKILIR!''

Hani söylenir, bilinir ya...

Siyaset kurumuna ve siyasetçiye atılan en büyük iftiradır...

Yalancılık, adam satma ve sanki olmazsa olmazı İHANET! ve hatta kazık atma...

Siyasetin içinde bir an dahi olmamışların, keyfiyetlerinden ödün vermeye yanaşmayan, konformistlerin siyaset ve siyasetçi hakkındaki yarattıkları genel kanı...

Tabi bir diğer taraftan da DEMOKRASİ teraneleri başlığı altında, iftiradan başka hiç bir dayanağı olmayan toptancı zihniyetin ezberi.

Çürük elmalar yok mu? 

Her yerde, her kurumda ve her alanda olduğundan belki bir tık daha fazladır o kadar.

Ancak...

Siyaset kurumunun önü tıkandığında, sekteye uğratıldığında nelerin olduğunu(!) bizden, Türk halkından daha iyi bilen, tarif eden çıkar mı?

1960, 1971 ve 1980 dönemlerini takip eden 28 Şubat ve sonrasındaki aba altından sopa gösterme girişimlerinin dayandığı ve Cumhuriyet tarihinin en önemli olayı, 15 Temmuz ihaneti.

Suçu, ''suçlular'' üzerinden tarif edelim. 

31 Mart... Yerel seçim tarihi ve öncesinde partiler adaylarını belirleyerek kamuoyuna sundular.

Öncesinde, her parti kendi içinde çalkalandı, aday adayları kendi aralarında yarıştılar.

Sıra keldi seçmene inmeye, seçmenin takdirine mazhar olacak çalışmaları ortaya koymaya.

Takım elbiseler, kravatlar, cilalı ayakkabılar ve sinek kaydı traş... işin olmazsa olmaz kısmı da tamam.

Adaylar, halkın arasına karışmanın, onlardan olduklarının mesajlarını vermenin, ''bende sizdenim, sizin gibiyim.'' pozlarını paylaşma yarışına koyuldular.

Vatandaş yani seçmen... Adayların kendilerinden olanını da, olmayanını da, kendisindenmiş gibi göstermeye çalışıp vıcık vıcık riya peşinde koşanı da çok iyi biliyor.

Derdiniz, tasanız seçmenin yanlış yapacağı olmasın.

Halk, yanlış yapmaz! 

Tekirdağ, Süleymanpaşa'da bir önceki yerel seçimde olduğu gibi... Yaptığına inandığı, kanaat getirdiği yanlışını, yanılgısını düzeltmesini çok iyi bilir ve  bunun için seçim gününün gelmesini iple çeker.

Adaylar!...

Siz kendi kalenizin içini gözden geçirmeyi ihmal etmeyin.

Kaleler içerden yıkılırlar, İÇTEN İHANETLER kaleleri rakibe, düşmana TESLİM EDER!

Bir bakıma insan sağlığı gibi, İç organlarından başlayan arızalar bünyenin tümüne sirayet eder ve içten içe insanı bitirir, yok eder. 

Politika, partilerin rakip partilere karşı ortaya konulanken, siyaset ise parti içi dengeleri kontrol altına almak için yapılandır.

Gelelim işin olursa olur diye bilinen yanlış tarafına...

İHANET!

Bilinenin tam aksine... uygulayıcıyı hiç beklemediği anda dışlayan, çöplüğün dibine terk eden ve kazandığı anda kaybettiğini ona hissettirmeden had bildireceği günü bekleyen en sabırlı alan SİYASETTİR!

Kazandığını zanneden İHANETTEN BESLENEN SİYASETÇİ, aslında tümüyle kaybettiği anın o an olduğunu fark etmez, edemez.

Partisinin adayına, sırf şahsi egoları veya tercihleri nedeniyle oy vermeyeceğini sinsice farklı yerlerde, farklı kesimlere hissettirme ''kurnazlığı'' İHANETTİR!

Ben olmazsam, ben yoksam, ben tercih edilmemişsem türünden BEN MERKEZLİ geçici hezeyanla haraket etmek... Partisine, partisinin emektarlarına, ideolojisine, liderine, liderinin gayretine, partili arkadaşlarının emeğine, dişinden tırnağından ailesinden çoluk çocuğundan feragatle davasının peşinde yer alan herkesin hakkına tecavüzdür ve ihaneti, ŞEREFSİZLİKLE! süslemektir.

Ben merkezli düşünce tarzını benimseyen... Sen olmamışsan, sen yoksan, en azından bu dönem sen tercih edilmemişsen...

Senin yerine tercih edilenden, çok daha fazla çalışırsın, çok daha fazla gayret sarf edersin.

Ancak, dava adamı değilsen, ben merkezli egolarının tatmin yolunu siyasetten beslemeyi düşünerek siyasete katılıp siyaseti araç, parti tabanını maşa olarak görüp o stratejiyi başaramadığına inanmışsan BASARSIN İSTİFANI, bakarsın işine gücüne. En azından, HAİN damgasını yemezsin.

Siyaset... İhaneti asla affetmez.

İhanetle kazanan, aslında kaybedendir ve bunun farkına vardığında iş işten geçmiş olur.

''A'' partisi, ''B'' partisi yok. 

Hatta siyasetin her yerde, her alanda olduğu gerçeği ortadayken bunu partilerle sınırlamanın da gereği yok.

İHANET!...

Üzerinden yürünmeli ve ibretlik olmamaya dikkat edilmeli.

Siyasetten örnek verdik o kadar. Yoksa ihanette her yerde.

Ama, olursa olur değil... Olmazsa daha güzel olur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI