Çağrı merkezi elemanı kıvamında muhalefet...
TARIK ESKİ >

Çağrı merkezi elemanı kıvamında muhalefet...

Muhalefet, yerel gündemi öyle bir ulusal boyuta taşıdı ki, ''sağ olsunlar, var olsunlar.''

Olmasalardı(!), olmazdık.

Elinde tere yağ, bal ortada dolaşan bir muhalefet var ki, size kalan tek ve en zor iş, ekmeği onlara uzatmak.

Yerel seçim havasını genel seçim havasına ''başarıyla'' devşiren muhalefete ne denir?

Cevabını en az on değişik biçimde verebiliriz değil mi, biz kestirmeden, herkesin anlayacağı dilden verelim... ''Millet İttifakı''

Ülke adına ''öğretsen yapmayacakları'' işi başardılar. 

Halkın çok büyük bir bölümünü, ulusal duyarlılık gerektiren konulara karşı daha fazla ilgi göstermelerini sağladılar. Dikkatleri, sözde eleştiri adına öyle bir noktaya çektiler ki, ister istemez büyük bir kesim ulusal sorunlara eğilmek zorunda kaldı. 

İktidar kanadı bu durumu firsata çevirmekte gecikmeyerek, ortaya BEKA SORUNU diye adlandırarak getirdi. Hani, körün istediği bir gözdü ya tam da öyle oldu.

Aslında, BEKA SORUNU! olarak ele almak yetmiyor.

Onun farkında olan seçmen kitlesi en az yüzde 70'in üzerinde. Ama soruna odaklı ama sorundan beslenen kesimler olarak.

Kalan yüzde 30...

Sinirleri alınmış çağrı merkezi elemanı kıvamında.

Neden?

BEKA SORUNU karşısında,algı ve bütünlük bakımından şartlanmış özellikle bir iki kuşak öncesinin mensuplarını kapsayan bu halin adına, seçicilik ve analiz yoksunluklarından dolayı  ''BEYİN VEBASI''  tehlikesini bir tık aşmışlar da demek mümkün.

Şartlanmışlar... Aksi gibi, muhalefetin tüm uyarılarına, tüm yakarmalarına rağmen o yüzdelik dilimin içindekiler öyle bir hale bürünmüşler ki, artık onlara uygulanabilecek hiç bir tedaviyi de kabul etmiyorlar. Bünyeleri red ediyor.

Kıscası o yüzde 30'dan hayır yok!

Yüüzdeyi, 30 verdik diye CHP'liler sakın alınmasınlar. Siz o 30 a dahil değilsiniz. Öyle olsa yüzdeyi 20 diye verir ve 31 Mart'ın CHP açısından tahminini şimdiden yapmış olurduk.

Bizim bahsettiklerimiz, CHP'yi de beğenmeyen hatta söz geldiğinde Kılıçdaroğlu'nu yerden yere vuran veya kaale bile almayanlar.

Hal böyle olunca... 31 Mart'a vurgu yapmadan olmayacak.

Söz açılmışken, bu gün köprünün altından suya bakıldığında...

Yüzde 30 için ''ne yerse yesin'' teşhisiyle kalan 70'i değerlendirelim.

İttifakların amiral gemileri olan AK Parti ve CHP arasındaki makas, 38 ve 23 civarı gibiykeni görünüyor. MHP'nin yerel bazlı seçimde 24 haziran oylarına katacağı yüzdeyle 14 ten aşağı inmeyeceği, İP'nin yüzdelik dilimde 6,5 ları zorlayacağı, HDP'nin 8,5 larda kulaç atacağı kesin gibi. DSP 31 Mart sonuçlarına yüzde 3,5 luk katkıyı mutlaka ilave edecek ve bu bağlamda ''cimrilik'' yapmayacaktır.

Kalan yüzdenin en az 15'ini Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yazın.

Sonrasını N'aparsınız bilmem ama durum şimdilik bu.

Sonuç...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan!...

Tek başına, arkasında Türk Halkıyla birlikte gireceği her seçimde, ülke barajını rahatlıkla aşabiliyor.

Hadi, tartışın şimdi, neyi tartışacaksanız.

AK Partililer dahil, CHP'liler ittifaklar.. Ve bu tartışmaya dahil olmak isteyen her kes,  Beyaz Saray, Kremlin, Berlin, Paris, Londra ve dahi Telaviv... Buyurun masa ortada.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI