Ne İbrahim ne de İsmail, onların tek dertleri koçu midelerine indirmek...
TARIK ESKİ >

Ne İbrahim ne de İsmail, onların tek dertleri koçu midelerine indirmek...

''İnsanları büyük ülküler peşinde sürüklemek isteyenlerin,ülkülerinden büyük kalpleri olmalıdır.''derken Cemil Sena Ongun...

Liderlik profilini bütünüyle tek cümleye ne güzel sığdırmış.

Sadakatleri ihtiyaçlarından veya ihtiyaçları kadar olup, ihtiyaçlarının değiştiği veya kalmadığı noktasına geldiklerini hissedenler... Sömürecekleri, sebeplenecekleri yeni yapıların içine bir an önce sızma gayretindeler.

İlk günden bu güne kadar ''AK Partili'' görünümlü ama ihtiyaçları ve beklentileri nispetince ''GİBİ'' görünmüş olanlar birer birer kendilerini belli etmeye başladılar.

Davanın lideri veya liderin davası bu kesim için önemli değilken,

İbrahim'in, İsmail'in ötesinde

Onların tek amacı, KOÇU MİDELERİNE İNDİRMEK!

AK Partinin sadece bir siyasi parti, Erdoğan'ın da sadece siyasi bir lider olmadığının farkında değiller.

Dedik ya... Ne dava ne de davanın lideri, umurlarında değil.

Kendi ''besin zincirlerinin halkaları'' olan menfaat, çıkar, faydalanma, yararlanma basitliği noktasında tıkanma hissettiklerinde ya tornistan ya da volta tercihlerini kullanarak, HAİN KONTENJANINDA YER AÇIYORLAR.

Bu kesim için beliren yeni ''ışık''...

Babacan veya Davutoğlu tarafından ortaya çıkması beklenen, Gül detekli yeni siyasi oluşum.

Abdullah Gül, 21 Yıl aradan sonra Fazilet Partisi kongresinde Recai Kutan karşısındaki adaylığı öncesinde merhum Erbakan'la gerçekleştirdiği görüşmenin aynısını Babacan ve Erdoğan arasında tertipleyerek, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hatırlatmada bulundu. Bu tespiti ''sözüm ona'' diyerek aktarmış olalım.

Sonuç... Ezcümle ile BAKIN İŞİNİZE!

14 Mayıs 1998 kongresinde 633  oya karşılık 521 oyla kaybeden Abdullah Gül aslında o kongrenin kazananıydı. 

Bu sonucu hala kendisinden menkul zannederek aradan gheçen 21 yılda gerçeği fark edemediği anlaşlan Abdullah Beyin, o dönem Davanın liderine karşı önemli bir kazanım elde ettiği savıyla başarıyı kendine maal ederek tamamladığı yılların ardından...

Liderin davasına inanmış halkı unuttuğu hatta kaale almadığı anlaşılıyor.

Muhalefet mi?

Ergenekon ve açılım sürecinin goygoycularıyla etrafı çevrilmiş Abdullah Gül'ün paçalarına tutunmaya çalışan bir CHP var.

*AK Partinin, FETÖ ile içiçe geçişinin mimarlarının neredeyse tamamı aynı çatı altındalar.

*PKK ile açılım tezgahının tezgahtarları da aynı isimlerden teşekkül.

Gül, neredeyse CHP'nin C.başkanı adayı olmuyor uydu?

İnkar edecek çıkar mı bilmem, bir önceki seçimde Haşim Kılıç neredeyse CHP'nin C.başkanı adayı yapılmak istenmedimi?

Yüksek yargı içinde bu gün FETÖ tutuklusu, hükümlüsü olan kaç yargıç Abdullah Gül imzasıyla atanmış? CHP'liler bu gerçeği neden/nasıl göz ardı edebiliyor?

Onuda geçtik... Ergenekon, Balyoz soruşturmalarını kabul eden Yargıtay üyeleri kimin ''dürtmesiyle'' o görevlere atanmışlar? CHP bunu da es geçerek kendi tabanından ve kamuoyundan neden kaçırıyor? 

Uzun tatilin ardından konular öyle birikti ki, hangisine enreden girelim seçmek çok zor.

Bu günlük bu uzunlukta kısa kesmek gerekiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI