Önüm, arkam, sağım, solum SOBE!...
TARIK ESKİ >

Önüm, arkam, sağım, solum SOBE!...

''Cephede kazanıp, masada kaybetmek''

Biz böyle duyup, böyle öğrendik.

Siyasetçilerimiz hep böyle eleştirildiler. Ta ki, Kıbrıs'a kadar bu böyle devam etti. Hatta 2. harekattan sonra bile kazanılan alanların ABD, İngiltere baskısı sonucu yine masa başında Rumlara terk edildiğine dair bir sürü lakırdı işittik.

Ardından cephelik iş kalmadığına kanaat getirildi ve kaybet, kaybet kısmı masa başı muhabbetlerine evrildi.

ABD başkanının bizim başbakanımızla telefon görüşmesinde elindeki beyzbol sopasıyla görüntülendiği o meşhur fotoğraftan tutun yine ABD başkanlık ofisinde koltuğun ucuna kıçını dayayan başkanın karşısında el pençe duran yine bizim başbakanımızın fotoğraflarıyla bize empoze edilen ''EZİKLİK'' narkozu.

İşin fragman kısımları on yıllardır gözümüzün içine içine sokuldu.

Aslına rücu edene kadar bu hal böyleydi.

Geldik ''zurnanın zırt dediği yere''...

Cephede ve masa başında diye on yıllardır devam eden terane son buldu.

Hoş, merhum Turan Güneş'le Cenevre'de  ilk tohumu atılan, masa başı ve köprü başı sürecinin hakkını vermemek diplomasi alanında Türk hariciyesine yapılacak en büyük haksızlık olur.

Dediğimiz gibi, on yıllardır aynı vesveselerle korkutulup, ürkütülen bizler...

Türk diplomasisinin son dönemdeki atakları ile gerçekleştirilen askeri harekatlarla sonuca vardırılan dik duruşu KARARLILIK! diye algıladığımızda Sezar bir yana, kendi hakkımızı kendimize vermekte neden hala daha savsaklanıyoruz ki, anlamak mümkün eğil.

ABD başkanının tweetlerine karşılık mı biz S400 leri aldık zannediliyor.

İşin önü, gözler önünde ya gerisi nerede?

Sev sevme, beğen beğenme, katıl veya katılma siyaset bir yana gösterilen milli bir dirayet var ortada.

Dkkat!... Masanın öncesi sonrası mevzus bahis değil. Bundan sonraki süreçte masanın üstü hiç önemli değil. Çünkü masanın altındaki pazarlıkları Türk Devleti, Türk hükümeti ve siyasi liderliği konumundaki Başkomutanı Recep Tayyip Erdoğan allak bullak etti.

Gözünüzde canlandırın...

Kocaman bir masa var. Masanın etrafına dizilmiş bir sürü insan. Hararetli tartışmalardan göz gözü görmüyor. O ne? Masadaki bir kaç sandalye boş gibi... Oysa eğilmişler, masanın altında biribirleriyle fis kos ediyorlar.

E, yeter ama diye sabrının sonundaki birisi masanın örtüsünü hafifçe kaldırıp, altına eğilip bu kafadarların orada fiskos ettiklerini görüyor. Ve SOBE!...

Bunlara; ''Hayırdır, Allah muhabbetinizi arttırsın.'' dediğinde ayakları suya eriyor masa altı müdavimlerinin.

Çaresiz; ''Gel sende katıl'' demek ZORUNDA olduklarını işte o zaman anlıyorlar.

Demem o ki, Masanın önünde, arkasında, altında her yerinde bizde varız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI