Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe . . .

Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe . . .

Bu söz ne demektir?

Devlet başta olmadığı zaman herkes kuzgunun leşe saldırdığı gibi yönetime saldırır. İnsan başarıyı istiyorsa önüne konulan şartları yerine getirmek zorundadır.

Yönetimin veya otoriterin zayıfladığı anda anarşi ortaya çıkar, her önüne gelen yönetimi geçirmeye niyetlenir.

Genel perspektif olarak bakacak olursak, seçmen onu dedi, seçmen bunu dedi açıklamalarına kesinlikle inanmayanlardanım. Deneyimlerim ve buradan açıklamanın sakıncalarına inandığım bazı araştırmalar ve analizlere dayanarak asla geçmişte de seçmen iradesine  inanan tarafım hiç olmamıştır.

Seçmen hazırlanıyor, Seçmen kodlanıyor. Seçmen toplum mühendislerince kodlanarak sandığa yollanıyor. Türk halkı bunu Kemal Derviş öncesinden bu yana çıplak gözle görebilmektedir.

Ak Parti de bu kodlamanın mahsulü olarak sandıktan çıkartılmadı mı?

CHP dersek, 1934 te ABD tarafından kodlanmışlığını bu güne dek devam ettirmekteyken, en son fabrika ayarları ABD Ankara Büyük Elçisi tarafından Kılıçdaroğlu’nu otel odasına bir saat kapatarak yenilendi.

Kürt milliyetçiliği sosuna bandırılmış, Ermeni megola iddiasının kuzu postuna sarılmış çakallık projesini fark edemeyen benim kardeşim sırf söylemleri güzel diye kandilin yağına takviye yaptığının farkına varamıyor.

Okyanus ötesi medyanın uçurduğu, yelkenlerini yalanlarla, abartılarla doldurduğu benim vatandaşım bu kadar gaflete düşemez diye hayıflanmanın faydası yok. Örneğin, Tekirdağ’ın Yavuz, Turgut, Ertuğrul mahallelerinde doğmuş, büyümüş kardeşimin nesine gerekse, daha dün şehitler ölmez vatan bölünmez diye boğazı patlayan yoldaşım şimdi kalkmış kandilin yağına yağ ekliyor. Neden? Çünkü ona hazırlandı, kodlandı.

Bu gün borsaya bakın. Kimlerin hisseleri artmış, kimlerin borsada bu gün servetine servet katmış?

Bu sabah uyandığımızda gördüğümüz manzaradan memnun olduğunu iddia edene acaiplikle bakarım. o parti bu parti ayrımı yapmaksızın.

Devletin olduğu ama o devleti yönetecek bir kudretin olmadığı bir Türkiye’ye uyanmak canımı acıttı.

Ekim bilemedik Kasımın ilk günlerine dek her güne bu endişe ile uyanacağız.

Bu siyasetçilerden, bu başkalarının kuşları ile şakıyanlar iktidar olsalar ne olacak ki?

Bunların devlet adamlıklarının emanet edileceği Türkiye’yi Allah korusun.

Ben Galatasaraylıyım. Aman biz şampiyon olamıyoruz o zaman Fenerbahçe şampiyon olacağına Trabzon şampiyon olsun diye ummak gibi bir basit takım şampiyonluk bakış açısı ile sevinen, kendi hezimetini bir başka siyasi partinin başarısına yükleyebilen basiretsizlerden gelecek hayıra asla razı olamamak gerekir.

Koalisyon senaristlerine hayretle bakıyorum.

Ak Parti, MHP asla olmaz. Çözüm süreci denilen o ucube tamamı ile biter ve kan akmıyor diye kandile yağ koyanlar o zaman eyvah derler.

Ak Parti, CHP desek asla olamaz. Tek kalemde yok sayılmalıdır.

Bu iş gitse gitse Ak Parti, HDP koalisyonuna gider. O da mı olmaz? Tabi olamaz. HDP nin üzerimizde dedikleri emanet oylara bunu asla anlatamazlar. Gerçi bu emanet oylarında nereden, kimlerden geldiğini iyi bilmek gerekir.

Deneme tahtasına dönen Türkiye’de

olan yine halka olacak. Para baronları servetlerine servet katacaklar.

Emperyalizmin dün kurduğu tuzak başlarına çuval olarak geçecektir. Ama ne zaman?

O zaman başta R. Tayyip Erdoğan’ın hatalarını kabul ettiği gündür. Cumhurbaşkanı ve Ak Parti hatalarını halka itiraf ettiği gün Türkiye üzerinde hesapları olanların yerle bir oldukları gün olacaktır.

Ancak 1934 öncesi yani Mustafa Kemal’in CHP si olmazsa olmaz. Mustafa Kemal’in CHP si diriltilmeli ve gerçek, vatan sever, vatan için canlarını hiçe sayarak Anadolu yollarına düşmüş kadroların CHP de birleşmeleri kaçınılmazdır. Kartondan CHP liler artık rafa kaldırılmalılar ve kartonlardan maketlerle halka buradayım mesajı veren kifayetsiz sözde siyasetçiler CHP den derhal tasfiye edilmelidirler.

Türk Milliyetçileri!

Mustafa Kemal Milliyetçiliği ile bezenmiş o hedeflerindeki kutsal Turan ülküsünü her zaman olduğu gibi taze tutmalıdırlar.

Boz Kurt Töresinin Mustafa Kemalce  timsal edildiği, flamalara hatta bayraklara nakış gibi işletilen ruhla hareket edilmelidir ki Türk Milliyetçisi her zaman o ruhun eğilmez, ruh bulmuş bedenidir.

On bin yıllık devlet geleneğine sahip olan Türk Ulusu baldırı çıplakların günü birlik iradeleri ile ayaklar altına alınamamalıdır.

İdeolojiler sermayedarların çirkin hesaplarına meze edilmemelidir.

Milliyetçisi ile Komünisti ile Sosyalisti ile Liberali ile İslamcısı ile Ateisti ile;

Biz Türküz…


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI