Ne Olacağı Değil, Ne Olduğu Önemli . . .
Tarık Eski >

Ne Olacağı Değil, Ne Olduğu Önemli . . .

Sürekli anketlerle yol, politika belirleyen, anketler bazında genel siyasi prensiplerini yönlendiren bir lider olan Recep Tayyip Erdoğan, seçimlere aylar varken bu sonucu görmedi mi? Bu gözden kaçırılan noktada, Erdoğan ve ekibi 7 Haziran akşamını daha aylar öncesinden ön görüyorlardı.

Demek oluyor ki (B) planları muhakkak hazır. Şimdi dost düşman dinleme sürecindeler.

Seçimlerin, Ak Parti tarafından sabote edilerek ertelenmesi planlarının yapıldığını ve hatta Suriye’ye saldırılarak seçimlerin ertelenmesi sağlanılacağı pompalaması yapılırken, Ak Parti ve Erdoğan tüm bunlardan haberdar değillermiydi? Her şeyin, her detayın farkındaydılar. Aylar öncesinden tüm verilere sahiptiler.

Şimdi zafer sarhoşluğu yaşayanların gelecekte siyasi intiharlarını ardı ardına izlemeye hazırlanın.

Erdoğan, neden sürekli koalisyonların öcülüğünden, ülkeyi getireceği olumsuz noktalardan söz etti? Neden, sürekli meydanlarda koalisyon felaketine karşı uyardı?

Çünkü biliyordu. İşin renginin koalisyon olduğunun farkındaydı.

Komplo teorisi geliştirelim mi?

Belkide iş planlı. Sonuç biliniyordu ve aylarca halka  kayıkçı kavgası izletildi. Olamaz mı? Bal gibi de olur. Toplum Ak Parti ve HDP koalisyonuna hazırlanmış olabilir mi? Olabilir. Güneydoğu’da Ak Parti seçmeni ne oldu da bu kadar sürede ve  topluca HDP seçmenine dönüştü. Dönüştü mü, dönüştürüldü mü?

Diğer taraftan, HDP nin İstanbul mitingine Ermenistandan  gelerek katılan iki binin üzerindeki Ermeni katılımcıları gözden neden uzak tutuldu? Türkiye’nin o bölgesindeki oy dağılımını gösteren mor renk Ermenistan okullarında duvarlarda asılan haritadaki biçiminden az biraz daha farklı değil mi? Ermeni, esasen Kürt’e düşmandır. Ermeninin kan davası esas manada Kürtlerledir. 1915 te soy kırım, yağma yapılmışsa bunu oralara gidip bizim İnecikliler, Karacakılavuzlular yapmadılar ki. Bu konu başka bir yazının konusu olabilir. Ama gözden kaçırılmaması gereken çok önemli içerikleri barındırdığı, bu güne ışık tutması bakımından göz ardı edilmemesi gerekn önemli bir detay.

Komplo teorimizde kalmıştık. Evet Demirtaş daha ilk günden yan çizmeye başladı. Siyaseten konuşmalar bitti asaleten konuşmalara geçildi. Üzerimize düşeni yaparız, ülkeyi hükümetsiz bırakmayız gibilerinden sorumlu devlet adamı söylemleri başladı. Daha yolun çok başı. Bu ”sorumlu devlet adamı” olgunlukları diğerleri tarafından da ortaya konulacağı kesin. Bu gün yarın birer birer dökülecekler.

HDP ateşine elini uzatacak olan yanacaktır. Maşa mı? Bu tabloyu hazırlayanlar, hiç şüpheniz olmasın ki, uygulattıklarına hadi bakalım emrini kısa süre sonra verecekler. Yine bir otel odası halveti yaşanacağı kesin.

Türkiye’nin ihtiyacı olan siyasi anlayış ve olması gereken siyasi oluşumun adı ne mi olmalı?

Açıkça belirtmek, altını çizmek gerekiyor. Tüm hırslar, iddialar ortadan kaldırılarak;

Milliyetçi Cumhuriyetçi Halkın Partisi…

İçerisinde, ülkenin bütünlüğünü, birliğini, bekasını, aydınlanmasını, çağdaşlaşmasını, sosyalleşmesini, her alanda atılımcılığını, halka dokunabilen, halkın içerisinden fışkırabilen, dinini, örfünü, adetlerini, gelenek ve göreneklerini rehber edinebilmeyi başaran bir siyasi anlayışı, Mustafa Kemal ile birleştirerek ortaya koyabilecek basirette sahip yeni bir akım gerekli.

Ne olacağı önemli değil diyerek başladığım yazımı, ne olması gerektiğine olan inancımı paylaşarak noktalıyorum.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ