Dedesi Cephede Irzı, Namusu İçin Şehit Olan Bugün Kadına El Kaldırmaz .  . .

Dedesi Cephede Irzı, Namusu İçin Şehit Olan Bugün Kadına El Kaldırmaz . . .

Kadına şiddet.

İki kelime ile geçiştirip durduğumuz kanıksadığımız konuların beşinda gelen iki basit kelime olmaktan öteye gitmeyen KADINA ŞİDDET.

Tarifi olmayan, lafla sözle ifade edilemeyen acının adı aslında. Acizliğin de adı, zavallılığın tarifi.

Sadece sözle mi, tokatla, yumrukla, tekmeyle mi uygulanıyor ?

Edenlerin, edilgenlere karşı kendilerinde hak saydıkları manyaklığın adının başına yine KADIN yerleştirmeye karşı durmak gerekiyor. Eden ve edilgen. Ne sevimsiz bir tanımlamadır. Hele ki kadın, erkek arasındaki bir sınır çizgisi gibi algılanmasına yaraması bu tanımı çok daha sevimsiz hale getiriyor.

Erkek kendisini seyyar elektrik fişi, kadını da duvara sabit priz gibi görmeye devam ettikçe, duvara sabit priz nasılsa bir yere kımıldayamaz, gidemez ama ben nasılsa seyyarım her yere erişirim mantığı devam ettiği sürece toplum üzerindeki bu algı asla değişmez.

Sapıkları, tıbbi yönden kontrol altında tutulması gerekenleri bir tarafa bırakarak, onları vaka görerek kendilerini normaller sınıfından sayan erkekler, yani biz, 

Hamasete gerek duymadan,kocaman, büyük laflar etmeden hiç kendimizi kadın yerine koyduk mu?

Haşa değil mi? 

Hötöröfmüyüz biz de kendimizi kadın yerine koyalım. İşte bakın yine konuya belden aşğıdan bir yerden baktık. Hemde başımızı önümüze eğerek değil, arkamıza bakarak.

Kadına şiddet konusunda yapılan araştırmalarda, sevgilisine, eşine, anasına, kız kardeşine, çalışma arkadaşı bir kadına hatta hiç tanımadığı her hangi bir kadına şiddet uygulayanların geneli; pozisyonları, statüleri ne olursa olsun, ister doktor, ister hakim, ister ayakkabı boyacısı, ister bakan, ister çöpçü her ne olurlarsa olsunlar mutlaka yaşamlarının bir kesitinde aşağlanmışlık, ezilmişlik, her hangi bir konuda yetersizlikleri olan tipler.

Kadın anadır, annedir, eştir, sevgilidir, yardır, yarendir falandır filandır.

Beyleerrrr lafla peynir gemisi yürümüyor.

Bu işin eğitimle, kariyerle statüyle falan hiç alakası yok. Konu karakter meselesi. Vicdan falanda değil. Neyin vicdanı? Kadının erkeğin vicdanına gereksinimi yok. İşi hamaset boyutundan sıyırark bakalım. Gerçekçi olalım.

Yaılar yazılıyor, filmler çevriliyor, haber bültenlerinde gün geçmiyor ki kadına şiddet haberi olmasın.

KADINA ŞİDDET. Ben asıl bu tanımlamadan nefret ediyorum.

Bu tanımda dahi kadın aşağlanmış, ötekileştirilmiş, acizleştirilmiş oluyor Neymiş kadına şiddet? felsefi boyutu bu olmalı, vicdan ve mantık olarak bakarsak yine aynı. Ama, kahretsin ki gerçekte bu.

Bence, kadına şiddeti kadınlar protesto etmesinler. Kadına şiddeti kadın platformları, feminist dernekler, yazarlar gönülü kadın kuruluşları kadına şiddeti gündeme getirip o konuda kıllarını kıpırdatmasınlar.

Dedeleri Çanakkale'de, Sakarya'da, Büyük taruz da şehit olan erkek torunlar bu konuyu sahiplensinler.

Dedelerimiz cephelerde neden savaştılar, neden şehit oldular, gazi oldular? Biz şimdi bu zaferlerle neden övünüyoruz?

Sadece vatan, toprak, bayrakmıydı? Cephede kimin ırzı, namusu için kan döküldü? Anaların, bacıların ırzı, namusu için değilmiydi. Düşmanın kirli emelleri, kirli elleri kadının, bacının namusunu kirletmesin diye süngü hücumuna kalkmadımı dedelerimiz?

Evet. İşte o zaman biz erkekler;

Ecdadımızın o zamn uğurunda can verdikleri ırz, namus diye tanımladıkları kutsal değerlerinin başında gelen kadınlarımız için bu savaşa ortak olalım.

Kadına şiddete biz kadınlardan fazla karşı duralım. Bu tam bir savaştır. Kadınların sırtına bu yükü yüklemekten utanç, ar duyarak kadına şiddete dur demek adına canla, başla, yazarak, konuşarak elimizden gelenin üzerinde gayretle bu savaşın içinde olalım.

Erkeklikse, mertlikse, delikanlılıksa, biliç, bilgi, birikim, uygarlık ve adamlık.

Bu savaşın silahları bunlar. 

Yan,i her şey bir tarafa İNSANLIK.

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI