Paralelciler Bunları Fena Korkutmuş . . .
Tarık Eski >

Paralelciler Bunları Fena Korkutmuş . . .

Sel Gider Kum Kalır.

Eskinin '' F Tipi '' şimdinin '' FTÖ/PDY '' si  tam olarak bu söze uyuyor.

En tepeden, en dibe kadar tüm unsurları ile tası tarağı toplayarak ülkeden bir biçimde sıvışan bu yapının geride kala kala totuları kalırken ve o tortular da bir yerlerden günah çıkartarak, af bekliyorlar.

Hadi onlar kendi paçalarını kurtarmanın derdindeler.

Esas birileri var ki, onlardan mı yoksa bunlardan mı belli olmayanlar.

Ne yardan, ne de serden geçemeyenler. 

O yapının tortusu falan deyip geçmeyin. Sesleri solukları kesildi de zannetmeyin. Bu yapının bazı hücreleri her ne kadar can çekişselerde hala daha saman altından su yürütmeyi beceriyorlar.

Atarlı, tutarlı çiçeği burunlarındaki siyasetçileri sindirebilmekte oldukça başarılılar.

Ağ babaları tası tarağı, dengi toparlamışlar, Amiyane tabirle '' volta '' olmuşlar ama geride kalanları bu çiçeği burunlarındaki siyasetçilere etki etmeyi sürdürüyorlar. Etki derken korkutmaktan, sindirmekten, halk tabiriyle tırsıtırmaktan söz ediyorum.

Kuyumcusundan, beyaz eşyacısına, mobilyacısından, kum çakılcısına, mermercisinden demircisine, benzincisine kadar akla gelecek her iş kolundaki ağabeyler şimdi imamın tesbihi nasıl dağıldığında oraya buraya saçılırsa onlarda oaraya buraya saçılmış durumdalar.

Zamanında onlarla bir biçimde ilişkileri olmuş, onlarla yol yürümüş hatta ortaklıklar kurmuş fakat onlardan tam olacakken lastik patlamış yarı yolda kalmış olanlar var.

Başında da belirttiğim gibi, bunlar geride kalan tortulardan öyle bir tırsıyorlar ki inanamazsınız.

Cumhuebaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, devletin bütün unsurlarını seferber ettiler. Bu adı hala daha tam konulamayan, bana göre de tümüyle terör örgütü, uluslararası emperyalist derin yapıların maşası olan ve Türkiye'de devlet düşmanı, halk düşmanı saydığım bu paralelcilerle mücadele ederlerken taşrada güvendikleri, arkalarını yasladıkları ve dahi AK Parti içinde bir yerlere taşıdıkları bağzıları hala bu yapının tortularıyla, ya teşviki mesai halindeler ya da hala daha onların uzantılarından öcü gibi çekiniyorlar.

Bir tarafta siyasi idealleri, hedefleri var. O hedeflere yürümek niyetindeler. 

Diğer taraftan da, korkularının, çekincelerinin esiri durumdalar.

Hiç bir tarafa tüküremiyorlar. Karşılarına ya bıyık yada sakal çıkıyor. İki arada bir derede kalmanın baskısını iliklerine kaadar hissediyorlar.

Hem onları hem bunları idare etmek derdiyle, '' 7 Kocalı Hürmüz '' oldular çıktılar.

Ne reislerine, ne ağabeylerine, kime biad edeceklerini bilmez durumdalar.

Siyaset bu, göle maya çalmakla vaziyet idare  edilemez. O maya tutmaz. Sonra bir bakmışsın, kendin cacık olmuşsun. Hıyarsız da cacık olmayacağına göre. Seni cacığı hıyarı yapmışlar ama sen anlayana kadar iş işten geçmiştir. 

Zıpladığın noktadan bir santim dahi farklı bir yere düşüyorsan hemen siyaseti bırakacaksın. Sen bu işi beceremiyorsun demektir. Siyasette kıvırmak ehil işidir. Ama başarılı siyasetçi zıpladığı anda havada kıvırmaz. İki ayağı yere sağlam bastığında, bastığı yerden emin olduğunda belden kıvırır. Oraya buraya zıplarken, aynı anda hem zıplayayım hem kıvırayım dersen işte göle çaldığın mayaya seni doğrarlar cacık yaparlar.

Siyaset korkakların işi değildir.

Ne yar ne ser işi hiç değildir. Birinden birini seçeceksin. Ne diyor reis?

Tarafını belli edeceksin.

Yoksa  sende anlamazsın bir gün onun, bir gün bunun dizindesin.  Haftada bir kına gecen olur, elelrine kınalar yakarlar, yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar der der ağlarsın. 

Hem giderim, hem ağlarım dersin.

Ya ağla, ya da git. Seçenek senin. Ama mutlaka ikisinden birini seç.

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı