Ulu Devlet, Mübarek Millet İstiklal Savaşından Sonra İlk Kez Emperyalizme Direniyor . . .

Ulu Devlet, Mübarek Millet İstiklal Savaşından Sonra İlk Kez Emperyalizme Direniyor . . .

Türk siyasetini elinde tutma savaşı veren iki ekol 100 yılı aşkın süredir savaşlarını kendi aralarında veriyrlarken ortaya aniden Recep Tayyip Erdoğan isminde birisi çıktı ve bu iki ekolün tepesindekilere tam anlamıyla onların dilinden cevap verdi.

İki siyasi ekol, biri Amerikan diğeri Alman.

Amerikan ekolü çok basit işler. Ortaya parayı koyar, çıkartacağı lideri parlatır, ortaya parayı koyar, ekonomiye nefes aldırır, bir kaç zaman piyasalar bu sayede dengeye girerler, ortadaki paraya pasta dersek bu pastadan pay alma peşindeki herkes sağcı, solcu, dinci, liberal kim var kim yok pastanınn başına yani Amerikan ekolünün başına üşüşürler.

Adnan Menderes'in DP si ardından Özal'ın ANAP' ı böyle değilmiydi? Demirel'in AP si ile DYP sini bu ekole dahil edemeyiz. Demirel Amerikan görünümlü Alman ekolünün en güzel örneğidir. Necmettin Erbakan gibi:

Alman ekolüne bakarsak; 

Almanlar 1. Dünya Savaşı öncesinde olduğu gibi, fikir ve düşünce, ideal temelli partileri kurdururlar veya o idealler üzerine kurulmuş partilere nüfus ederek işlerini görürler. Özlerinde kavga, iddiea ve mücadele vardır. Bazen sosyal demokrat bazen faşist bazen tam bağımsız ne olursa olsun mücadelecilik ve idealistlik enjekte ederler. Mücadeleciliği bir kaç kere yıkılıp yeniden dünya gücü olarak ayakları üzerine dikilmeleri ile de zaten ispat etmişlerdir.

CHP ye dek uzanan İttihatçilik geleneğide yine Alman ekolünün tezahürüdür.

Türk siyasetinde bu iki ekolün süre gelen savaşı yaşanır. 

Amerikan ekolü para, Alman ekolü ideal etrafında toplarlar halkı, kitleyi.

Amerikan ekolünün DP si seçime gitmek üzereyken, halk Menderes diye sokağa çıkmışken 1960 ta Almanya devreye girerek, orduda ve siyasette kendi ekolünden glen kadrolara darbeyi yaptırarak yine Amerikancı kisvedeki Demirel'i AP ile başbakanlığa taşımıştır.

Ne var ki, Türk halkı Alman ekolünü her nedense benimsemedi, benimsemiyorda. Alman ekolünün partilerinin genel başkanlarını başbakanda yapsa yanına muhakkak koalisyon ortağı ekliyor. Demirel'de sürekli koalisyonlarla gelmedi mi? 

Ardından gelen süreçte Amerikan ekolü bu duruma göz yumar mı, yummadı da.

Onlarda 12 Eylül şartlarını hazırlayarak olaya el koydular. Ardından Özal'ın Ana Vatan'ı geldi. Pasta büyüktü. Amerikan pastası demiştik ya; 

Adına 4 eğilim dedikleri sağı solu önü arkası kim var kim yok pastanın etrafında tolandılar. Para geldi, ekonomide nefes alındı, orta direk edebiyatı tutmuştu. Yollar, köprüler, iletişim, para döviz serbestliği derken ''Türkiye çağ atladı''. Güllük gülistanlık giderken her ne olduysa Özal'a Cumhurbaşkanlığı Köşküne sürgün emri çıktı. Özal yerine bıraktığı Yıldırım Akbulut'la sürtüşmeler yaşamaya başladı. YineAlman ekolünün ayak sesleri duyulmaya başalmıştı. Bu arada Almanya'nın ta ki babadan dostu Mesut Yılmaz AnAP ın genel başkanı oldu. Özal işin nereye gittiğini anlamış, yeğen Hüsnü'ye parti kurdurarak başına geçmeye hazırlanırken bir sabah portakal suyuyla zehirlendi ve Almancılar bir süre daha duruma hakim olmaya devam ettiler.

Amerikan ekolü baktı ki iş böyle olmayacak; Yeni bir lider ve yeni bir siyasi haraket kaçınılmaz olmuştu.

Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi 6 ay içinde iktidar yapıldı. Türk halkı zaten Alman ekolünü hiç benimsememişti ki. Koalisyonda ki DSP, MHP, ANAP bir gece Devlet Bahçeli'nin erken seçim açıklamasıyla sizlere ömür ediliyordu. Amerikan ekolü yine bir adım öne geçmişti.

Recep Tayyip Erdoğan ve kadrosu, tek başına iktidar olmuş, ANAP ın ilk ylları gibi yatırımlar almış başını gitmrkte, IMF ye olan borçlar ödenmiş ve barajlar, köprüler, hava limanları, hızlı tranler derken;

Alman ekolü rahat duracak mı, tabi durmayacak.

İmdada yine Çankaya Köşkü yetişecekti. Erdoğan birinci salvoyu atlatmış, Gül'ü oraya yollamıştı. Ancak ikinciden kaçış olmadığını bilerek o sürede kendi planlarını yaptı. 

Amerikan ekolüne bir anda dirsek gösterdi. Dünya şokta, Amerikan derin devleti şokta. İş çevreleri şoktalar. Recep Tayyip Erdoğan ne ypıyordu? Bindiği dalı kesmişti. 

Bağımsız Türkiye diyor. Buhara'dan Bosna'ya sesleniyor, Kafkaslardan, Filistin'e haykırıyordu.

Erdoğan'ın Amerikan ekolüne karşı bu çıkışı karşısında Alman ekolü bekler mi derhal durumu lehlerine çevirmek üzere harekete geçtiler ve her nasılsa AK Parti de tıpkı Mesut Yılmaz örneğindeki ANAP ta olduğu gibi  İstanbul Erkek Liseli genel başkan dolayısıyla başbakan gördük.

Alman ekolü tekrar sahnede.

Bunun farkında olan Recep Tayyip Erdoğan, gelişmeleri yakından takip ederek gerekli önlemleri almakta gecikmedi. Davutoğlu'nu kendisi getirmemişmiydi? Özal'da olsanız, Erdoğan'da bazen belli şeylere mecbur kalabiliyorsunuz. Hatta Atatürk dahi mecburiyetler karşısında mevcudu koruma adına diplomasinin gereğini yapmış, ödün verme gereği noktasında vermiştir.

Erdoğan, Amerikan ekolüne dirsek çevirmiş, Alman ekolüne karşı tedbir almış ve Türkiye için başına Büyük eklediği, Büyük Türkiye idealini Anadolu'da sınırlı tutmayarak;

Ulu Devlet, Mübarek Millet;

 Yani Buhara'dan Bosna'ya, Kafkaslar'dan Yemen'e kadar seslenirken Türk Devleti'nin büyüklüğüne, Ameriken ve Alman ekolünün yüz yılı aşkın süredir Türk siyasetine müdehalelerine dirsek gösterirken de Türk Milletinin Mübarekliğine teslim oluyordu.

Şartlar mı?

Aslında bu konu çok uzun gidecek. Erdoğan, Alman BND si, Amerikan CIA sı ve İsrail MOSAD ına hatta Suruç, Ankara ve Sultan Ahmet'te ''( Alman Çeşmesinin yanı başında Alman turistlere yöneik)'' patlatılan dinamitlerden kat ve kat daha tesirli bir bombayı fark etti. AB nin patronu Alman Şansölyesine, dayarım kapılarınıza 5 milyon mülteci kozunu oynadı. Erdoğan, emperyalistlerle onların dilinden konuşmaya başlamıştı. 

AK Parti üzerinde tezgahlanan Alman ekolüne kayış tuzağını fark eden Erdoğan bu tezgah girişimini erken fark ederek çırakmanı kuranları ve elemanlarına yönelik girişimini geciktirmedi.

İşte, kısaca aslında enine boyuna bakıldığında konu bu biçimde özetlenebiliyor.

Bu arada CHP mi nerelerde?

CHP Amerikan ekolü tarafından kuşatılmış, Almancılıktan Amerikancılığa devşirilmekle meşgul. İlk Operasyon Alman ekolünde yer alan Deniz Baykal'ın kaset operasyonuyla geri çekilmesiydi. F tipi Pensilvanya'dan bu işi halletmişti. Fırtına obüslerinin IŞİD ve PYD saflarını vurmasına desteğini açıklayan Deniz Baykal'ın en son çıkışlarına bakmaya ne dersiniz? CHP İttihatçilikle süre gelen kalıtımsal bağı sayesindeki Alman ekolünden koparılıp Amerikan ekolü siyasete adapte edilmeye çalışıla dursun. CHP nin başını kaldıracak mecali yok.

Uzun bir yazı oldu haklısınız.

Siz bu yazıyı beli bir kaç dakikada okudunuz, ya bu analizi yapmak kaç günü almıştır acaba?

Şu da var ki, yazıda hiç bir şahıs veya parti, akım ne desteklenmekte ne de yerilmekte. Sadece analiz içermekte olan bir çalışma. Katılmak, katılmamak herkesin özgür iradesi ve gözlemleriyle sabittir. 

Yorumlamadan önce analiz.

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI