Tek Park Davasının Ardından Düşünülmesi Gerekenler . . .
Tarık Eski >

Tek Park Davasının Ardından Düşünülmesi Gerekenler . . .

Telirdağ İdare Mahkemesi  dün  2015/ 1092  Esas ve 2016/ 568 Karar numaralı tebliğ ile Tek Park uygulamasının iptali yönünde karar verdiğini bildirdi.

Konu ile ilgili haber tekirdagnethaber tarafından kamuoyuna ve takipçilere duyurulmuştu.

Bu konuda benim esas dikkatimi çeken,

kararın oy birliği ile değil, oy çokluğu ile alınmış olması. Davaya bakan mahkeme üç hakimden oluşuyor. Karar 1 e karşı 2 oyla kabul edilirken, karara katılmadığını, karar metninin altına nedeni ile gerekçe olarak yazdıran ve azlık oyu gerekçesini 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasının '' f '' bendine dayandıran Hakim Abdurrahim Ay'ın sunmuş olduğu gerekçe,

Anlamıyorum ve bir çok kişininde benim gibi bu konuda anlayışının kıt olduğunu düşünüyorum.

Kanun, yasa, yönetmelik ve bentleri, fıkraları maddeleri gayet açık değil mi ki kararlarda ayrılık yaşanıyor? Hakim Abdurrahim Ay bu karar katılmadığının gerekçesini dayandırdığı kanunun maddesi ve fıkrası diğer iki hakim tarafından neden aynı biçimde yorumlanmaz veya Adurrahim Ay diğer iki hakimin aynı biçimdeki, kanuni dayanaklarını farklı veya değişik yorumlar. 

Sonuçta üç değerli yagıç ve İdare Mahkemesi yargıçlığına kadar yükselmiş değerli hukuk insanları. Konu verdikleri karar değil. Bir karar verilmiş ve gereği yerine getirilecektir. Taraflar yasaların el verdiği biçimde haklarını yine yasaların ön gördüğü yollardan arayacaklardır.

Ne anlamalıyız? Zaten anlasak sormayız. Ancak şu da var ki, bu kararda da gördüğümüz . . .

 . . . yasa yapıcılar yasaları yazıyorlar uygulama biçimi ve yorum farkının hakkını yine insana, insan faktörüne bırakıyorlar.  İşte dün açıklanan Tek Park davasında olduğu gibi. Hukukun üstünlüğü de bu olsa gerek.

Tamam hukukta yasaların, maddelerin, yönetmeliklerin yorumlanmasına, yorum farkına kanaat getirebiliriz. Birde veriler rakamlar, matematik ve fizik, kimya yani pozitif bilimlerin verilerini farklı yorumlanmasına ne demeli?

Deprem dendiğinde gözlerimiz fal taşı gibi açıldığı kadarıyla kalıyor. Ardından kaldığımız yerden devam.

Onlarca prof ve bilim adamı neden bir sürü bir sürü verileri, rakamları akademik jargonları sıralarlar, biribirleri ile tezatlar yaşarlar ama en son söz olarak; deprem kaçınılmaz, depreme her an hazırlıklı olmalıyız lafıyla sözü toparlarlar. Hiç anlamak mümkün değil.

Biri 10 yıl biri her an diğeri hiç bir zaman diyerek akıllarımızı çorba kazanına dönüştürüyorlar. Arkadaş araştırmalarınız, verileriniz elde ettikleriniz her birinizin farklı mı da biriniz hanya diğeriniz konya diyorsunuz.

Depremcileride geçtik, din adamlarımızın büyük bir bölümüde aynı değiller mi?

Gelelim doktorlara, biri yumurta sakın yemeyin diğeri her gün bir yumurta yenmeli diyor. Bir diğeri kolestrol için tüh kaka diğeri olmalı...

... sürekli yorumlar, sürekli tarifler. 

Ankara merkez kafasına göre herkes.

En sonunda iş geip dayanıyor siyasete ve siyasetçiye.

Meclisin yarısından fazlası zaten prof mertebesinde bazıları hukukçu bazıları doktor bilim adamı olanlar da var. 

Gerisini varın siz anlayın.

Sonra da bir manken bir şarkıcı yani toplumun önünde az biraz yer almış birileri çıkıp; benim verdiğim oyla dağdaki çobanın oyu aynı olmamalı gibilerinden haltlar ederler tabi.

Kurban olun siz o çobanların oyuna.

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı