izmir escort bayan
bursa escort
Varmısınız, Yokmusunuz, Ana Beni Eversene, Biri Bizi Şettiriyo, Ben Bilmem Avradım Bilir . . .

Varmısınız, Yokmusunuz, Ana Beni Eversene, Biri Bizi Şettiriyo, Ben Bilmem Avradım Bilir . . .

Hukuk, adalet, yasalar karşısında eşitlik ve  sosyal devlet kavramlarından ne anlıyoruz? Bu kavramlardan ne anladığımız değil bu kavramların önemini nasıl algılıyoruz esas mesele bu.

Bu kavramların temelinde ne var?

Nereden bakarsak bakalım tüm bu kavramların ilk adımı, Magna Carta ( büyük ferman) denilen İngiliz belgesidir. 1215 te İngiliz kralı ve baronları, derebeyleri arasında imzalanan ve demokrasinin ilk belgesi olarakta bilinir. Sözüm ona demokrasinin ilk adımııdır. 

Oysaki Magna Carta 39. maddesi hariç vatandaşların, halkın yararına hiç bir içeriği barındırmayan kral ve baronlar arasındaki sözde toplum güçleri arasındaki dengeleri belirlenmiştir. Halk yine köledir. Halk yine sınıfın en dibinde derebeylerinin malıdır. 39. madde dedik, evet sadece Magda Carta'nın o maddesi günümüz huhuk prensiplerinin temelini oluşturan maddedir. “Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır.” bu içeriğin dışındaki tüm maddeler baronların ve kralın kendi aralarındaki işleyişi yüz yıl süren çıkar ilişkilerini düzenlemekten başka hiç bir işe yaramamıştır. 

Kısacası demokrasinin temellerinin bu anlaşmayla atıldığı külliyen safsatadan ibarettir.

Krallar her zaman kral ''soylular'' her zaman soylu kalmak adına her türlü herzeyi yerler ve sonuçta karşılıklı isteklerini birbirlerinden alırlar. Olan işte Magna Carta da olduğu gibi onların aralarındaki anlaşmaların kırıntılarına yüz yıllar boyu muhtaç kalarak asılı kalırlar. Halklar, toplumlar hiç bir şeyden, hiç bir zaman nasiplendirilmezler.

Hukuk, adalet, yasalar karşısında eşitlik ve sosyal devletin nimetlerinden hakça pay almak mı demiştik? Hadi canım bizde. Ne kadar da çok şey istiyoruz. 

Adına sözüm ona,bilgi, birikim dediklerimizin ve ezberletilenlerin dışındakileri öğrenmedikten, gerçeklerin ardındaki esasları bilmeden yaşamak ve bunlar üzerinden kısıtlanmış ve kısıtlı kalmaya boyun eğmiş bizler...

... örneğin, Arşimed'i sadece suyun kaldırma kuvvetini buluşu ile tanırsak ancak ilk denge prensibini, kürenin yüz ölçümü ile bizlere pi sayısını hediye etti diyemezsek sadece hamamda suyun kaldırma kuvvetini buluşunu hamamdaki rastlantıyla ifade edersek...

... Newton için de yüksek matematiğin temellerini kurdu,ilk aynalı teleskopu icat etti, kütle çekimi prensibi ile astronomiyi başlattı, haraket yasalarıyla modern fiziği başlattı demeden sadece kafasına düşen elma sayesinde yer çekimini buldu diyorsak; işte şimdi içinde olduğumuz manzara da bu olur.

Sürekli başarıdan söz ederken, hangi başarıdan söz ettiğimizi bilmeden sadece tekrar eder dururuz. 

Başarının aşk gibi olduğundan bi haberizdir. Başarının aşk gibi olduğunun, peşinden koşanın yakasına yapışacağından haberimiz yoktur.

Siyasetçileri eleştiriyoruz ya; Sürekli yaptıklarından yakınırız. Yaptııkları ile verir veriştiririz.

Ezberletildiği biçimiyle, klasik, basma kalıp eleştiriler işe yaramıyor. Öncelikle bunu bilmek gerek. Arşimed ve Newton örneğindeki gibi...

... bırakalım yolları, köprüleri, havalimanlarını yapmayla öğünç duymayı, diğer taraftan bırakalım siyasilerin aileleri veya ideolojileri üzerinden kısır eleştiriler yöneltmeyi. Bunlar esas konular olmamalı. Filmin esas oğlanı veya esas kızı bunlar değiller.

Ülkemizde okuma yazma bilmeyenlerin oranı hala daha %3.8 ken her ilde üniversite olmuşta ne olmuş,15 yaşındaki çocuklarımızın OESD ülkesi 65 ülke arasındaki matematik, fizik ve sosyyal bilimlerdeki sıralaması 48. sırasaysa her ildeki üniversite neyimize? Her yıl açıklanan o çok meşhur 500 büyük uluslar arası ticaret hacmine sahip şirketlerimiz var ya, hani vergi rekortmenleri, ülkemizin uluslar arası ticaretteki iftiharları, işte o 500 büyük şirketimizin sadece 12 tanesi yüksek teknoloji malalrı üretimi ve ihracatı yapabiliyorlar. Bundan haberdarmıyız? Hiç sanmıyorum.

Dünyada yüksek teknoloji ihracatı yapan ülkeler arasında bakalım kimler nerelerde...

... Kore 130,5, Hindistan 15,7, Brezilya 8,4, Polonya 12, Malezya 60,4 milyar dolar Türkiye mi? 2,2 milyar dolarla listenin en sonunda yer almakta.

Eleştiri mi yapacağız? hadi o zaman en baabsından başlayalım;

Hindistan 74 milyon dolar  evet sadece 74 milyon dolar harcayarak Mars'ın yörüngesine sonda yollarken biz ne mi yaptık? Gerçek rakamını hiç bir zaman bilemeyeceğimiz Cumhurbaşkanlığı sarayı inşa ettik.

Burada asıl olan sarayın yapımını eleştirmek değil. Asıl olan saray yapılırken bilim, teknoloji allanında, allak bullak edilmiş eğitim sisteminin düzeyi bakımından neler yapılamadığının altını çizmek ve sorgulamak. Ama sorgularkende keyfiyetler ve karşılıklı hıırslar üzerinden değil gerçekler ve gerçeklere dayalı, bilgiler üzerinden eleştirebilmek. Kara düzen, ezberletilmiş, bizlere öğretilmişler üzerinden olmamalı eleştirilerin çıkış merkezi.

Bize muhalefet aşılayanlarada ders vermek gerekiyor. bakın biz muhalefeti, eleştiriyi biliyoruz. Sizin bize yerli işbirlikçilerinizle pompaladıklarınızla değil, gerçeklerle eleştirebiliyoruz diyebilmemiz önemli.

Gelelim ilk girişteki konuya;

Hukuk, adalet, yasalar karşısında eşit olmak ve sosyal devlet kavramlaarından ne anladığımıza...

... ne anlamadığımızı bilelim. Önce tersten yola çıkalım. Anlayabildiklerimiz zaten çok belli. Biz ne anlamadığımızın farkına varabilirsek işin gerisi çok basit.

İşte o zaman...

Atatürk'ü de esas anlamı, manası ve gerçekliği ile anlayabilecek, Atatürk'ün açtığı yolda, gösterdiği hedefehiç durmadan emin adımlarla yürümeyi başaracağız.

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI