Tek ve En Önemli Eksiğimiz, Milli İdeolojimizin Olmamasıdır.
Tarık Eski >

Tek ve En Önemli Eksiğimiz, Milli İdeolojimizin Olmamasıdır.

Eksik olan tek ve en önemli şeyimiz,

ideolojimiz.

Milli bir ideolojimiz yok. Milli manevi değerlerimizi içeren, bir bütün halinde bizi yansıtan, 

solumuza baksak onlarca farklı fraksiyona bölünmüş kendi içinde paramparça bir sol görüyoruz. Sağımıza baksak herkesin bir tarafından çekitirdiği kavram kargaşalarıyla burun buruna geliyoruz.

'' Angel Cafe '' kafasındaki Atatürkçülük, dini hadisler üzerinden algılayan dindarlık ve milliyetçiliği şekilcilikle karıştıran  ama sonunda idolojik olarak kocaman bir hiç var karşımızda.

Hal böyle olunca da, dışarıdan ve içeriden her türlü yönlendirmelere, baskılara ve saldırılara açık bir toplum oluyoruz.

Milli ve manevi değerlerden söz ediyorum. Bir arada, birbirinden bağımsız olmayan, kim neresinden çekerse çekenin elinde kalmayan ve herkesin kendisine göre, işine geldiği gibi yorumlamasına imkan vermeyen bir milli duruşun eksikliğine dikkat çekiyorum.

21. Yüz yılın ilk çeğreğindeki halimize bakın. Güney Amerika veya Afrika'da muz cumhuriyeti diye adlandırdığımız o kabilelerden bir fark görebiliyormuyuz?

Hala daha bu devirde, demokrasiye ve egemenlik haklarına sahip çokmak için sokaklarda nöbete çağrılan halk var. Siyasi irade halkı demokrasiye sahip çıkmak adına sokaklara çağrıyor. Tamam bir yere kadar baş göz üstüne. Tabi halk egeöenliğine sahip çıkacak, tabi halk bir bütün halinde yek vücut olacak.

21. Yüz yılın ilk çeğreğindeyiz dedik. Böyle mi olmalı?

Ülkemdeki demokrasiye, egemenliğime sokakta ben sahip çıkacak, iç ve dış tehlikelerden ben koruyacaksam size ne gerek var? İşte budur. Sözünü ettiğim aksak taraf bu.

Sağlam temeller ve kurallar çerçevesinde belirlenmemiş ideolojisi olmayan, yargısı, siyaseti, ekonomik yol haritası, eğitim sistemi hiç bir zaman belirlenmemiş, rüzgarın estiği yöne savrulan, teknolojik ve bilimsel hiç bir gelişme kaydedememiş, köşe dönmecilik üzerine fedef kilitlemiş zihniyet, daha onlarca hatta yüzlerce aksak, açık, gedik sayabileceğimiz '' malesef '' ler...

... demek biz buna layığız. Başka söz,  başka şey gelmiyor insanın aklına.

Öfkesini güçsüzden almaya odaklı güruhuz. naçar düşmüşe vurmaya can atıyoruz. Hep dişimize göresini isteriz. Neden mi? Çünkü kendi dişlerimiz çürük, kendi dişimize güvenemiyoruz. Kolay lokma işimize geliyor. Oradan al, buradan devşir, aldığının devşirdiğinin üzerine hiç bir şey ekleme, yenilik katma veya kendine göre geliştirme oh ne güzel değil mi...

... sanayicimize bakalım. Sürekli montaj sanayi, üreten icad eden üretip geliştirdiğini imal ettiğini satan kaç sanayi kuruluşumuz var? 

Hukuk sistemimiz desen ona keza; ordan burdan ekleme bükle yaslarla hala devam ettirmeye çalıştığımız bir özürlü hukuk sistemiyle işte buraya kadar.imiz, 

Sağlık ve eğitime ne demeli?

Hiç şahit oldunuz mu? Sağlıkçıların, hastanemizde şu cihazımız yok, çok önemli şu cihaz haastanemize gönderilmediği için hasta bakamıyoruz ve bu durumu protesto için eylem yapacaz diyeni görmedim. Ya çalışma saatleri ya da özel muayenehane sıkıntıları için sokaklara dökülen sağlıkçıları çok gördük.

Eğitimcilerimiz, tam gün mü yarım gün mü maaş ek ders ücretleri derken arada olan arada heba olan nesiller. 65 

ülke içerisinde matematik, fen ve sosyal bilimlerde Türk öğrencilerin yeri 48. sıra. 

Din adamlarımız; ya hadis ya da uyduruk kaydırık menkıbeler masallar hikayeler üzerinden halka salya sümük din sömürüsü yapmaya devam ediyorlar. Cenazelere bakın, şayet zengin biri vefaat etmişse biri alıp diğeri başlıyor. cenaze fakire aitse gömün anasını satim. 

Görevlerini eksiksiz yerine getiren, her türlü olumsuz şartlara rağmen görev yapan, sorumluluklarını hiç bir zaman yitirmeyen öğretmenlerimiz, sağlıkçılarımız, işçilerimiz, din adamlarımız Allah sizi başımızdan eksik etmesin. Sözümüz sizlere değil. Hatta belli bir zümreye hiç değil.

Bu arada basın, medya ne alemde, kimin atına binerse onun türküsünü çığıranlar, patronunun alacağı ihaleye çanak tutan sözde yazar, çizer takımının adı aydın, gazeteci, araştırmacı olup çıkıyor. 

Hem çuvaldızı, hem iğneyi her yerimize batırıp çıkartmadan aklımız başımıza gelmez. Ama buna cesaretten de öte, milli şuur ve sorumluluk gerek...

... milli ideoloji gerekir.

Her zaman verdiğim örnek vardır.

Angel Cafe Atatürkçüleri,

Adamın iş yerinin adı ANGEL CAFE oturmuş facebook başına, Atatürk olmasaydı senin adın ne olurdu veya baban kim olurdu? yazıyor.  Al buyur. Şimdi bu zihniyete, idrakten uzak adama neyi anlatabilirsiniz ki?

Biri sakalları kolvermiş elinde 99 luk tesbihi ama alacağı satacağında dolar üzerinden faiz hesabı yaparken dudaklar sürekli mırıl mırıl bile olsa başıyla tamam, hayır diyor.

Bazılarının da pavyonda şampanya patlatırken peçeteye yazıp sahnedeki üvertürden söylemesini istedikleri şarkı, Baş koymuşum Türkiyemin yoluna.

Bunlar geneli asla yansıtmaslar dahi büyük hemde çok büyük bir çoğunluğun malesef hali bu.

Hal böyle olunca da başımızdan bit kapımızdan it eksik olmuyor.

Milli temellere dayalı, milli birliğimizi içeren esaslı bir ideolojiye sahip olmadığımız sürece bu böyle gelmiş böyle de devam eder.

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
YÜKSEL SÜLEYMANPAŞA DİYEREK ÇIKTIK YOLA…
CHP'DEN İSTİFA ETTİ.  AK PARTİYE GEÇTİ
CHP'DEN İSTİFA ETTİ. AK PARTİYE GEÇTİ