FETÖ Denilen Ahtapotun Kollarının Budanışı.
Tarık Eski >

FETÖ Denilen Ahtapotun Kollarının Budanışı.

Çok fazla gerilere gitmeye gerek yok.

Sarıkamış, Çanakkale, Galiçya, Filistin, Trablus, 1 ve2. İnönü, Sakarya, Büyük Taarruz, Kore ve en son 1974 Kıbrıs...

... Sarıkamış, Galiçya, Filistin ve Trablus cephelerinde olduğu gibi her biri zaferle sonuçlanmış muharebeler olmasa da  destannların yazıldığı, kahramanlıkların şanla, şerefle anıldığı öykülerle doludur.

15 Temmuz akşamından bu yana Tük halkı kendisini aldatılmış, kandırılmış hissediyor. En güvendiği, içinden ürettiği binlerce yıllık o sonsuz gurur kaynağının kendisini aldattığı hissi var halkın genelinde.

 Üç, beş vatan haini binlerce yıllık o gurura leke sürmeye yeltendiler sadece o kadar. Onlar Türk askerleri değillerdi, onlar bizim bağrımızdan çıkmış aslanlar değillerdi, onlar biz değillerdi, onlar Türk değillerdi.

Aldatılmışlık, kandırılmışlık hissine kapılmaya gerek mi var? Asla yok. Şan ve şeref dolu tarihi yazan aslan parçalarının ocağı dimdik ayakta ve olabildiğince kudreti ve azametiyle Tütk yurdunu koruyup kollamaya, demokrasimizi ve bağımsızlığımızın temeli egemenliğimizi korumayı sürdürüyor.

15 Temmuz akşamına gelmeden;

Ordunun içinde varlığı kuşku götürmeyen 3 grup mevcuttu.

Bunların içinde en itidalli, kendi kabuğunda olan milliyetçi kanattır. DFiğer iki guruba nazaran pasif, içine gömülü sadece milliyetçi kadroları korumaya odaklı kendi içselliğinde, kadro olarak en zayıf denilebilecek ölçekte yer alır.

Ardından, bu gün Genel Kurmay Başkanı'nın da aralarında bulunduğu, Ergenekon ve Balyoz davaları ile baş etmek için yıllardır çabalayan, kendini muhafaza etmeye gayret eden 2. grup vardır ki bilenler bilirler bunlara DOĞU GRUBU adı verilir. FETÖ nün can düşmanlarıdır bunlar. 

BATI GRUBU olarak adlandırılan, ordunun içine ABD ve NATO eliyle monte edilmiş FETÖ dediğimiz gurup vardır ki, bunlar her üç grup arasında en güçlü hale bürünmüş, ordu içindeki yargı başta olmak üzere nereedeyse tüm stratejik görevlere atanmışlardır. Tabi yine ABD ve NATO sayesinde.

Bakın bunlar tümüyle gerçeklerdir. Uzun yıllara dayalı bir sistemin içinde urlaşan ve kurutulmaya muhtaç olan bataklığın Türk Ordusunun içini nasıl kemirdiğinden söz ediyoruz. Bir manada tarihi belge niteliğindedir bu okuduklarınız.

BATI GRUBU dediğimiz yapının köleleştirilmişleri her YAŞ döneminde kolayca terfi ettirilirler, makamları birer birer ardı ardına ele geçirirler ''di''.

Hatat bu BATI GRUBU kısa bir dönem için Erdoğan'ın kontrolüne dahi girmişti. Ama ABD ve NATO derhal buna müdehalede gecikmedi. 

Başbakanlığı döneminde Erdoğan tüm olan biteni seziyor, bu ABD ve NATO uşaklarına karşı önlemler geliştirdiği sırada, güç savaşı başlıyordu. Kimler araasında? BATI VE DOĞU GRUPLARI arasında kıyasıya bir erk savaşına girişiliyordu. İşte bu noktada DOĞU GURUBU menspları hayati bir hataya adım attılar...

Erdoğan'ı da hedeflerine alarak geri dönüşü zor bir hataydı bu. 

Arkasından gelen süreci hatırlayalım; 

Gelsin Ergenekon ve Balyoz davaları.

ABD, NATO nun çocuları FETÖ nün uşakları gemi iyice azıya aldılar.  Erdoğan buna direnç göstermeye çalıştığı her hamlesinde bu güçlerce engellendi. Karşılığında Ergenekon ve Balyoz davalarının maduru durumunda olanların destekçileri tarafından sürekli can düşmanları olan BATI GRUBU ile bir arada anılan, onlarla iş tutar durumda empoze edilen bir hal almaya başaldı. Çok zorlu günlerdi onun için bu dönemin her günü. 

FETÖ gücünün doruğundaydı. Nasıl olmasındı ki, askeri yargı, sivil yargı, ordunun içindeki can düşmanalrı hapisjanelere tıkılmışlar, geriye tek bir merkez kalıyordu. O en stratejik noktayı ele geçirdikleri an çember kapatılmış olacaktı. 

MİT !

evet, bir tek MİT müsteşarlığı haricindeki neredeyse tüm gerekli her yere hükmedebiliyordu.

MİT içinde  dönemin Müsteşarı Emre Taner sayesinde Erdoğan önemli gelişmeleri başrmaya başlamıştı. MİT yapısı bambaşka bir hale bürünüyordu. FETÖ bundan son derece rahatsız, mutsuzdu. MİT üzerine, Emre Taner üzerine gidilmeye başlanıldı. Erdoğan, tamam dedi. Ama hazırladığı hiç kimsenin tahmin edemediği bir planı harakete geçirmek için acele etmiiyordu. 

Hakan Fidan !

Erdoğan hiç kimsenin adını sanını işitmediği tanımadığı Fifan'ı MİT Müsteşarlığına getirdiğinde en başta FETÖ olmak üzere herkesi bir merak almıştı. Kim di bu Hakan Fidan?

FETÖ çok tepki vermedi. İşte FETÖ nün hayati hhatası da bu noktada oldu. O, Hakan Fidan ki 15 Temmuz akşamı kim olduğunu herkese ispatlayacaktı.

FETÖ, Fidan'dan oldukça rahatsızlıklar hissetmeye başaldı. Bu Hakan Fidan hiçte umdukları gibi kolay lokma çıkmamıştı.

Özel Kuvvetleri yeni baştan şekillendirmekle işe başlamıştı. Daha da ileri giderek, 2012 de MİT bünyesinde Özel Kuvvetler ordusu oluşturuyordu ve oluşturdu da sonrasında. O özel kuvvetler ki 15 temmuz gecesi kuruluş amacının hakkını verecekti.

Tedbir hemen alınmalıydı. Hakan Fidan itibarsızlaştırılmalı, gözden düşürülmeliydi. İşte o plan için FETÖ çok eski bir dostunu devreye soktu. 

İran !

Lübnan'a, Bahreyn'e,Irak'a, Suriyeye nüfus etmiş İran şimdi FETÖ sayesinde Türkiye'de cirit oynatacaktı. Bunu asla geri çeviremezdi zaten çevirmedi de. O dönem içinde Türkiye'de en güçlü istihbarat servisi İran oluvermişti. nneredeyse Türkiye'de MİT kadar etki alanları yaratmaya başlamıştı. 

FETÖ nün kanalları, yazarları, yorumcuları Hakan Fidan'ın İran ajanı olduğuna kadar vardırdıkları bir karalama, itibarsızlaştırma kampanyasına giriştiler.

Diğer tarafttan Ergenekon ve Balyoz üzerinden yürütülen alabildiğine hoyrat  savaş devam ediyordu. Türk halkkı istim üzerindeydi ve bu propagandalara duyarsızlık gösteremiyordu. 

Hakan Fidan toplum nezninde linç edilmek üzereydi.

Gezi sürecine dek bu böyle devam etti. FETÖ MİT'i ve Hakan Fidan'ı düşüremiyordu. 

17-25 Aralık süreci FETÖ için çok önemli başka bir muharebe oldu.

Kaybeden yine FETÖ.

Bu sefer Emniyette ve yargıdaki tüm hücreleri deşifre olmuştu. Ahtapotun kolları budanmaya başlanmıştı. Artık FETÖ adına çöküş süreci kaçınılmazdı. Telaş arttı. Kopmalar örgüt içinde çatlak sesler yükselmeye başaldı.

İmamlar, ağabeyler derken ABD nin kuklası olan baykuş ne yapabileceğini, yeni stratejilerinin ne olması gerektiği yönünde panik yaşamaya başlamıştı ki...

devreye yine ABD ve NTO girmekte gecikmedi...

Geldik

15 Temmuz 2016 günün akşam üzeri saat 16:00 'a

Bu noktada Türk Devlet Aklının devreye girmesini göreceğiz. Türk Devleti'nin Aklı devreye girer ve zamanıın ruhu saklandığı yerden ortaya çıkar.

Devlet susar.

Ama zamanın ruhunu yanından ayırmayan o devlet aklı, üst akıl diye bize empoze edilen öcünün karşısına dikilir ve o üst akıl denilen ucubeyi TÜRK DEVLETİ'NİN ÜSTÜN AKLI TEPELER.

Bu okuduklarınız eksikleri ile birlikte tümüyle gerçekleri içermektedir. Anı, hatıra falan içermez.

Bazıları devlet sırrı niteliğinde konulardır ki bunların içeriklerine, neden, nasıllarına değinmiyoruz. Değinemeyiz de zaten.

Adına FETÖ denilen ahtapotun kollarının budanışının tarihi ve gerçek öyküsdür.

Yarın,

15 Temmuz saat 16:00 da buluşmak üzere;

 

 

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
Kasaba giren hırsızlar otomobil çaldı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı
20 FETÖ şüphelisine gözaltı kararı