TÜRK MİLLETİ, 15 TEMMUZ 2016 AKŞAMI, ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİNDE, KENDİSİNE VERDİĞİ EMRİ BELKİ DE İL KEZ KAYITSIZ ŞARTSIZ YERİNE GETİRDİ.

TÜRK MİLLETİ, 15 TEMMUZ 2016 AKŞAMI, ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİNDE, KENDİSİNE VERDİĞİ EMRİ BELKİ DE İL KEZ KAYITSIZ ŞARTSIZ YERİNE GETİRDİ.

 

Bu gün gelinen bu noktada, el birliği sayesinde hiç ayrım yapmaksızın, sağcısı, solcusu, iş adamı, öğretmeni, doktoru, temizlik işçisi, çiftçisi, sporcusu, bilim adamı, siyasetçisi, askeri ...

...  bakın el birliği ile ülkeyi ne hale getirdik!

Haydi, durmayın. 

Koşturun Anıtkabir'e. Mozeleye çelenkler koyalım, bağlılığımızı, özlemimizi hasretimizi sunalım. Şeref defterine yazalımda yazalım anasını satim.

Hiç kimse lafı gevelemesin...

... Her birimiz suçlu ve sorumluyuz.

Biz biliyorduk, biz bağlıydık, biz demiştik geçecez bunları. En büyük suçlu Atatürk'ün mirasına sarılmaktan başka, onun mirasını bu güne yiyip tüketmekten başka bir halta yaramayanlardır. Yakada rozet, caddelerde heykelden başka Atatürk ve Atatürk'ün mirası için ne yaptık?

Bu kadarmıdır, bu mudur? Yapılabilen, elden gelen bu kadarsa hilafsız mağlubiyet ve hıyanettir bunu, bu acı gerçeği kabullenmek.

20. Ekim. 1927 

Atatürk, Türk gençliğine sesleniyor. Hemde herkesin malesef anlayamadığı gibi bir kere değil, 2 kez sesleniyor.

Türk gençliğine ikinci kez “Ey Türk İstikbâlinin Evlâdı!” diyerek; Geleceğin gençliğine çok kararlı bir şekilde birinci vazifesinin ne olması gerektiğini ise; “İşte bu ahvâl ve şerait içinde dahi, vazifen;” TÜRK İSTİKLÂL VE CUMHURİYETİNİ KURTARMAKTIR! “ sözleriyle 2. seslenişini gerçekleştiriyor.

İmkân ve şartların ne olabileceği konusunu ise Atatürk, altı ihtimal vereriyor. 

Bu 6 ihtimalin hangisi gerçekleşmedi?

1. İmkân ve Şartların Olumsuzluk İhtimali:

“Bu imkân ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir”

2. Düşmanların Çok Güçlü Olması İhtimali:

“İstiklâl ve Cumhuriyeti’ne kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.” ( işte, ABD,İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya hatta İsrail)

3. Vatanın İşgal Edilmiş Olması İhtimali:

“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.” ( emperyalislerin oyunlarına bakalım ve bu gerçeği daha iyi anlayalım)

4. İktidarın Gaflet, Delâlet ve Hıyanet İçinde Bulunması İhtimali:

“Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleket dahilinde, iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.” ( fetoşa hanginiz, hangi siyasi imkan sunmadı, hangi iktidar onun yolunu açmak için her türlü desteği vermedi? diyoruz ya işte o gaflet bu gaflet.)

5. İktidarın Menfaatlerini İşgalcilerin Siyasi Emelleriyle Birleştirmesi İhtimali:

“Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.” ( dış güçler, dış güçler emperyalizmin küresel bazdaki odaklarının oyunlarına düşmeyi anlayalım)

6. Milletin Harap ve Bitap Düşmesi İhtimali:

“Millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.” ( bunu iktisadi veya fikri olarakta algılayabilir, yorumlayabiliriz)

Atatürk'ün

Gençliğe hitabesini ifade ederken en son cümlesi şudur.

Bugün vasıl olduğumuz netice, asırlardan beri çekilen millî musibetlerin intibahı ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.

Bir diğer taraftan baktığımızda ise, 15 Temmuz akşamı sokaklara fırlayan, demookrasisine ve egemenliğine, vatanına sahip çıkma adına ve en önemlisi,

bana göre;

Atatürk'ün gençliğe hitabesindeki en son, seslenişine ve hatta emrine itaat edenler o sokaklara fırlayarak bayraklarıyla tanklara, uçaklara, helikopterlerden atılan mermilere siper olanlardı. Bunu da hiç kimse siyasi bir noktaya evirmesin. Ama o nedenle ama bu nedene. Gençler başta olmak üzere millet tankın, topun, tüfeğin önüne kendisini atarak;

Yeter söz milletindir.  dedi.

Atatürk 20 Ekim 1927 de emretti. Türk gençliği ve Türk Milleti o emre 15 Temmuz 2016 akşamı kayıtsız şartsız itaat etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan halkı sokaklara çağırdı. Cunhurbaşkanı'nın çağrısı ile halk meydanlara indi.Cumhurbaşkanı halkı kalkan yaptı. Halkı neden sokaklara itti?  Bakın bunlar, bu söylemler düşünülmeden, idrak edilmeden edilmiş, her biri safsata, taşlaşmış ve yozlaşmış aslında tam yobazlaşmış kalıp haline gelmiş istemezükçü zihniyetin ürünüdür.

Evet. Cumhurbaşkanı halkı sokaklara çağırdı. Çağırmasamıydı? Atatürk'ün gençliğe hitabesinde emrettiği üzere Cumhurbaşkanı halkı bağımsızlığına, egemenliğine kastedenlere karşı halkı direnmeye çağırdı. Gücünü halktan alarak iç ve dış hainlere karşı Türk halkının iradesine yöneldi. 

Cumhurbaşkanı yapması gerekeni yaptı.

Karşı olanlar, karşıt olanlar, öncesinde eleştirenler, en azından siz dahi ''bu sefer doğrusunu yaptı.'' diyebilin.

Bakın siyaset, tarafkirlik ve karşıtlık katmadan, 15 Temmuz akşamının vehameti üzerine düşünelim.

İş başa düşmüştü. O başta milletin kendisi, bizzat milletin iradesiydi. 

Siyasi, etnik, mezhep ayrıştırması yapmadan bakalım.

TÜRK MİLLETİ, 15 TEMMUZ 2016 AKŞAMI, ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİNDE, KENDİSİNE VERDİĞİ EMRİ BELKİ DE İL KEZ KAYITSIZ ŞARTSIZ YERİNE GETİRDİ.

 

 

 

 

 


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI