Dünya Var Olduğu Sürece Şaşkınlığımız Son Bulmayacak . . .

Dünya Var Olduğu Sürece Şaşkınlığımız Son Bulmayacak . . .

Mehmet Akif, İstiklal Marşımızın 3. kıtasında sorar;

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.

Türk Milleti binlerce yıldır bu hayasız emellerle rüyalarını süsleyenlere şaşmakta. Dünya var olduğu sürece de şaşmaya devam edecek.

Biz bu emelin sahiplerine şaşmaya devam edelim, onlar ellerinden geleni ardına koymamakta ısrar etsinler.

30 Ağustos 1922 sabah saat 4,30 Türk topçusunun taciz atışlarının ardından saat 5 de başlayan o yıldırım saldırı ile son noktanın konulduğu, adına Baş Kumandanlık Meydan Muharebesi denilen savaşın yıl dönümündeyiz.

Destanlarımız savaş alanlarında yazılmıştır. Kahramanlıklarla bezelidir Türk Destanları.

30 Ağustos 1922 nin önünü ardını da biliriz. Çok yazar çok bilgi belge ile ortaya koyarız önünü arkasın. Hiç o tarafına girmeden, Süngü hücumundaki Memedin Tınaztepeye hücumundaki hissiyatı ile bakabilirsek, Memedin Ciğerlerini patlatırcasına Allah Allah diyerek düşman siperine dalışında ki duygusu ile yaklaşa bilirsek gerisi gerçekten de teferruattır.

Akif’in yazdığını zannettiğimiz İstiklal marşı gerçeğinde arayalım mı Türk’ün ulvi ve manevi coşkusunun nedenini? Evet Mehmet Akif yazdı istiklal Marşımızın şiirini. Ama sadece yazdı.

Akif’e 571 hece ve 1453 harfle İstiklal marşını yazdıran kudret neyse 30 Ağustos 1922 sabahı Memedi düşman siperlerine gözü kapalı atan kudrette aynıydı.

Kısacası,

30 Ağustos Türk Milleti adına sadece kazanılmış bir cephe savaşı değildi.

30 Ağustos Memedlerin savaşıydı.

Kazanılan zafer de Memedlerin zaferiydi.

30 Ağustosu Dumlupınarlardaki Memedlerin yüreklerinden Gabara, Cudiye, Amanoslara, Ağrılara taşıyan, şimdi oralarda savaşan daha dün Beşparmaklarda savaşmış olanlara aktarmış olan kudreti hissederken, coşkuyla beraber o yüce kudreti Türklüğün gururu ve İslamiyetin şuuru ile hissedebiliyorsak ne mutlu bize.

Sadece savaş meydanlarında mı, savaşlarda, muharebelerde mi Türk olduğumuzun gururunun farkındalığına varmalıyız?

Bilimde, fende, ekonomide, tıpta, sanatta, edebiyatta kısacası muasır medeniyetlere erişmenin yolu, çaresi olan her alandaki savaşı bir tarafa itip Ne Mutlu Türk’üm Diyene, demekle mi yetinmeye devam edeceğiz?

Akif’e dönersek,

Hangi çılgının bize zincir vuracağına şaşmayı bir tarafa terk ederek, bundan böyle kendi kendimize vurduğumuz zincirleri kırmanın zamanı geldi de geçti bile. Beyinlerimizdeki zincirleri kıralım. İslam diye yobazların bizlere yutturduklarını, milliyetçilik diye kafatasçı faşizmi yutturmaya çalışanları, devrimcilik diye sınıfsal anarşizmi dikte ettirmeye çalışanları mağlup edelim.

30 Ağustos 1922 sabahı düşman siperine dalan Memedler biz bunları başarabilelim diye kendilerini feda ettiler. aradan geçen 93 yılın ardından hala daha o sipere atılan Memedin fedakarlığının üzerine hiç bir şey eklememişsek,

kutlayacak 30 Ağustosumuz yok demektir.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI