Zor Olan Varlığına mı, Yokluğuna mı Katlanmak ?

Zor Olan Varlığına mı, Yokluğuna mı Katlanmak ?

Yararlı olanı mı yoksa değerli olanı mı seçmek gerek?

Güzel olana erişebilmek için işte bu ikilem arasındaki kavram kargaşalarına gerek görmeden hangisini seçmek gerektiğine nsıl karar verilir?

Aklı kullanmak gerek. Akıl her şeyin üzerinde bahşedilen en değerli olan değilmidir? En basiti, bir giyecek alıyorsunuz ve giymeye kıyamıyorsunuz. Eskir, yıpranır endişesiyle kenarda saklıyorsunuz. Bir gün karar verip haydi artık zamanıdır şu bir zamanlar aldığım kazağımı giyeyim diyorsunuz ki ne gördünüz? kısalmış. Çünkü siz kilo almışsınız. Yada bol geliyor, neredeyse üzerinizden kaçacak halde, çünkü kilo vermişsiniz. Hiç bir işinşze yaramıyor. faydalanamıyorsunuz. 

İşte akıl bu örnekteki gibidir. Zamanında, kullanılmalı. Gerek görüldüğünde değil. gereğinin ne zaman olduğuna şartlar, koşullar ekseninde karar vermeniz aklınızı köreltmekten başka, size bahşedilen en değerli şeyi köreltmekten gayrı neye yarar ki?

Aklın gereği ne zaman? Akııl insan hayatında her zman.

Erik yemek için çıktığınız ağacın sahibi sizi kayısılarımı neden yiyorsun diye kovaladığında ne tepki verirsiniz? Verebilecek bir tepki mi vardır bunun karşısında. Bu benzetmeyi Cemil meriç'in yazılarından araştırırsanız ne vurgulamak istediğimi daha net anlayabilirsiniz.

Çıktığınız ağaç gerçekten erik ağacımı, siz doğru ağaca mı çıkmışsınız, önce üzerinde olduğu ağacı gözden geçirirsiniz. Bu kaçınılmaz ilk tepki olur. Uzatmadan Cemil Meriç'in bu çalışmasını incelemenizi öneriyorum.

Kabramlardan, ezberlerden ve ezber algılarından söz etmek isterim ama zaman ve köşe çok kısıtlı. hatta okuyucunun zamanı ve tahammülü de sınırlı.

Bir diğer bariz algımızdan söz ederek tamamlayalım.

her zaman söylediğimiz, ortaya attığımız belirgin yanlış kanımız vardır.

Biz savaşı cephede kazanır ama masada kaybederiz.  Yerleşik bir kanıdır. 

O zaman soru; Savaşı cephede kazanmayı sağlayan faktör nedir? Ordu, tümen, kolordu, alay tabur, bölük ve mangalar kendi başlarına mı hücum ettiler? Hiç bir strateji, emirler sinsilesi ve güdüm planlama olmadan mı kazanıldı savaş? Aklın olmadığı, aklın içinde yer alan bilgiden yoksun şuursuzca kazanılan savaşlar masa başında anlaşma veya antlaşmalarla aptalca, zekadan stratejiden yoksun insanlarca mı hiçe sayıldı? 

Akıl her yerde vardır. her şeyin sebebidir. Kazanımların da, kayıpların da altında aklın ne kadar kullanlıldığı ve akla duyulan saygı yatar.

Bazıları varlığı bazıları da yokluğa dayanamazlar ya, işte öyle bir şey.

İşkence altındaki bi sigara tiryakisini günlerce eziyetle konuşturamaya muhaffak olamazsınız. Ama ona bir nefes sigara teklif etseniz bülbül kesilebilirken diğer tarafta bir başka sına aynı şartlarda bir paket sigara verip sonra pakedi geri alacağınıız tehdidini savurarak yine bülbül kesilmesini sağlayabilirsiniz.

İşte akıl tamda böyle bir şey.

Varlığın bilerek yokluğundaki güçlükleri hesaplayarak gereğinde değil her zaman kullanılması için biz insanlara sunulan en değerlisidir.

İrasyoneliz. Biz Türkler evet irasyoneliz. 

Rasyonel değiliz, olamayız. O zamn zaten biz biz ddeğilizdir ki ne işe yararız...

...irasyoneliz çünkü biz, aşık çocuklarıyız. İddiayı, amacı, gayeyi, uğrunda yok olmayı iyi biliriz.

inançtır bizim önceliğimiz. Allah'a, vatana, namusa, bayrağa aşka, sevgiliye  bağımız tutkumuzdur bizi biz yapan. O nedenledir ki meydanlarda kazandıklarımızı masa başıında kaptırdığımız ezikliğini kullanmaktan vaz geçelim. İrasyoneliz dedim ya, aslında savaşı kazanan realitedir. Ama biz bunun farkında değiliz. Akıl bizde en bol bahşedilmiş en değerli olanken gelin bunu elimizin tersiyle itmekten vaz geçelim.


DİĞER YAZILAR
İlk Yorumlayan Sen Ol......
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
Trakya Otoyolu 2020'de hizmete girecek
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI
BAŞKAN İNAN TÖRENLE GÖREVE BAŞLADI